Barış (Y)arkadaş bilmeden reaksiyon verme. Öğrenmenin yaşı yok. Ülkemizde 4 “ana” Müzik Meslek Birliği var, bunlar…
MÜYORBİR+(MESAM+MSG) ve MÜYAP onlara veya BANA SOR !
Fikri Mülkiyet Yasası 5846 ya iyi çalış.
Eser sahibi ve İcracı haklarını öğrendikten sonra doğruyu konuş.
CHP Genel Merkezi'nin ne olduğu ve ne olmadığı konusundaki bazı düşüncelerimdir. Bu suretle Kılıçdaroğlu ekibinin ne olduğu ve ne olmadığı konusunda da fikirlerimi iletmis oluyorum.
Birincisi, eğer arkanızda halk yoksa, CHP Genel Merkezi'ni kontrol etmek zerre anlam ifade etmez.
Her siyasi partinin genel merkezi, Ankara’da bir yerdir. O yerde, seçmen olan vatandaşların kalbinde yer edinilmeye çalışılır. O adresteki merkez teşkilat organları, oy verenlerin iltifatına mazhar olmak isteyen -esas dertleri bu olan- siyasetçilerin parti disiplini içerisinde bunu yapabilmelerini sağlar.
Sadece o adrese ve o organlara egemen olma takıntısıyla "berbat olsun ama benim olsun" siyaseti üretenler, sadece kendi siyasi kariyerlerini, kendi soyadlarını ve itibarlarını yerle bir ederler. Türk siyasi tarihi bunun nice örnekleriyle doludur.
Esas olan, vatandaşın gönlündeki yerdir. Yalandan karanfilciler tutmakla, 23 Nisan çocuğu gibi koltuğa oturup poz vermelerle, üstten üstten dürüstlük söylemleri geliştirmelerle, kimsenin kalbine girilmez. Vatandaşı aptal zannetmek, umursamamak, kazanma hedefi yerine kontrol etme hedefi koymak, daima hezimetle sonuçlanmıştır.
Tek erdemli hareketi kenara çekilmek olabilecek olan ve bir potansiyeli vardıysa bugüne kadar göstermek için defalarca fırsat verilmiş eski yaşlı siyasetçilerin emekli olamama hezeyanlarını konuşarak vakit kaybetmemize yol açanlar, çarşıda, pazarda, sokaklarda, vatandaşla buluşup sohbet ederek kendilerine hangi kararlılıkla nasıl bir not verildiğini rahatlıkla görebilirler. Onlar bunu gizlediklerini zannediyorlar diye, bu gerçekler değişmez.
Evet Sayın AKİT mensupları soruyorum sizlere;
İBB davasında sahte faturalarla ve kaçak dökümden gelen paraları akladığı iddia edilen, etkin pişmanlıktan yararlanan Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinden seçimlerden sadece 2 ay önce hangi sponsorluk için 5 Milyon 700 bin TL aldınız?
Kalemini namus bilen gazeteciler öyle miş,müş diye yalan haber yapmaz.Bak böyle ortaya belge koyar .
30.01.2024 tarihli e-faturada; “Kuzey İstanbul Modern İnşaat A.Ş.” tarafından, “AKİT TV SPONSORLUK HİZMETİ” açıklamasıyla, AKİT TV’ye 5 milyon 700 bin TL ödeme yapıldığı açıkça görülüyor.
Madem bu kadar büyük bir sponsorluk anlaşması yapıldı;
Hangi program için? Hangi organizasyon için?Hangi yayın karşılığında?
Kamuoyuna açıklayın.
Fatih Altaylı öyle güzel yazmış öyle güzel yazmış ki mutlaka okuyun derim…
“Neymiş, Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına Anayasa’ya aykırı bir yargı kararıyla getirilmesine tepkiler düşünüldüğü kadar çok değilmiş de, Kılıçdaroğlu CHP’si başlarda 2 puan kaybeder ama sonra toparlarmış da, CHP seçmeni başka yere gitmezmiş de, kızsa da sonunda yine CHP’ye oy verirmiş de!
Bu kafa, önümüze aday diye, AK Parti’nin bile “Ya bu fazla radikal bir karar olur” diyerek aday göstermeye çekineceği bir adayı, “Bahçeli’nin ricası” üzerine aday yapıp, sonra da CHP seçmenine “Tıpış tıpış oy vereceksiniz” diyen aşağılık siyaset kafasının devamıdır.
Ve Kılıçdaroğlu cephesinde zerre değişiklik olmadığının kanıtıdır. Bu kafadan “cacık olmayacağını” Türkiye çoktan gördü, anladı da, seçenek yok diye, çaresizlikten oy verdi.
Bunların güvendiği de zaten bu çaresizlik, bu AK Parti karşıtlığı.
Bu tipleri, Kılıçdaroğlu’nun etrafında birikmiş bu utanmazları dinleyip okudukça, “Ha” ile başlayan bir küfür edesim geliyor da, yazmıyorum, size ayıp olur diye.
Ama merak etmeyin, millet ediyor, hem de alasını ediyor.
İki gündür yollardayım.
Öyle böyle 1000 kilometreden fazla yol yaptım. Dura dura. Kah bir benzincide, kah bir köftecide, kah saptığım bir Anadolu ilçesinin kahvesinde.
Benim burada edemediğim küfürleri millet, halk, seçmen, adına ne derseniz deyin, vatandaş öyle güzel, öyle sunturlu bir şekilde ediyor ki inanamazsınız.
Öyle “Ha” ile başlayan basitini değil hem de. Okkalısını. CHP’lisi de, AK Partilisi de, sağcısı da, solcusu da…
Palavradan anketler ne söylüyor bilemem ama dillerin ne söylediğini kulağımla duyuyorum.
Pek çoğunun elinde cep telefonu, benim 1 yıl hatta 2 yıl önce yaptığım bazı konuşmaları gösterip, “Abi, o gün sana kızdık ama haklıymışsın” diyenler, “Az bile demişsin” diyenler o kadar çok ki!
CHP’nin başına yasal olmayan bir yargı kararıyla çöreklenenler, moda tabiriyle “çökenler” halkın çaresizliğine güveniyorlar. “Dün tıpış tıpış verdiler, bugün de …. …. verecekler” diye düşünüyor, umuyorlar.
“CHP’den çıkan partiler yaşamıyor.”
Atatürk’ün adına hürmeten CHP’ye de hürmetimiz var elbet ama bu tez hiç geçerli değil.
Ecevit’in kurduğu DSP cikletten mi çıktı, yoksa CHP’den mi! CHP iktidar olamadı ama DSP oldu. CHP 2024 seçimleri öncesinde hiç 1. parti olamadı ama DSP oldu. Yani oluyor.
Zaten ben uzun zamandır şunu söylüyorum, “AK Parti olmasa Kılıçdaroğlu CHP’si barajı bile geçemezdi” diye. CHP’ye oy veren seçmenin büyük bölümü Kılıçdaroğlu’nun partiye doldurdukları ile aynı sofraya bile oturmazdı.
Bugün artık durum daha da vahim.
Kılıçdaroğlu’nun bir aparat olduğu iyiden iyiye ayyuka çıktı.
Keşke AK Parti’nin aparatı olsa, AK Parti bildik bir parti.
Onur Öymen kitabında daha vahim bir şey söylemişti vaktinde. Artık bence de öyle.
Şimdi seçmenin önüne bir seçenek getirilebilir. Özgür Özel yarın yeni bir parti kursa CHP’nin kifayetsiz muhterisi, Türk siyasetinin aparatı barajı bile geçecek oyu alamaz.
Olur mu demeyin.
Bu CHP’nin baraj altı kalmışlığı vardır yeter ki seçenek olsun.
Utanmayı bilmediği için piroluktan piyonluğa terfi eden de görür tıpış tıpışın ne olduğunu.
Tıpış tıpış evine giderken.”
Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk önünde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.
Türk Tiyatrosu’nun en kutsal emanetlerinden biri olan Kel Hasan Efendi Kavuğu, sadece bir aksesuardan ibaret değildir.
⭐️Münir Özkul'un o vakur duruşu,
⭐️Ferhan Şensoy'un keskin ve entelektüel zekası,
⭐️Rasim Öztekin'in birleştirici samimiyeti...
Bu isimlerin başındaki kavuk, hiçbir zaman öfkeye, küfre veya dar görüşlü bir fanatizme alet olmadı.
Bu halk; Türk spor tarihinin en önemli isimlerinden birine, Galatasaray Spor Kulübü'nü kuran, ilk başkanı olan Ali Sami Yen'e hakaret eden küfürbaz bir Kavuklu’yu değil; zekasıyla ve edebiyle devleşen ustaları baş tacı etmiştir.
Kavuk, sadece yetenekle değil, erdemle taşınır. #ŞevketÇoruhKavuğuÇıkar
Profesyonellik sadece imza atarken olmaz. Bile isteye kendini attırdı yetmedi hakemle kafa kafaya gelip belki de sezonu kapattı. Dünya kupası öncesi erken bir Brezilya tatili! Transfer çalımı diye düşünülen adam asıl çalımı Fenerbahçeye attı!
Bugün "Şampiyon Cimbom" dediği için hakkında algı oluşturulan Spor bakanı Osman Aşkın Bak'ın, önceki yıllarda katıldığı bir canlı yayında "Ben Fenerbahçeliyim" dediği ortaya çıktı.