Deprem döneminde, yıkılan 11 ile bakıp "Bu enkazı bunlar kaldıramaz ve hükümet yıkılır, yerine bizimkiler geçer." hesabıyla devlete ve hükümete atmadıkları iftira kalmamıştı. Devlet, bırakın enkazı kaldıramamayı, yerine de on numara binalar dikip mağduriyetleri giderdi. Sıra, ihanet şebekesini enselemeye geldi.
Size Devleti Tanıtacağız. Öyle Bir Tanıtacağız Ki; Bir Daha Asla Unutamayacaksınız!
Oğuzhan Uğur Tutuklansın #deprem Baraj
🔴CHP zihniyetini en iyi anlatanlardan biri de Hakan Ural'dır:
🔹️"Yemiyor içmiyor; 24 saat sosyal medyadan devletine ve milletine nefret ve kin kusuyor!"
Adam ne konuşmuş be, Bam bam bam...
Aşkın Kapışmak:
''Dün Devlet yok, Ahbap var diyenler şimdi devlete hesap versin, Devlet varmış.''
''En güvenilir adam anketlerini de parayla yaptırıyorlar..''
Şu çocukların, mütevazı insanların yiyeceği bir lokma ekmeğe göz diktiniz. Vallahi siz arı kovanına çomak soktunuz.
Sizinle bizim meselemiz daha bitmedi.
Depremde "devlet yok" yaygarası koparanları utandıracak anı:
Gazeteci Ersin Çelik, Adıyaman'da depremzede sanıp sohbet ettiği pejmürde kıyafetli, yorgun kişinin aslında gece gündüz sahada çalışan Kayseri Valisi Gökmen Çiçek olduğunu anlattı.
6 Şubat Asrın Felaketi’nden 2 hafta sonra “Kızılay AHBAP’a çadır sattı” manipülasyon haberini yapıp Kızılay’ı karalayan sonra da Haluk Levent’e paraların gitmesi için övgüler dizen kişi Murat Ağırel’dir.
AHBAP’a giden ve Haluk Levent’in şahsi olarak kullandığı her 1 kuruşun baş sorumlularından biri de Kızılay’a gelmeyip depremzedelere gitmeyen her kuruşun sorumlusu da Murat Ağırel’dir.
Biraz da tebessüm..😊
Bekir Develi..
Ahbap zedelerin
Düştüğü durumu
Yaptığı benzetmeyle
O kadar güzel anlatmış ki..
Bir benzetme..
Ancak bu kadar yapılabirdi
Buyrun..
Çok keyifli...👇
Sunucu Bekir Develi, AHBAP'ın peşine takılıp dolandırılanlara bir hikaye ile yorum yaptı:
“1960 yılında Anadolu'nun bir şehrinde akıl hastahanesinden deliler kaçıyor .
Görevlilerin ihmali neticesinde .
Şehirde büyük bir panik oluyor.
412 akıl hastası şehrin sokaklarına dağılıyor.
Yetkililer panik oluyor, Başhekim'e koşup ' Ne yapacağz, nasıl toplayacağız?'
Başhekim, 'O iş bennde' diyor.
Personelini de yanına alıp şehrin merkezine gidiyor, lokomotif gibi sesler çıkarıyor.
Çuf çuf çuf diyerek bir tren oluşturuyor.
Fark ediliyor ki bütün deliler, arkasına takılıp vagon oluyorlar.
Gün sonunda tekrar akıl hastahanesine döndüklerinde kaçan 412 kişi haricinde gelen kişi sayısının 610 olduğunu fark ediyorlar.
Asrın felaketinin yaşandığı gece bu treni Türkiye'de, Haluk Levent oluşturdu.”