zor ya da alışık olmadığı bi durumla karşı karşıya kalınca şımarıklığından ödün vermeyen, adapte olamayan, iğrenç inadıyla dediğini yaptırmaya zorlayan insanlardan tiksiniyorum
🔵 #ARŞİV | Warren Buffett:
▪️ "Hayatta istediğim her şeye sahibim. Bir yerine on evim olabilirdi. Daha mutlu olur muydum? Asla."
▪️ "İki yerine on arabam olabilirdi. Daha mutlu olmazdım. Bu beni çıldırtırdı."
▪️ "400 metrelik bir yatım olabilirdi. Ama o zaman onlarca kişilik mürettebatı yönetmek zorunda kalırdım."
▪️ "Bazıları benden çalardı. Bazıları birbiriyle kavga ederdi."
▪️ "Kim bilir daha neler olurdu? Gemi kaptanı olmak isteseydim başka bir mesleğe girerdim."
▪️ "İnsanlar zenginliğin daha fazla şeye sahip olmak olduğunu düşünüyor."
▪️ "Oysa gerçek zenginlik; istemediğin şeyleri satın almak zorunda olmamak, istemediğin insanlarla çalışmak zorunda olmamak ve zamanını istediğin gibi kullanabilmektir."
▪️ "Finansal özgürlüğün özü budur."
Türk milleti, Doğu’nun köylerini Evliya Çelebi misali dolaşıp çocuklara bot ve mont ulaştırmaya çalışırken, “ağalar” saray gibi evlerde yaşıyor. Artık uğraşmayın.
Gidin, Karadeniz’in yoksul evlatlarına; Ege’nin ve Akdeniz’in Yörük çocuklarına yardım edin.
türkiye'nin önümüzdeki 20 senesinde en büyük meselesi bu. artık hiçbir uluslararası endekse ve fiziksel bakımdan "genç" sayılmayan +25 yaş kişilerin hayatının basit bir memurluk hayaliyle kpss kurslarında heba olan hayatları. üretim yok, katma değer yok, ne fiziksel ne zihinsel enerji yok. üstüne üstlük eskisi gibi o maaşla ödenebilecek bir ev-taşıt kredisi imkanı da yok. 95-2001 neslinin büyük kısmı bu yolda kaybedildi. tam akıllı telefon-internet çağına tam adaptasyon, geçiş sürecine denk gelen bu nesilin küçük bir kısmı internet üzerinden satıştır, çin pazarından ithal bir şeyler getirtmektir vb alanlarda bir şeyler ucundan yapabildiler. hasbelkader mühendislik okuyanları da savunma sanayisinin bir yerlere gelmesiyle yine paçayı kurtarabildiler. ancak 2001 sonrası nesil ellerinde sadece kpss imkanıyla korkunç bir şekilde büyük bir çığ halinde geliyor. türkiye'de ki ara eleman-teknik eleman sıkıntısına değinmiyorum bile. o 90 başı neslinden itibaren başlıyor zaten.
Memuriyetin insanlara bu kadar ballandırılarak anlatılmasının tek bir sebebi var:
Artık ülkede kimsede birden fazla kurşun kalmamış olması. Yani eğer o kurşunu ticarette denemeye kalkıp da atış yaparsan ve hedefi vuramazsan; hayat senin ananı siker, daha da ayağa zor kalkarsın.
O yüzden memuriyet hayatta kalmak için son derece konforlu bir seçim.
Ekonomik şartlar işte ne yaparsın…
PKK açılımında çok dik durdunuz!
Kürtlere devlet vaadederken de…
Şeyh Said’e iadeyi itibar verilmesinin istenmesi büyük bir dik duruş örneği mesela.
Yolsuzluk yapan belediye başkanlarını yazdığımızda bize saldırmak, onlar AKP’ye geçince onlara saldırmak da dik duruştu.
Bir gün KK’ya ‘kahraman lider’ deyip iki gün sonra zıplayarak ‘en büyük lider’ Özel’dir derken de çok diktiniz.
‘AKP ile mücadele edeceğiz’ deyip yumuşama istemek, Anayasa’yı birlikte değiştirmeyi vaad etmek de öyle…
Mavi Vatan’ı unutup Azerbaycan’a bile laf etmek de örnek midir acaba?
Tarih dik duranları yazacak doğru.
Sizi yazdı.
Ama nerede dik olduğunuzu siz daha iyi biliyorsunuz.
İyi dik duruşlar!
Sokağa çağırdıkları gençler içeriye alındığında yalnız bıraktılar. İçlerinden tayini yapılmadığı için bunalıma girip intihar eden oldu.
Parayı görünce boykot ettikleri kahveyi alıp dağıttılar.
KK’nın kim olduğunu anlattığımızda bizi akpli olmakla suçlayıp, arkasından ağlayanlar, bugün bizimkilerden ağır sözlerle KK’ya saldırıyorlar.
Yağmurda yürümeyi bile bir yiğitlik gösterisine dönüştürmelerinin sebebi, hayatlarında ‘adam’ olmaya dair tek bir eylemlerinin olmaması.
Her gün Kürt dedi ama bir tek gün Türk ne diyor demedi, lakin başları sıkışınca aniden Türk’e sığınmakta da bir döneklik görmedi.
Tıpkı KK gibi yasaya açıkça karşı çıkarak Erdoğan karşımıza çıksın, aday olsun dedi.
Bu gaydırı guppak oynaklığa güven duymak için bir tek gerekçesi olan yazsın.
Ana akım medya ve diyetetik endüstrisi tarafından beyni geliştiren, kalbi koruyan ve iltihabı önleyen mucizevi bi "süper besin" olarak pazarlanan Omega-3 takviyeleri, insan metabolizmasına, bağışıklık sistemine ve hormonal dengesine en büyük zararı veren, doğadaki en toksik ve ++