Türkiye’de Cumhuriyet, bütün günahı ve sevabıyla, bu coğrafyada kaderci ve özcü yorumların karşısına kolektif iradenin neler başarabileceğini koyan en önemli örnektir.
Şunu unutmamak gerekir: Türk İnkılabı, hem bölgemiz hem de başka mazlum halklar açısından gerçek bir kopuştur. Aşiretçilik, kabilecilik ve ümmetçilik gibi geleneksel yapılara karşı ulus-devlet tercihi ileri bir adımdı. Aydınlanma düşüncesi, hukuk devrimleri, laiklik ve yurttaşlığın kurumsallaşması ise bölge tarihinde neredeyse eşi olmayan bir dönüşüm yarattı.
Cumhuriyet devrimi, “Doğu toplumları kendi başına modernleşemez” yargısını geçersiz kılan bir gerçeklik sunduğu için Batı’daki hâkim ve yerleşik anlatı kalıplarına sığmıyor. Bu yüzden ya küçümseniyor ya da görmezden geliniyor.
Başaramadıklarımızı (ki bunda dışsal etkenlerin payı büyüktür) sürekli öne çıkarıp bizi daha kötüsüne razı etmeye çalışan bir yaklaşıma karşı uyanık olmalıyız.
“Sevr paranoyası” diye küçümsenen duyarlılık, tarihe ve güncel siyasete daha yakından bakıldığında hiç de temelsiz değil...
Bu inşaatların durması için dava açıp planlarını iptal ettiren dönemin Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman üç buçuk yıldır, 2022’de bu projenin iksa ve yapı ruhsatını iptal eden dönemin İBB Daire Başkanı Gürkan Akgün 6 aydır Silivri’de cezaevindeler.
@TwiterSonDakika Yıllar önce whatsapp hesabı açıldı ancak kvkk nedeniyle hemen iptal edildi. İzinsiz çekilen görüntüler hukuken delil olarak kabul edilmiyor. Hatta araç kamerası kaydını bile delil olarak göstermiyorsunuz. Önce yasada değişiklik yapılması gerekiyor.
@AliYerlikaya Desteği de yine esnaf yerine asgari ücretli çalıştırılan 35 şubeli zincir markete vermişsiniz bakan bey. Küçük esnaf ancak enflasyon için suçlarken geliyor akıllara.
@yatirimweb Fahri trafik müfettişlerinin 3-5 yetkisi vardı, onları bile azaltıyorlar. Trafik polisi zaten yok ortada, arasan da gelmiyorlar. Bizdeki sistem malasef orman kanunu, gücü gücü yetene sistemi. Hiç sanmıyorum ceza kesileceğini.
Gazi Üniversitesi’nde öğretim üyesi idim. Rektör seçimi oldu. Mevcut rektör 1250 civarında oy aldı. Tıp profesörü olan diğer aday 250 oyda kaldı. Ahmet Necdet Sezer 250 oy alan adayı rektör atadı. Seçimde oy vermek dışında taraf olmama rağmen Sezer’in bu atamasını kabul etmedim ve “Sezer cumhurbaşkanı olduğu sürece üniversitede ders vermeyeceğimi söyleyerek istifa ettim.” Sezer’in cumhurbaşkanlığı sona erince üniversiteye geri döndüm. Bazı akademisyenler sordular “Sana ne, niye istifa ettin?” diye. Kendi demokratik hakkımızı bir savunmaz isek kimse savunmaz dedim.
TIP milletvekili Can Atalay’ın odağında olduğu konuya da böyle bakıyorum. Mesele Atalay’ın kişisel konusu değil. Mesele bütün Türk vatandaşlarının iktidarın keyfi tutuklamaları karşısında hak ve hukukunun güvence altında olmasıdır. Bu hadisede bir yerel mahkeme Anayasa’yı açıkça yok sayılıyor. Bir ceza hukuku hocası ile bir Anayasa hukuku Profesörü arasında şu konuşma geçmiş. (Hayali değil) Ceza hukukçusu-“Anayasa Mahkemesi kararlarının tanınmadığı ülkenin bir hukuk fakültesinde Anayasa Hukuku hocası olmak, Tanrının laneti değil de nedir değerli Hocam.?” Anayasa Profesörü hoca da ona şöyle cevap vermiş: “Anayasa Mahkemesi kararlarının Ağır Ceza Mahkemelerince tanınmadığı ülkenin bir hukuk fakültesinde Ceza Hukuku hocası olmak, Tanrının laneti değil de nedir değerli Hocam.?” Özetle hukukun ceheneminde yaşıyoruz. Yargı Sovyet ve Nazi diktatörlüklerinde nasıl iktidar baskısı altında ise ülkemizde fe öyle. Peki, bu durumu sadece tespit edip seyredecek miyiz? Barolar ne zaman Anayasa Mahkemesinin önünden Adalet Bakanlığının önüne yürüyüp cübbelerini bırakacaklar? Hukuk hocaları üniversitelerde Anayasa kararlarının Uygulanmadığı bir ülkede icra iflas dersine gerek yok diyerek derslere girmeyecekler. Bazen hukuku savunmak için cesur ve kararlı olmak gerekir. @zaferpartisi
Bu resimde gördüğünüz otel binası Sultanahmet’te.
Otel olmadan önce “Başbakanlık Osmanlı Arşivleri” binası idi. AkP'lilerin aklına birden bu binanın çok eskidiği restore edilmesi gerektiği fikri geldi.
Restorasyona alındı. “Başbakanlık Osmanlı Arşivi restorasyon çalışması” diye bir koca tabela da asıldı.
Gel zaman git zaman bir de bakıldı ki koca Osmanlı Arşiv binası, abrakadabra “Otel” oluvermiş.
Resimdeki otel işte o otel. Sura Hagia Sophia Hotel.
Arşiv bahçesinde bulunan limon, defne ve asma ağaçları da kesilmiş. İnşaat sırasında asırlık çınarlar da zarar görüp kurumaya başlamış..
Arşivler ne mi oldu? 100 milyon belge ve 370 bin defter bulunan henüz tasnif edilmiş ama okunmamış koca arşiv Kağıthane'de dere yatağında bir binaya doldurulmuş. Sonra sel basmış, yarısı mahvolmuş kalanı da nemden küflenmeye ve silinmeye yüz tutmuş.
Atalarının mezar taşını okuyamamaktan yakınan, Osmanlıca zorunlu olsun diye yaygara koparan zevat’ın yediği halta bakılırsa, dertlerinin ne olduğu çok açık.
Cumhuriyetle hesaplaşmak.
Kaynak: İ. Ertürk
🇹🇷 Alperen Şengün'ün Los Angeles Lakers karşısındaki unutulmaz performansı 🔥
🏀 33 sayı
🏀 15 ribaund
🏀 6 asist
🏀 4 blok
🏀 2/2 üç sayı isabeti
🏀 14/17 saha içi isabeti
NBA'deki en iyi maçı.