İTÜ’lü Yörük mühendis. retweet ettiklerim kendi görüşümü yansıtmaz. Burayı öğrenme amaçlı kullanıyorum. görüşlerimi paylaşmam. Bu yüzden beni takip etmeyin.
#başıboşköpeksorunu Zamanında Çok gülmüştük. Kim bilebilirdi ki hacı amcanın ne kadar haklı olduğunu 80 milyon hacı amcayı hayırla yad ediyoruz. başıboş köpek sorununu en iyi anlatan efsane diyaloğu hatırlayalım. https://t.co/hSidhEwbrp
Fizeram um compilado de 4 minutos mostrando os lances em que a Argentina foi favorecida contra o Egito.
Simplesmente um escândalo mundial. Quanta sujeira envolvida. 🤢
🔵 Çeçen bir vatandaş, Çeçenistan'ın geçmişi ve mevcut yönetimi hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu:
▪️"Özgürlük davası diye bir şey yoktu aslında. Amerika'nın propagandasıydı."
▪️"Rusya büyük bir memleket. Tatar, Ermeni, Azeri, Tüm Kafkas ve Türk halkları var. Bunlar parçalansın diye karıştırdılar."
▪️"Benim babam Çeçen savaşında Rusya ile savaşırken şehit oldu."
▪️"Bizim şu anki Cumhurbaşkanmız Kadirov bu toplumu kalkındırdı. Gençlerimiz üniversitede okuyor, para kazanıyor. Eskiden bu yoktu."
▪️"Türkiye toplumu şuan sadece Şamil Basayev'i Aslan Maahadov'u biliyor."
🎥(fuat.diri)
Adamlar plajı halka açmışlar. Plajın hemen yanındaki otellere şezlong attırmamışlar. Plaj Bedava.
Bu da yetmezmiş gibi köpeklerin plaja girmesini yasaklamışlar.
Bu İngilizlerde hiç ticari akıl, zerre kadar hayvanseverlik yok.
Bizde bunu yapmaya kalksan, önce vatandaşın hakkını ve sağlığını korumakla yükümlü olan belediyeler ayaklanır. Biz kanun felan tanımayız diye meydan okurlar.
Arkadaşlar bana “köpeğin dı$kısını toplamayana uygulanacak idari para cezasının” dayanağı soruluyor. Bazı belediyeler bu cezayı uygulamaktan imtina ediyorlarmış.
📌Cezanın dayanağı mevzuat; 5199 sayılı Kanunun 6. maddesi, Hayvanların Korunmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesi ve idari para cezaları tebliğinde yer almaktadır. Lütfen bu bilgiyi herkese ulaştırın.
Bu cezanın uygulaması sadece belediyelerin sorumluluğunda olmayıp idarenin genel düzenleyici kural koyma yetkisi çerçevesinde valilikler, kaymakamlıklar, doğa koruma milli parklar ve tarım il müdürlükleri, çevre koruma müdürlükleri ve polis ve zabıta tarafından kesilebilir.
Kamuya açık alanda bırakılan hayvan pisliğinin sebep olduğu halk sağlığı tehlikesini açıklama görevini ise @saglikbakanligi@halksagligigm ve @csbgovtr ‘na bırakıyorum.
Bu bilinci bu ülkeye getirmek zorundayız.
@TCTarim@TC_icisleri
@imparator_1881@ajansmuhbir1923 Tespitlerin doğru, altına akpartili olarak imza atarım ama bu ülkede herkes karşı taraf hakkında muhteşem tespitler yapabiliyor. kendi cenahı olunca gözleri kör kulakları sağır vicdanları ölmüş beyni sulanmış oluyor. kendi cenahın hakkında yaptığın tespitler ne? Asıl maharet o?
Sokaklarımızı paylaştığımız can dostlarımızın sağlığı, huzuru ve güvenliği için çalışıyor; hayatı onlarla güzelleştirmeye devam ediyoruz.
Çünkü Seferihisar’da yaşam, tüm canlılarla birlikte güzel. 🐾
@VivaRevolt@tricx1110 Lan amcuk % 10 nüfusla 10 sene toprakların % 50 sini doğalgaz ve petrolün % 90’ını ABD kucağında kontrol ederken de adalet aklına gelmişmiş di
Sırf ileri düzey hayvanseverlerin gereksiz linçlerine maruz kalmamak için çok konuşmak istemedim ama arkadaşlar, beni ısıran köpek buydu. Bu kadar büyük bir köpeğin mahallede başıboş dolaşabiliyor olması başlı başına bir sorun.
Olaydan sonra köpeğin alınması için belediyeye haber verdiğimde mahallede bir komşuyla tartıştık. Yanımda 6 yaşındaki kardeşim olmasına ve çok daha kötü bir olay yaşanabilecek olmasına rağmen beni hayvan düşmanı ilan etti. En son bağıra bağıra, “Umarım bu mahalleden gidersiniz.” diyordu 🥲🤦🏻♀️
İşin ilginç tarafı ise hanımefendi yıllardır köpeği kapısının önünde besliyormuş ama köpeğin aşıları bile yokmuş.
Umarım bu sorun bir an önce çözülür. Çünkü bugün bana oldu, yarın bir çocuğa ya da başka birine de olabilir. Kimse kendini güvende değil 🤦🏻♀️
@Aysenurkahrmn@BulutGulcuN Öncelikle geçmiş olsun. Ama cidden anlayamadım bir kaç arkadaşını daha bulsa ve kalabalık bir sürüye ulaşsa sizi canlı canlı beraberce yiyecek bir katil sürüsünü savunan ve sizi öldürmeye çalışan bu katilleri besleyen bir azmettiriciye karşı nasıl bu kadar sakin kalabildiniz?
@sunwory@mavi4113@Aysenurkahrmn Lütfen köpekseverlere hayvan düşmanı demeyin. Sonuçta köpeğin doğasında var kedi öldürmek. Ve biz her canın doğasını özgürce yaşamasını savunuyoruz. Kediler fare kuş sincap yediğinde nasıl bir tepki göstermiyorsanız köpekler de kedi ve insan yediğinde tepki göstermeyin
It took a little longer than expected, but we have created a website for people to view the footage collected from Gaza in one place. You no longer have to download the entire archives to see them.
It includes:
64,537 videos
17,905 photos
Ability to download individual videos
Searchable index
Exhaustive sources list (300+ journalists)
Geolocation data
Livemap with minute to minute updates
Victim list
It can be accessed here: https://t.co/s0Se94PXWF
Please share & quote tweet to help this post break out of the twitter algorithm prison.
We will keep adding the rest of the archives to the site, be patient- it is difficult work. Continue to seed the torrents provided, as that is the best way to ensure the footage remains stored in decentalized way.
God bless all those who sacrificed their lives to get this footage out, and everyone invovled in collecting/archiving it.
Join our telegram:
https://t.co/bvcis3b9GT
Follow our backup accounts:
@ZionismExposedx & @IsraelExposedAr
22 Haziran 2026’da oğlum Alper Yusuf Polat aşırı hızlı araç kullanan Kızılcahamam Meclis Üyesi Fatih Oral tarafından öldürüldü.
Allah için gündem yapalım lütfen yardım edin #AlperYusufPolataAdalet
@mulusoy71@medyamuhtari Sincap kuş geyik ceylan kedi. Bunlar yırtıcı hayvan sadece insan mı yiyorlar zannediyorsunuz. Bilinçsizce milyonlarca ürettiğiniz bu canavarlar doğ aş l dengeyi öldürüyor
Rakamı veriyorum, lütfen dikkatle okuyun:
Geçtiğimiz yıl sadece İstanbul'da kuduz şüphesiyle hastanelere başvuranların sayısı tam 124 bin.
Türkiye genelinde ise bu rakam yarım milyona dayanmış durumda.
Yanlış okumadınız. Yarım milyon!
Burası Ganj Nehri kıyısındaki bir Hindistan kasabası değil. Burası Türkiye.
Fakat biz hâlâ sokaklarımızdaki sayıları 10 milyonu bulan başıboş köpeği, içi fena halde boşaltılmış, vıcık vıcık bir romantizmle tartışmaya çalışıyoruz.
KUZU PATLICAN MI?
Sürekli, ama sürekli bir "merhamet, çocuk, can, pati" edebiyatıdır gidiyor.
Sokaktaki köpeğe adeta kutsiyet atfedenlerin o devasa vicdanı; nedense o köpekler doysun diye her gün kesilip preslenen ve mamaya dönüştürülen kuzulara, tavuklara gelince anında sus pus oluyor.
Sormadan edemiyor insan:
Köpek "can" da, kuzu patlıcan mı?
Bir yırtıcıyı şehir ortasında yapay olarak ayakta tutabilmek için tonlarca çiftlik hayvanını katlediyorsun. Bunun neresi hayvanseverlik? Neresi ekolojik denge?
Geçiniz bu işleri.
Bu ikiyüzlülüğün dinde, ahlakta veya vicdanda zerre kadar karşılığı yok.
Mesele merhamet falan değil. Mesele devasa bir rant. Mesele "mama lobisi".
İşin daha da mide bulandırıcı tarafı, bu rant çarkının bizzat yerel yönetimler eliyle döndürülmesi. Belediyelerin her yıl milyarlarca lira akıttığı o devasa "sokak hayvanları için mama" ihalelerine bir bakın Allah aşkına. Şişirilmiş faturalar, adresi baştan belli ihaleler, sokaktaki hayvana zerre faydası dokunmayan ama kâğıt üzerinde tıkır tıkır dağıtılmış gibi gösterilen tonlarca mama... Sokaktaki köpeklerin üzerinden kurulan bu düzen, sözde hayvanseverlik maskesi altında alenen bir para aklama ve kaynak transferi mekanizmasına dönüşmüş durumda.
"AÇ KALMASALAR SALDIRMAZLAR" MASALI
Sokaklarımızdaki köpekler öyle Instagram paylaşımlarındaki gibi sevimli, fiyonklu süs köpekleri falan değil. Neredeyse tamamı Anadolu bozkırının devasa, korumacı çoban köpeklerinin kırmaları.
Doğal seleksiyon şehirde sadece en irilerini hayatta tutmuş. Bu hayvanların genetiğinde üst düzey koruma içgüdüsü var, alan savunması var, avlanma dürtüsü var.
"Aç kalmasalar saldırmazlar" edebiyatını acilen bırakın.
Bu işin açlıkla maçlıkla ilgisi yok, tamamen fıtrat meselesi. Sürü hiyerarşisiyle hareket eden bu hayvanlar yoldan geçen motosikletliyi de, parkta koşan çocuğu da tehdit görür. Önce göğsüyle çarpar, dengeni bozar, sonra da güçlü çenesiyle parçalar.
Gerçek budur.
Yol kenarlarında "çocuklara ayrı mama veriyoruz" diyerek köpekle insan yavrusunu eş tutan akıl tutulmasına ne demeli peki?
Bu apaçık bir cinnet halidir.
KAAN PROJESİ Mİ, BARINAK FONU MU?
Gelelim işin kimsenin yüzleşmek istemediği matematik ve ekonomi kısmına.
Lafı hiç dolandırmadan net rakamlarla konuşalım:
Tek bir köpeğin yem, veteriner, personel ve barınma dahil yıllık maliyeti 120 bin lira. Mevcut 550 bin barınak köpeğini hayatta tutmanın yıllık faturası tam 66 milyar Türk Lirası!
Daha çarpıcı bir kıyaslama yapayım size:
Savunma sanayimizin göz bebeği, millî muharip uçağımız KAAN projesinin bugüne kadarki tüm AR-GE, tasarım ve prototip üretim süreçleri için harcanan kaynak 90 milyar lira seviyesinde.
Yani her yıl, sadece mevcut barınak köpeklerine ayırdığımız bütçeyle neredeyse sıfırdan bir KAAN projesini finanse edebilecek muazzam bir millî kaynağı dipsiz bir kuyuya gömüyoruz. Birçok Afrika ülkesinin gayrisafi yurt içi hasılasından büyük bir paradan bahsediyorum!
Biz deprem yaralarını sarmaya, ekonomiyi toparlamaya çalışırken; senede iki kez 8 yavru veren ve o yavruların 1 yılda üremeye başladığı bu geometrik nüfus patlamasına hangi devletin bütçesi dayanır?
BATI BU İŞİ NASIL ÇÖZMÜŞ?
Hep "Batı standartları" deriz ya... Hadi gelin Almanya'ya bir bakalım.
Sihirbazlıkla mı çözmüşler bu işi? Hayır. Tamamen "acımasız" diyebileceğimiz kadar katı kurallarla:
BİR: Almanya'da köpek demek, vergi demektir. Tehlikeli bir ırk besliyorsanız devlete her yıl 1000 Euro'ya kadar vergi ödersiniz.
İKİ: Çipsiz, karnesiz, aşısız köpek gezdiremezsiniz. Sokakta "kimliksiz" tek bir hayvan bulunmaz.
ÜÇ: Köpeğiniz birini mi ısırdı? Yola atlayıp kaza mı yaptırdı? Ödeyeceğiniz "Schmerzgeld" (acı ve ıstırap tazminatı) ile ocağınıza kelimenin tam anlamıyla incir ağacı dikerler.
DÖRT: Sokağa, parka karton içinde dünden kalan yemeği veya mama koymak mı? "İyilik meleği" olayım derken yasadışı çöp atmaktan yüzlerce Euro cezayı yersiniz.
BEŞ: Otoyola başıboş köpek mi girdi? Trafiği ve insan canını tehlikeye attığı an vurulur. Barınak falan beklenmez. İnsan hayatı söz konusu olduğunda sistem bir saniye bile tereddüt etmez.
SONUÇ: LAFI UZATMANIN ALEMİ YOK
Şunu artık kafamıza sokalım:
Devletin asli vazifesi başıboş hayvanları beslemek değil; vatandaşının canını, malını ve huzurunu korumaktır.
Alttaki delik bu kadar büyükken havuzu durmadan suyla doldurmaya çalışmak, kısırlaştırma masallarıyla vakit kaybetmek popülizmden başka bir şey değildir. Doğaya ve topluma hiçbir getirisi olmayan yırtıcıları fıtratlarına aykırı daracık alanlara hapsetmek de hayvana yapılabilecek en büyük zulümdür.
Önümüzde sahte duygusallıkların, dijital dilencilerin ve mama lobilerinin değil; matematiğin, ekonomik gerçeklerin ve devlet aklının dayattığı tek bir rasyonel seçenek kalıyor:
Hayvanlar sokaklardan derhal toplanmalı ve sahiplenilmeyenlerin tamamı dünya standartlarındaki acısız yöntemlerle itlaf edilmelidir.
Aklın, bilimin ve vicdanın yolu budur.
Nokta.
@selimm3534@kilicarslan_is Bırak sülalemin kızlarını, Ben apartmandaki tüm komşularımın çocuklarının yaşını bile üç aşağı beş yukarı biliyorum. Apartmandan birisi 6 yaşındaki kızını gelinlikli duvaklı düğün yapıp everemez abicim. Bu mümkün değil. İlk ben şikayet derim. Adamı döveriz. İnsan içine çıkamaz.
@selimm3534@kilicarslan_is Çünkü ben öyle bir şey olduğuna inanmıyorum. Tek bir fert aşağılık olabilir ama bu suç tek başına işlenemez. Bir sürü kişi bu suçu topluca işlemeli. İnsanoğlunun topluca anne baba sülale mahalle cemaat topluca bu kadar aşağılık olabileceğine inanmıyorum.
Bir zaman, bir padişahın mübtela olduğu bir hastalığın ilâcı, bir çocuğun kanı imiş.
O çocuğun pederi, çocuğu, hâkimin fetvasıyla bir para mukabilinde padişaha vermiş.
Çocuk, mecliste ağlamak ve şekva yerine gülmüş.
Sormuşlar:
Neden yardım istemiyorsun, şikayet etmiyorsun, gülüyorsun?
Demiş ki:
İnsan, musibete giriftar olduğu vakit; evvel pederine, sonra hâkime, sonra padişaha şekva eder.
Benim pederim, beni kesilmek için satıyor;
işte hâkim de ölmekliğime karar veriyor;
işte padişah benim kanımı istiyor...
Bu antika ve pek garib ve şekli çok çirkin ve hiç görülmemiş bu hale karşı, ancak gülmek ile mukabele edilir.
@cetinkayakoc Hocam konu ile bağımlı olarak naçizane bir tavsiyede bulunayım. Yorum içeren hiç bir konuda yapay zekaya soru sormayın ve verdiği cevaplara güvenmeyin. Onun yerine işin biraz bile uzmanı güvendiğiniz birisine sorun. YZ algoritmesi internette kim daha yazdı ise onu doğru sanıyor