🚨🟡🔵 Nelson Semedo to Fenerbahçe, here we go! Portuguese fullback is now travelling to Istanbul.
Deal done as he will be surprise signing with Škriniar wanted by Fenerbahçe director Devin Özek.
Ne hikmetse, başlarına bela gelecek ve hapse girecek olanlar önce bizim caminin avlusuna işiyorlar. Ondan sonra belayı buluyorlar. Buna misal olarak Ali Kalkancı’yı, Çevik Bir’i, Tuncay Özkan’ı, Ebu Hanzala’yı, Ebu Haris’i, Alparslan Kuytul’u, Fatih Nurullah’ı, Adnan Oktar’ı, Merdan Yanardağ’ı, Hüsnü Mahalli’yi, Barış Pehlivan’ı, Murat Ağırel’i, Muhittin palazoğlu'nu, Ekrem İmamoğlu’nu, Ümit Özdağ'ı, İsmail Saymaz’ı sayabiliriz son halka olarak da Fatih Altaylı bu silsileye eklendi.
Tabii ki bir kısmı hapse girmedi ama mezara girdi. Ben bu olanları kendi iyiliğime değil, onların iftira ve kötülüklerine bağlıyorum.
Bir de hapse girmeyip memleketten kaçıp bir daha dönemeyen FETÖ’cüleri sayacak olursak, kıyamete kadar liste uzar.
Darısı diğer müfterilerin başına gelsin.
Fenerbahçenin sırtındaki kambursunuz siz. Utanmazlar.
Adam utanmadan sıkılmadan Fenerbahçe zaman kaybedecek diyor. Ulan 7 yıldır kaybedilen ne ?
Bu camiadan sizin gibiler nemalanayacak Tanrıkulu. Ali Koç siz isteseniz de istemeseniz de gidecek.
O tutuklandı,bu serbest kaldı..
Bizde devlet yönetimi yolu hapishaneden geçiyor maalesef.
İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı hayırlı olsun.
#herseycokguzelolacak
Başkasının baharını çalanın, bahçesi çiçek açmaz.
Başkasının hakkına girenin, mutluluk kapısını çalamaz.
Başkasının güneşini kesenin, üzerine güneş doğmaz.
Hala anlamadınız, kötü niyetle iyi murada varılmaz…
Aşık Veysel
Pkknın kurucu önderi demek.
Sn.Bahçeli öldü, hesabından tweet atarak ülkeye rota çiziyorlar sanırım.
Siyasetin nasıl kirli, nasıl yapay bir platform olduğunu bize hatırlattığı için teşekkür ederiz.
6 Mart 2025 tarihinden itibaren özellikle Suriye’nin Lazkiye ve Tartus kentlerinde patlak veren, müteakiben Hama, Humus ve Dera kentlerine de sıçrayan silahlı ve sipariş çatışmalar komşu coğrafyaların huzur ve istikrarı kadar ülkemizin de iç asayiş ve barış ortamını tehdit edici kıvam ve kırattadır.
Dışarıdan kumanda edildiğine dair en ufak kuşku duyulmayan etnik ve mezhep temelli cepheleşmeler kabus senaryolarına maalesef işlerlik ve ilerleyiş kazandırmıştır. Suriye’nin küllerinden yeniden doğuşuna direnen ve böylesi müessir doğruluşa engel çıkarmayı hedefleyen bölgesel ve küresel husumet mekanizması taşeronları eliyle kaos imalatına girişmiştir.
Her ne kadar Suriye’de nispeten sular durulmuş ve iç kanama kontrol altına alınmış olsa bile dip dalga halindeki kriz ortamının yatıştığını söylemek için vakit daha çok erkendir. Mezhep ihtilafını kaşıyan ve kurcalayan, bu yolla Suriye’yi ateşe verip bölge ülkelerini köşeye sıkıştırmayı amaçlayan ilkel ve iğrenç bir tertip gözle görülür şekilde mesafe kaydetmektedir. Baas kalıntılarının kukla işlevi gördüğü, yabancı istihbarat örgütlerinin faaliyet halinde bulunduğu, Siyonist barbarlığın devrede olduğu karanlık tablo tüm vahametiyle ortadadır.
Bu kapsamda Cumhuriyet Halk Partisi’nin Baas zihniyetinin tetikçisi gibi hareket edip Alevi kardeşlerimiz üzerinden istismar kampanyasına tevessül etmesi hastalıklı ve hasmane siyasetinin yeni bir türevidir. CHP’nin mezhep provokasyonu sadece Türkiye’ye değil, şu mübarek günlerde İslam toplumlarına, bölgesel denge ve dinamiklere yapılabilecek en vahim kötülüktür. CHP’nin Baas artığı ve uzantısı gibi pozisyon alması çok tehlikeli bir kırılma ve kopuştur.
Alevi kardeşlerimiz bizim canımız ve ciğerparemiz; milletimizin ve İslam aleminin ayrılmaz, ayrılamaz ve ayrı görülemez inanç ve insanlık değerleridir. Bizim nezdimizde Alevi ile Sünni arasına uçurum kazanlar, bunlar arasında ikilik çıkaranlar, yetmezmiş gibi birbirine uzak ve yabancı gibi takdim edenler din, diyanet, millet ve ümmet düşmanlarıdır. Ne Alevi kardeşlerimiz ne de Sünni kardeşlerimiz ölümcül oyunlara aldanmayacak, buna da asla kanmayacaktır. CHP’nin yolu yol değildir. CHP’li yönetici ve milletvekillerinin açıklamaları fitne ve fücura ön açmak, öncü olmak manasından başka yorumlanamayacaktır.
Siyasi mezhepçilik ve etnik ayrımcılık peşinde koşanlar hem insanlık suçu işlemekte hem de yasa ve anayasaya aykırı emel ve eylemlere ortak olmaktadır.
DEM Parti’nin de bu gelişmeler karşısında duruşunu ve tutumunu netleştirmesinde yarar vardır. CHP veya diğer partilerle temaslarında 27 Şubat İmralı çağrısını mı konuşacaklar, yoksa etnik ve mezhebi hassasiyetleri tahrip edici adım ve arayış halinde olan partilerin fason ve fosilleşmiş ezberlerini dinleyip ortak mı olacaklar? PKK’nın kurucu önderi tarafından hazırlanan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın gereğini mi ifa edecekler ya da Suriye bahanesiyle Türkiye’nin iç kargaşa ve karışıklığa düşmesini projelendiren çürümüş siyasi zihniyetlere aracılık mı yapacaklar? DEM Parti’nin bu çerçevede kararını billurlaştırması acil ve amik bir ihtiyaçtır.
Türkiye, kalıcı ve kategorik ölçüde terörü millet ve devlet hayatından çıkarmanın arifesindeyken etnik ve mezhebi tahrikleri siyasi araç ve argüman olarak kullanan fırsatçı, fırıldak ve fikirsiz siyasetçileri ne Allah affedecek ne de aziz Türk milleti hoş görecektir.
Milliyetçi Hareket Partisi, bir beladan kurtuluşun mücadelesi verilirken, diğer ve daha dehşet uyandıran nevzuhur sorunların yeşertilmesinden kaygılıdır ve herkesi, bilhassa siyasi partileri ahlaklı, duyarlı, milli ve sorumlu olmaya davet etmektedir.
Unutulmasın ki, ateşe dökülen benzin ilk dökeni yakacak; rüzgardan kim medet umuyorsa önce onun çatısı uçacaktır.
Bu amk hayatıyla alay etmezseniz o sizle alay eder.
Her ne olursa olsun en mutsuz gününüz en vakur gününüz olsun.
Haklı olduğunuzu düşündüğünüzde karşınızda kaç kişi olduğuna aldırış etmeyin.
https://t.co/jBdug6Wutx
İnternette problem var, kullanamıyoruz. Çağrı merkezinizi arıyoruz kayıt açıldı diyip telefonu kapatıyor sekreter. Sorunu öğrenemeyecek miyiz ? @TurkTelekom