Le congé maternité devrait durer un an, rémunéré. Les femmes ne devraient pas avoir à choisir entre se rétablir, créer un lien avec leur bébé et gagner leur vie.
Artık bir bebek gördüğümde sadece bebeği değil annesini de görüyorum. Bir bebeğin gülüşünün arkasındaki uykusuz geceleri, ertelenmiş ihtiyaçları, içe atılmış duyguları da görüyorum. Acaba kendinden neleri feda etti? Bu gece kaç kere uyandı? Acaba yemek yiyebildi mi? Destek alabiliyor mu? Bir zamanlar basit gelen şeyler derinleşiyor, fark etmeden geçtiğimiz detaylar anlam kazanıyor. Bakış açısı bilgiyle değil, deneyimle olgunlaşıyor. Artık sadece bakmıyoruz, gerçekten görüyoruz..
24 haftaya çıkarılması demek kadının doğumdan bir ay önce yani 8 aylıkken izne ayrılabilmesi, son zamanlarını stressiz doğuma hazırlanarak geçirmesi ve doğum sonrası 16 hafta yani 4 ay bebeğine bakabilmesi bu ülkede çok görülmemeli.
Bu sadece kadına verilmiş bir hak değil++
Ciddi anlama kıtlığı olanlar şöyle anlasın o zaman;
16 haftanın iki haftasını doğumdan önce kullanıyorlardı yani 8,5 aylık hamile ve karnı burnunda izne ayrılıyordu. Kalan 14 hafta yani 3,5 ay bebeği görebilmek için.
Çoğunun sancısı iş yerinde başlıyordu. ++
Geçen gün biri demiş ki; ‘kadınların neden gergin ve kaygılı olduklarını gergin ve öfkeli bi kadına dönüşünce anladım…’ Birçok kadının öfkesinin sebebi duygusal olarak beslenmemeleri, her şeyin sorumluluğunu almak zorunda kalmaları yani güçlü kadın rolünde olmalarıdır.
çocuğunu öyle bir seveceksin ki hayat boyu kimsenin gözlerinde sevgi aramayacak, kimseden sevgi dilenmeyecek.
sevildiğini zannederek saçma sapan tercihler yapmayacak.
Seni hem bir an önce büyütmek istiyorum ilk adımlarını, okulunun ilk gününü, ilk aşkını, anneler gününde hazırladığın ilk hediyeyi bir an önce görmek istiyorum hem de hep bu anda dondurmak istiyorum; dışarıda kar yağarken ve sen çizgili uyku tulumunla kucağımda sıcacık uyurken🥹