Gündemlerinde sadece koltuk kavgası var, dün kahraman dediklerine bugün hain damgası vurmak var.
Aynı muameleyi “gel” deyince koşa koşa gelen eski cumhurbaşkanı adaylarına da yapmışlardı.
Kendisi “hain ve iş birlikçi” olma sırasını savdı, şimdi yerini bir başkasına bıraktı.
Yarın muhtemelen benzer ithamlara bugün alkışlananlar maruz kalacak.
Anlaşılan o ki ana muhalefeti esir alan bu sağlıksız ruh hali değişmedikçe herkes bir gün hedef tahtasına konulacak.
Yaşananlar elbette ana muhalefet partisinin iç meselesidir.
Biz Türk siyasetine yakıştıramadığımız bütün bu tartışmaları güvenli takip mesafesinden izlemekle yetiniyoruz.
Şahsımıza, hükûmetimize, partimize ve ittifakımıza yönelik çirkin ifadelere rağmen serinkanlı tavrımızı korumaya büyük özen gösteriyoruz.
Bilhassa elinden pamuk şekeri alınmış çocuk misali hırçınlaşan karikatür tiplerin nezaket sınırlarını aşan sataşmalarını muhatap almıyoruz.
İnşallah bu çizgimizi, bu duruşumuzu bundan sonra da bozmayacağız.
Bundan 13 sene evvel Gezici Vandalların yapılmasın diye ortalığı yakıp yıktığı İstanbul Havalimanımız, bugün dünyanın en prestijli havalimanları arasında gösteriliyor.
Gezicilerin “buraya uçak inmez” dediği Havalimanımız, dün 1.730 uçak trafiğiyle rekor kırdı.
Bayram tatili süresince Sabiha Gökçen Havalimanında 8 bin 170 uçak trafiği ile 1 milyon 402 bin yolcuya…
Antalya Havalimanında 8 bin 408 uçak trafiği ile 1 milyon 456 bin yolcuya…
Esenboğa Havalimanında 2 bin 557 uçak trafiği ile 382 bin yolcuya…
Adnan Menderes Havalimanında 2 bin 557 uçak trafiği ile 398 bin yolcuya hizmet verilmiştir.
Bugün hamdolsun diplomaside güçlü bir Türkiye vardır, savunma sanayisinde destan yazan bir Türkiye vardır.
Ekonomide, enerjide, ticarette söz ve etki sahibi bir Türkiye vardır.
Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye vardır.
Bunların gerisinde de milletimizin duası ve desteğinin yanı sıra tecrübeli, dirayetli, vizyoner kadroların Türkiye’de 23 yıldır iş başında olması vardır.
Bunun kıymetini sınırlarımızın hemen ötesinde her gün bir yenisi patlak veren krizlere baktığımızda hepimiz çok net anlayabiliyoruz.
İktidar ve ittifak olarak tarihî değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihî bir sorumluluk üstlendiğimizin gayet idrakindeyiz.
Dolayısıyla bizim öfkeye, kavgaya ayıracak vaktimiz yok.
Biz her sataşana cevap vermek gibi bir lükse de sahip değiliz.
Tek derdimiz vardır; o da Türkiye’dir, Türkiye Yüzyılı’nın inşasıdır.
Hâlen kabullenemeyenler olsa da hâlen içine sindiremeyen hazımsızlar bulunsa da…
Bu topraklar 1071’den bu yana bizim vatanımız, İstanbul ise 1453’ten bu yana Türk İstanbul olarak milletimizin göz bebeği, iftihar tablosudur.
Her kim bu şehrin, Yahya Kemal’in “Türk İstanbul” dediği kurucu kimliğiyle bir sorun yaşıyorsa arka planına baktığınızda, aslında fetihle ve Fatih’le hesaplaşma içinde olduğunu görürsünüz.
Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz.
Allah’ın izniyle bu zihniyetin temsilcilerine dün fırsat vermedik, bugün de yarın da fırsat vermeyeceğiz.
Fatih Sultan Mehmet Han’ın bize emaneti olan bu aziz şehre gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz.
Yanya’nın kayıp Arnavutları: Endürlük…
Kayseri Talas’a bağlı Endürlük köyü; 1924 yılında “Türk” addedilerek zorunlu göçe tabi tutulan Yanyalı ve Kesriyeli Toska Arnavutlarının yerleştirildiği eski bir Rum kasabasıdır.
#kayseri#arnavut
@itfo_ Tamamda kardeşim mevcut sistem bu adamın başını yakmış. Ortada dolandırıcılık varken adam icraya veriyor. 2 3 celse sonra istinaf bu mahkeme en hizli 3 yılda biter amcanın parası pul olurdu zaten.
Mahkeme savcılık hizli kararlar alsa amca hakkını alır durduk yerde belaya dusmzdi
@bekir_kaplan istanbul süleymaniye camii karşısında yanyana kurufasulyeciler var ve hepsinin sahibi tek bir kişi. Fiyatlar pahalı kalite hizmet düşük. Böylesi tarihi yere sahip çıkmak rekabetle birlikte kaliteyi artırmak görevimiz degil mi
@asayisberkemal0 Ulan sürekli ülkemden şikayet eden nankorlerden değilim ama edirneden cik herhangi bir balkan ülkesine gir araçların yayaya verdigi değeri gör. Yazıklar olsun amk boyle işin sokağa yaya olarak adım atamaz olduk
Tarihimizin iftihar vesilelerinden biri olan Kûtü’l Amâre Zaferimizin 110’uncu yıl dönümünde, Selman-ı Pak ve Kut çarpışmaları başta olmak üzere Birinci Cihan Harbi’nin tüm cephelerinde kahramanca mücadele eden askerlerimizi rahmetle yâd ediyorum.
Şanlı tarihimiz boyunca ila-yı kelimetullah uğrunda feda-i can eyleyen aziz şehitlerimizi tazimle anıyor; Rabb’im cümlesinin ruhunu şad, mekânını inşallah cennet eylesin, diyorum.