Kendime yüzbinlerce hata borcum var zihnimde kendimi idam etmeden yapacağım..kendime yüzbinlerce doğru borcum da var,olması gereken buydu deyip geçmeden,ben başardım deyip kutlayacağım..
Oralı olmamak… Şunu başarabilen bir insan sosyal ilişkilerdeki sorunların %80ini çözer. Oralı olmamak, üzerine alınmamak, odağını değiştirmek, işine bakmak, takılmaya değer bulmamak, muhataplara büyük anlamlar atfetmemek…
35 yaşına geldim, oğlum 6 yaşında. Onu büyütürken anlıyorum ki, bizim jenerasyondaki ebeveynler bizimle ASLA ilgilenmemişler. Bizi büyütmemişler.
Yani bir bitkiye bile su veriliyor, etrafındaki otlar temizleniyor, budama yapılıyor vs.
Bizle bu kadar bile ilgilenmemişler. Ne bir yönlendirme, ne günlük rutin kazandırma, ne hayata dair eğitim, insan ilişkileri vs.
Anneler sadece temizlik yapıp çay içmiş. Babalar işe gidip TV izlemiş.
Hemen hemen herşeyi deneme yanılma ile kendimiz öğrenmişiz.
Adam diyor ki “Çok anlayışlı biri, sürekli darlamıyor, günde 1 kere 5 dk arıyorum asla ex gibi trip atmıyor. Akşamdan akşama konuşuyoruz, mesajlaşmak zorunda bile değilim, suçlu hissettirmiyor, o kadar anlayışlı ki.” Sadece dinledim ve dedim ki “Yani her gün arayacağın saat aralığı belli, süresi de belli ve sürekli mesaj bildirimi de gelmiyor hatunun telefonuna.” Karşılıklı sustuk sonra dedi ki “LAN??”. Yaaaaaaa abicim. Günaydın. Salak seni.
Bir erkek seni gerçekten seviyorsa, seni asla acıya, aşağılanmaya, saygısızlığa maruz bırakmaz ya da duygusal, fiziksel veya maddi olarak savunmasız hissettirmez. Bu şeylerden herhangi birinin ilk işaretinde, eşyalarını topla ve git; çünkü o seni mahvedecek.
Bizi saldım çayıra mevlam kayıra büyüttüklerini düşünüyorum. Özellikle 90 nesli kendi kendini büyüttüğü yetmezmiş gibi bir de ebeveynlerine ebeveynlik etmek zorunda kaldı.
@tamzamani_ Melbourne de bi öğrencinin intiharı üzerine ben de buradaki yardımlaşma ve arkadaşlığı pekiştirebilmek için giriştim aynı şeye.1. Haftasında siyasi muhabbetlerle karıştırdılar ortalığı.her ne kadar psikolojik dayanışma diye diretsem de arsızla başa çıkamıyorsun işte.
Bir kadının paylaşımı:
“Hanım hanımcık ev kızı istiyorlar, evleri yok. Para avcısı olmamızdan korkuyorlar, paraları yok. Karakteri düzgün olsun diyorlar, kendi karakterleri yok.
Dişil enerjisi yüksek birini istiyorlar, ‘sen yazmadın diye yazmadım’ diyorlar.
Aynen kanka, bulursunuz.”
Randevuya gittim.
"Randevu mu?"
İlk kez buluştuğumuz gün gittiğimiz kahve dükkânı hâlâ oradaydı diye.
Babam nadir görülen bir şekilde gülümsüyordu.
Baban götürdü beni.
O dükkânı hatırlamış.
Hatırlamış.
Neden bugün?
Babam biraz duraksadı. Ve..
Bugünden itibaren yeniden sevgili olmayı düşündüm. dedi
Annem başını eğdi.
Yine ağlıyordu.
40 yıl geçtikten sonra böyle bir şey söyleyeceğini hiç düşünmemiştim.
Babam utangaç bir yüz ifadesi takındı.
Emekli olunca söylemeyi planlıyordum.
40 yıl boyunca, hep.
40 yıl boyunca sadece sabahları uğurlayıp akşamları karşılayan anne için, babam 40 yıl boyunca emekli olunca söylemeyi planlamış belli ki.
O gece, babamla annem yan yana televizyon izliyordu.
Her zamankinden biraz daha yakındılar.
Yeniden sevgili olan iki kişi, tekrar aynı yöne bakıyordu.
40 yıl süren randevunun devamı, nihayet başlamış gibiydi.
Kadınların ilişkide erkeklerden görmek istedikleri en belirgin özellikler; girişken, duyarlı ve sorumluluk sahibi olmalarıdır. Kadının duyguları ile temas edemeyen, kaygılarını yatıştıramayan bir erkek kadının gözündeki imajını zedeler. Bu da ilişkinin cazibesini yitirir.
Kadınların, bilimsel olarak kanıtlanmış hormonal dalgalanmalarına rağmen duygu durumlarını regüle edebildiği, hatta hayatta kalma mücadelesi verdiği bir dünyada, "duygusal" diye iş hayatında kadınları yetersiz gören erkeklerin; tuttukları futbol takımının mağlubiyetiyle bile histeri krizine girerek kendisiyle birlikte etrafındakilerin günlerini mahvetmeleri en konforlu mağduriyetleridir.
@tamzamani_ Sydney e gelen ilk kafilelerin tamamı böyle..en çok siz çalıştınız anam, en çok çileyi siz çektiniz, siz oldunuz biz olamayız he diyerek savuşturuyorum hepsini