أردا غـولر: سائـقي كان معـي منذ سنـوات. كل صباح، مهما كان مـتعبًا، كان يحييني دائمًا بنفـس الابتسامة الدافئة."
"في أحـد الظهيرات، أثناء العـودة من تدريبـات ريال مدريـد، كان صامـتًا بشكل غير مـعتاد. فسألته: 'هل كل شـيء بخير؟' ابتـسم ابتسامة خفـيفة وقال: 'ابنتـي تم قـبولها في كلـية الطب… لكـن لا أعرف كيف سأتـمكن من دفع تكـاليف الدراسة.'
في صـباح اليوم التـالي، اتصلت بمـنزله. أجابت زوجته، وكان صوتها يرتجف: 'أردا… لقد تم دفع رسوم دراسة ابنتنا بالكامل.'
عندما جاء للعمل في ذلك اليوم، نظر إليّ ودموعه في عينيه. لم تكن هناك حاجة للكلمات. فقط ابتسمت وقلت: 'قد السيارة بأمان يا صديقي. العالم يحتاج إلى أطباء أكثر مثل ابنتك.
@erda_cd İlkay Gündoğan diye diye yakıyordular ortalığı… Dönemi geçti artık. Bence yeni çocuk dinamizm katacaktır. CL’de savunma arkasına çok top yiyoruz, bek olmasına rağmen emniyet freninini son adam olarak çok çekmişliği vardır. Boey tartışılmaz:-)
🚨🟡🔴 Sacha Boey to Galatasaray, here we go! Agreement done on initial loan with buy option clause from Bayern.
Buy option clause not mandatory, Galatasaray cover Boey’s salary until June.
Medical today, as @Santi_J_FM ✈️🇹🇷
Şuna nasıl müsade edilir!? Hangi çıkar uğuruna görmezden gelinir? Dünyayı verseler karşılığında ne olur mesela? Hangi kazanım bu görüntüyü telafi edebilir? Yazıklar olsun! Unutanın kanı kurusun!
Pastane sahibine küçük yalanlar söylüyorum. 38 yaşındayım. Balıkesir’de yaşıyorum. Sabah hep aynı saatte işe giderim. Kasayı eksik bırakmam, fişi atlamam, gramla oynadığım görülmemiştir. Ama yıllardır, çarşıya yakın bir fırının tezgâhında, kimsenin bilmediği bir düzen kurdum. Yakalasalar belki işten çıkarırlar
Umurumda mı
Değil
Çünkü bu hayatta insanı en çok açlık değil, utandırılarak yaşamak yoruyor
İşim basit
Simit dizerim
Poğaça dizerim
Peynirli açmaları dizerim
Kekleri keserim
Akşamüstü olunca “bayatlar” ayrılır
Ama bayat dediğim her şey gerçekten bayat değildir
Bazen “ücretsiz” derim
Bazen “beşte biri fiyat” yazarım
Bazen de sadece gözümle anlatırım
“Alabilirsin”
Görünmez olmak iyidir
Fırında çalışan kadınlar Balıkesir’de kimsenin dikkatini çekmez
Ama biz herkesi görürüz
Görürüm
Sabah pazardan dönerken filesi ve cebi hafif anneleri
Emekli maaşıyla hem çay içip hem simit düşünen amcaları
Asgari ücret ile çalışan yorgun babaları
Geliri olmayan ev hanımlarını
Yok gerek yok deyip vitrinden hızlıca uzaklaşan gençleri
Ve hep, o kızı hatırlarım
Kıştı
Balıkesir ayazı Ankara gibi sert değildir derler ama insanın içini sessiz sessiz üşütür
Kapıdan içeri girdi
Üzerinde ince bir mont vardı
Ayakkabılarının ucu ıslaktı
Eller cebindeydi ama cebinde bir şey yoktu belli
Yirmi yaşında bile değildi
Tezgâha yaklaştı
Kakaolu keklere baktı
Bir tanesinin üstü hafif çatlamıştı
Fiyatı gördü
Başını eğdi
Sağ olun dedi, dönmek üzereyken
Dayanamadım
Bu bayat, dedim
1 lira
Bir an durdu
Korktu önce
Gerçekten mi
Gerçek, dedim
Bugün çok çıktı
Keki aldı
Tezgâhın önünde yemedi
Poşete koydu
Sanki bir şeyi saklar gibi
Çıkarken arkasından seslendim, istersen iki tane al
Gözleri doldu
Ama ağlamadı
Çünkü yardım almıyordu
Bayat ürün alıyordu
İşte mesele buydu
O günden sonra başladı bu düzen
Emekli bir amcaya simitleri “dünkü” diye verdim
Çocuklu bir anneye pastayı “şekli bozuk” diyerek yarı fiyatına kestim
Okuldan çıkan bir gence, kapanıştayız, almazsan çöpe gider dedim
Bazen gerçekten çöpe gittiğini sandılar
Bazen anladılar ama Balıkesir insanı gibiydi;
fazla konuşmadılar
Kasayı bazen cebimden tamamladım
Bir gün, birinin beni izlediğini fark ettim
Saçları toplu, temiz giyimli bir kadındı
Bir anneye pastayı üçte bir fiyatına verdiğimi gördü
Eyvah, dedim içimden
Şimdi şikâyet edecek
Yanıma geldi .Göz kırptı. Sessizce kasanın yanına 500 lira bıraktı, bir sonraki bayatlar için dedi
Gitti
O günden sonra kimse konuşmadı. Ama herkes anladı
10 liralık simide 100 lira uzatan oldu
Para üstü kalsın, sizin ekmek bereketli, diyen oldu. Fırın kendi içinde başka bir düzen kurdu. Adı konmayan bir düzen: Onur ekonomisi
Geçen ay kapı açıldı. İçeri üniformalı genç bir kadın girdi. Sağlıkçıydı. Tezgâha yaklaştı.
Siz…dedi
Bana yıllar önce kek veren abla mısınız
Yutkundum
Bir sürü kek verdim, dedim
Muzipce gülümsedi
Hiç de bayat değildi, taptazeydi. Mis gibiydi
Ben onu yurda götürmüştüm, üç kişi paylaşmıştık. O gün ilk kez kimseye muhtaç hissetmemiştik
Cebinden küçük bir zarf çıkardı. Bugün ben çalışıyorum, dedi. Bir sonraki öğrenci için zarfı bıraktı, çıktı
Ben 38 yaşındayım
Belim ağrıyor
Sabahları erken kalkıyorum
Ama şunu çok iyi biliyorum
Bu ülkede insanı yoksulluk değil, yoksulun utandırılması çürütür
O yüzden yalan söylemeye devam edeceğim
Bayat
Şekli bozuk
Ücretsiz
Çünkü önemli olan kekin fiyatı değil
Onu alırken eğilen baştır
Bence patron, çaktırmadi ama o da anladı. Ne yapiyorsan devam et kızım bugünlerde bereket var, herhalde derdi. Nasıl olduğunu hiç bir zaman bilemedi. Veren elin daima bereketi artar…
İstanbul’da Papa ayin yapıyor; doğu’da Barzani konuşuyor, Amerikalı büyükelçi ruhban okullarını açacağız diyor, Yunan Ayasofya’da sirtaki oynuyor, İmralı’daki teröriste heyetler gidiyor.
Türkler 100 yıl sonra yeniden milli mücadele’nin yalnızlığını yaşıyor. “Sımsıkı kenetlenin.”
🔻Alparslan Türkeş’in oğlu Kutalmış Türkeş’ten, İmralı’ya Apo ile görüşmeye gitmek isteyen Devlet Bahçeli’ye:
“Meydanlarda ip atıp bebek katiline idam isteyen birinin, onbinlerce insanımızın katilinin ayağına gideceğim demesi ve ayakta alkışlanması, sizin hiçbir zaman Ülkücü ve şahsiyetli olmadığınızın ispatıdır.
Bence de git, çünkü herkes ait olduğu yere gitmelidir!”
Ak Parti İl Başkanı Şerafettin Yıldırım’ın oğluna bakın. Biz bu ülkede topluma nasıl faydalı oluruz diye gece gündüz uğraşıp, bir şeyleri düzeltmeye, insanları bilinçlendirip uyuşturucudan ve şiddetten uzak tutmaya çalışıyoruz. Ama ülkede söz sahibi olan insanların çocukları, ellerinde uyuşturucu maddelerle geziyor. Pudra şekeri içmekten ağızları burunları salya sümükten geçilmiyor. Topluma örnek olup gençlere faydalı olmaları gerekirken, tam tersine uyuşturucuya özendiriyorlar. Bu kişiler acilen toplumdan izole edilmelidir. Ayrıca bu insanlar, devletin kurumlarını ve babalarının adını kullanarak sadece içici değil, aynı zamanda ticaretini de yapıyordur. Devlet kurumlarının bu konuda tavizsiz bir mücadele yürütmesi şarttır.