Manipüle edilmeyen insan karizması diye bir şey var. Gerçeğin farkında, kendi değerinden emin; dedikodu, kaos ve sahte kalabalık görüntülerinden etkilenmeyen; korkuyla yönlendirilmeyen, utançla yönetilemeyen insan gücü. Kitaplarda yazmaz ama sahibine çok büyük bir iktidar verir.
Emaneti ehline vermeli derler ya, yüreği de ehline vermeli. Zira Allah için sevmeyi bilen, emanete hıyanet etmenin Rahman’ı inciteceğini de bilir. Kalbi Allah ile olanın, vefası da bâki olur.
Dostoyevski, Suç ve Ceza kitabında:
“Herkesin, gidebileceği bir yeri olmalı” der ve ekler:
“Çünkü öyle bir an olur ki, insanın mutlaka bir yere gitmesi gerekir.”
geçmişin yükünü ve geleceğin bilinmezini bir kenara bırakıp, Allah’tan gelen her şeyin en hayırlısı olduğunu bilerek kaderin her ihtimaline sessizce razı olmak. işte o derin, içten gelen huzuru taşımanın verdiği hissiyat;
bu dünyadaki en güzel his aşktır. sevgiliye olan aşk arkadaşa olan aşk hayata olan aşk doğaya olan aşk işe olan aşk inanca olan aşk. aşk olmayınca tat yok
Bir hikâyen var mı derseniz; benim tüm hikâyem güzel anlamlar aramak üzerine. Yaradan’ı, kâinatı, yaradılışı, insanı, duyguyu, bitkiyi, hayvanı, suyu, güneşi, havayı... Yaşadığım her anda güzel bir anlam aramak, şükredecek bir sebep bulmak hikâyemi güzelleştiriyor.
Kemal Sayar der ki; “Kimi insanlar vardır, size sadece var olmanızla bile sıra dışı bir şey yapıyor olduğunuz hissini verirler. Adeta içinizdeki güzelliği çekip çıkarır ve yüzünüze tutarlar. Onlar bu çağın soyluları, çiçek dirilticileridir. Olur da elinizi tutarlarsa bırakmayın.”
“Hayatın amacının “mutlu olmak” olduğuna inanamıyorum. Bence hayatın amacı yararlı olmak, sorumlu olmak, onurlu olmak, şefkatli olmaktır. Her şeyden önce, yaşadığına değmesidir: Hesaba katılmak, bir şeyleri savunmak, yaşamış olmakla bir fark yaratmış olmaktır.”
― Leo Rosten
Kemal Sayar der ki; “Kimi insanlar vardır, size sadece var olmanızla bile sıra dışı bir şey yapıyor olduğunuz hissini verirler. Adeta içinizdeki güzelliği çekip çıkarır ve yüzünüze tutarlar. Onlar bu çağın soyluları, çiçek dirilticileridir. Olur da elinizi tutarlarsa bırakmayın.”
Neydi o müthiş cümle “henüz sınanmamış olmanın kibri” zaman zaman hatırlatmak lazım bu sözü.
Hiçbir konuda bu kadar sivri olmayın, her insanın sınavı farklıdır ve kibirle baktığınız her olay sizin sınavınız olur.
Yargılamak yerine anlamayı hatırlatalım birbirimize, bizim ülkenin buna çok ihtiyacı var.