İstatistik doğru.Ben Almanyanın devlet istatistik kurumunun sayfasına girip hesapladım. İnanmayan girip inceleyebilir https://t.co/mAq3rtBOD1 burada yalnız Almanya'nın değil birçok ülkenin toplam ölüm sayıları verilmiş. 2020 yılında dünyada ölüm oranlarında bir artış yok! uyanın.
"Biliyorum" dediklerimizin çoğu maalesef zandır.
Konularla, kişilerle ilgili hüküm verirken zanna yaslanıyoruz.
Sonu yanlışlar, yanılmalar ve haksızlıklar oluyor.
Hangi konuyla, hangi insanla ilgili olursa olsun kesin bilgi elde et, zannını gider, sonra konuş.
Tevhid ehlinin yani Hakk'a bağlananların gerçek ile asıl bağı, kalp dilidir.
Çünkü anlamanın ve anlatmanın tek yolu lisan değildir.
Hatta anlama ve anlaşma dilden çok kalp ile olur.
13 yaşındaydım.
Ortaokula gidiyordum.
Babam öleli 2 yıl olmuştu.
Yoksul düşmüştük.
Annem terzilik yapıyordu, zar zor geçiniyorduk.
Büyük bir evin iki odasında oturuyorduk.
Kitaplarımın çoğu noksandı, okul çantam bile yoktu…
Bayram geldi.
Annem ne yaptı etti, bana bir ayakkabı aldı.
Bir pantolonla bir gömlek dikti.
Sabah erkenden kalkıp giyindim.
Bir gün önceden sözleşmiştik.
İki arkadaşım beni evden alacaklar, birlikte bayram yerine gidecektik.
Atlıkarıncaya, kiralık bisikletlere binecek, tatlıcıda tatlı yiyecektik.
Belki sinemaya da gidecektik…
Annemden para istedim.
“Paramız yok oğlum,” dedi.
Çılgına dönmüştüm, arkadaşlarım neredeyse geleceklerdi.
Onlara ne diyebilirdim?
Parasız olduğumuzu,
Bu yüzden bayram yerine gidemeyeceğimi söyleyemezdim ya…
Hırçınlaşmıştım, üstümdekileri çıkarıp duvarlara atmaya başladım.
Beni üzgün üzgün seyreden annem, o zaman dolaptan çantasını çıkardı, para aradı.
Bula bula bir lira buldu.
Kadıncağızın bir lirası kalmıştı yalnız, bütün parası oydu.
O bir lirayı bana uzattı:
“Haydi giyin,” dedi,
“Bir lira yetmez mi?"
Bir lira o zaman büyük paraydı.
Oraya buraya attığım elbiselerimi ayakkabılarımı topladım.
Yeniden giyindim.
Paramı cebime koyup arkadaşlarımı beklemeye başladım…
Geldiler.
Biraz oturdular.
Annem onlara şeker ikram etti, ikisini de okşadı, öptü.
Sonra: “Haydi artık gidin!” dedi.
“Güzel güzel eğlenin!”
Sokağa çıktık.
Çok neşeliydim, kabıma sığamıyordum.
Fakat köşeyi dönerken evimize baktım.
Annem pencereden uzanmış, gülümseyerek bana el sallıyordu.
O zaman içimden bir ağlamadır geldi, gözlerim dolu dolu oldu.
Tıkanıyordum.
Ağladığımı belli etmemeye çalışarak arkadaşlarıma:
“Ben gelmeyeceğim” dedim.
Neden olduğunu anlamadılar.
Biri: “Paran yok ondan gelmiyorsun.” dedi, alay ederek.
Elimi cebime attım ve bir lirayı çıkarıp gösterdim:
“İşte para!” dedim.
Beni orada bırakıp gittiler…
Bir süre sokaklarda sersem sersem dolaştım.
Kimseye göstermeden hıçkıra hıçkıra ağladım.
Sonra gözlerimi sildim.
Elimden geldiği kadar neşeli olmaya çalışarak eve döndüm.
Annem beni görünce:
“Neden döndün?” diye sordu.
“Canım istemedi” dedim ve cebimden bir lirayı çıkarıp anneme uzattım…
Zavallı kadıncağız, çok şaşırdı.
Parayı elimden alıp masanın üstüne koydu.
Sonra beni kucakladı, göğsüne bastırdı.
O da hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.
Ben ağlamıyordum artık.
Annemin yüzünü öptüm ağlamamasını söyledim.
Artık üzüntülü değildim…
Bayram yerine gidemediği için üzülmek;
Benim gibi koca bir çocuğa,
Bir ortaokul öğrencisine yakışmazdı…
Olgun bir adam olmuştum birdenbire.
Melih Cevdet Anday Anısına Saygıyla
akp'nin toplumda yarattığı bölünme, kendini göstermeye başladı. Sultanbeyli'nde sokak hayvanlarını besleyen bir vatandaşa karşı ortaya çıkan tepki, kısa sürede kavgaya dönüşerek gerginliği tırmandırdı. Olay yerine gelen bir kişinin pompalı tüfek kullanması ise yaşananların ne kadar kontrolden çıktığını kanıtlar nitelikte.
TEBRİKLER! Can güvenliğimiz de yok artık.
Bunu da kaymaklı baklava yiyerek kutlayın.
#YasayiGeriÇek
Sokak hayvanları için çıkarılması düşünülen yasayı protesto etmek için İstiklal caddesinde tek kişilik eylem yapan hayvan hakları aktivisti Elif Akyıldız Gözaltına alındı.
#YasayiGeriCek#SokaktayimYanındayım
Milletvekillerine Çağrımızdır:
KANUN TEKLİFİNE HAYIR DE!
Bugün TBMM Genel Kurulunda görüşüleceğini öğrendiğimiz 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi için oy kullanırken sahipsiz hayvanların öldürülmesine sebep olacak olan bu kanun teklifine aklı, bilimi ve vicdanı temel alarak “HAYIR” oyu verin ve olumsuz etkileri ile ilgili sorumluluğunu taşıyacağınız bir katliama ortak olmayın!
Veteriner hekimler olarak bizler, bu kanun değişikliğinin ne hayvanlara ne de insanlara olumlu bir katkı sağlamayacağı gibi sorunu daha da büyüteceğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Öldürmeden sorunu çözmek mümkün.
#KanunTeklifineHayır
#YasayıGeriÇek
#İtlafVarsaVeterinerHekimYok
Milletvekillerine Çağrımızdır:
KANUN TEKLİFİNE HAYIR DE!
Bugün TBMM Genel Kurulunda görüşüleceğini öğrendiğimiz 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi için oy kullanırken sahipsiz hayvanların öldürülmesine sebep olacak olan bu kanun teklifine aklı, bilimi ve vicdanı temel alarak “HAYIR” oyu verin ve olumsuz etkileri ile ilgili sorumluluğunu taşıyacağınız bir katliama ortak olmayın!
Veteriner hekimler olarak bizler, bu kanun değişikliğinin ne hayvanlara ne de insanlara olumlu bir katkı sağlamayacağı gibi sorunu daha da büyüteceğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Öldürmeden sorunu çözmek mümkün.
#KanunTeklifineHayır
#YasayıGeriÇek
#İtlafVarsaVeterinerHekimYok
Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak sokak hayvanlarına yönelik düzenlemeler içeren kanun teklifinin, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu'nda kabul edildiği haliyle kanunlaşmasından büyük bir endişe duymaktayız.
Taslak yasa teklifinde yer alan gerekçe ve maddeler incelendiğinde hayvan refahı konusunda ülkemizi 2004 yılı öncesine döndürebilecek maddeler olduğu, hayvanların bu kez sokaklarda değil, hayvan refahına uygun olarak yapılacağı iddia edilen barınaklarda toplanacağını görmekteyiz. Tasarının güncel bilimsel ve mesleki gerekçelerle kabul edilmesinin mümkün olmadığını, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununun ruhuna da aykırı olduğunu bir kez daha bildiriyoruz.
Ancak 23.07.2024 gecesi itibarıyla yasa teklifinin en çok tartışma yaratan 5. maddesinde yer alan “ötanazi” kelimesi metinden çıkarılarak Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu'nda edildi. TVHB olarak bu konuya bir açıklık getirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Yapılan değişiklikle 5996 sayılı “VETERİNER HİZMETLERİ, BİTKİ SAĞLIĞI, GIDA VE YEM KANUNU”nun dokuzuncu maddesinin üçüncü fıkrasına atıfta bulunmakla ötanazinin tamamen kapsam dışında bırakılmadığını belirtmek isteriz. Diğer maddelerle getirilen bazı muğlak ifadelerle dokuzuncu maddenin suistimale açık olduğunu kötü amaçlı veya hatalı yorumlanmasının istenmeyen sonuçlara yol açabileceğini belirtmek zorundayız.
Sahipsiz hayvan popülasyonu konusunda kamu otoritesinin yerine getirmesi gereken sorumluluklar ne veteriner hekimlere ne hayvan severlere ne de sokakta yaşayan her şeyden habersiz hayvanların üzerine atılarak çözülemez. Bilimsel ve vicdani tüm yolları tüketmeden kabul edilen bu yasa teklifi bahsi geçen hiçbir soruna çözüm getirmeyecektir.
Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak yeni bir yasa teklifinin hazırlanmasını öneriyor ve ya Meclis görüşmelerinin Ekim'e ertelenerek tüm tarafların katkısının alınmasını öneriyoruz. Kurum olarak her türlü katkıyı vermeye hazır olduğunuzu tekrar ifade etmek istiyoruz.
TBMM Genel Kurulu'nda da tasarının takipçisi olmaya, konuya ilişkin olarak milletvekillerini ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyururuz.
#YasayıGeriÇek
#İtlafVarsaVeterinerHekimYok
İstanbul Üniversitesindeki köpekler toplatıldı!|
@iuhfhayhak'ın paylaştığı habere göre Fatih Belediyesi yıllardır kampüsümüzde bizlerle birlikte yaşan 3 köpek dostumuzu alarak barınağa götürdü.
Bu bir yasa değil katliam, köpek dostlarımızı geri istiyoruz!
Gecenin bir körü bir sokak köpeği gördüm gelir misin dedim kuyruğunu sallaya sallaya sevinerek geldi . Ben güvendeyim çünkü sokaklarımda bu canlar var . Ben insandan korkuyorum . #YasayıGeriCek bizi köpeklerden değil suç dosyaları ile dışarı salınmışlardan koru .