19 Mart operasyonu, CHP’nin sandık yoluyla iktidarı değiştirme ihtimalini ortadan kaldırmak için başlatıldı. Ancak CHP geri adım atmayınca, bu kez partinin yerel yönetimlerdeki varlığını tasfiye etmeye dönük bir strateji devreye sokuldu. Bu da başarısız olursa, sırada Meclis grubunu dağıtmaya yönelik adımlar gelebilir.
Amaç, ana muhalefet partisini diz çöktürerek Ankara siyasetine hapsedip, İmralı süreci ve anayasa komisyonları üzerinden rejimin meşrulaştırılmasına katkı sunan pasif bir figüre dönüştürmek. CHP bu oyuna düştüğü anda, kısa ve orta vadede iktidarı değiştirme ihtimali ortadan kalkar.
Orta Doğu’da krizlerin büyüdüğü, Türkiye’nin Cumhuriyet tarihindeki en kötü yönetim krizlerinden birini yaşadığı bir dönemdeyiz. Üstelik bu baskı ortamı, bugüne dek hiçbir sivil iktidar döneminde görülmemiş ölçekte. Ancak bu düzeyde bir siyasi, toplumsal ve iktisadi yük, iktidar tarafından uzun süre taşınamaz. Bu nedenle rejim, artık daha hızlı ve sert adımlarla muhalefeti ezmeyi hedefliyor.
Tam da bu nedenle, artık yalnızca eleştirmek değil, topluca ve örgütlü bir biçimde nasıl direneceğimizi konuşma zamanı. Bu rejim, ancak kararlı bir toplumsal direnişle durdurulabilir.
Kimin bu güzel vatandan kimin bu güzel vatanı satandan yana olduğu belli! Biz bu ülkeyi terörden ve mültecilerden kurtarmaya geliyoruz. Bu bir referandumdur; artık kimse kimseyi kandıramayacak. Sandığa gelmeyen 8 milyon vatandaşımızı ve tüm gençlerimizi sandığa çağırıyorum!