@HurAyse Bu ne küstahça bir dil ! @cngsgnc dediği gibi başka bir halkın iç işlerine bu kadar karışmak ve seviyesiz yorumlarda bulunmak … Aydın tavrıyla açıklanamaz sanırım hareket ile geçmişte yüzleşilmeyen bir sancı ya da acı var. Bu kin ve nefret dili açıklanamaz
@Rawinsterkk Vahap Bey’in Komün fikriyatını hafife alan, basitleştiren akademik üslup ve tespite yakışmayan ti ye alan yaklaşımına hiç mi söz yok ? Komün fikriyatını beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz ancak onu hafife ve ti ye almak mıdır naif mütevazi akademisyenlik ?
“Bu ülkeyi sevenler devrimcilerdir.
Kürt sorunu, adalet, gelir dağılımı, yüzlerce temel sorunumuz var. Ama bence en önemlisi, bu ülkede kardeşçe yaşamak istiyorsak, birinci sırada Kürt sorunu var. Herkes elini taşın altına koyacak, ezilecek o eller. Elimden geleni yapıyorum ama bunu yaptığım için kendimi ayrıcalıklı biri gibi görmüyorum. Böyle yapılması gerekiyor.”
Yattığı yer incitmesin. Saygı ve minnetle.
O tarihte dokunulmazlıkların kaldırılması kararını Anayasa Mahkemesi'ne taşımak istedik. Bunun için 110 milletvekilinin imzası gerekiyordu. Bizim sayımız yetmiyordu ve diğer partilerden destek gerekiyordu. Sonraki yıllarda hak, hukuk, adalet nutukları atan #Kılıçdaroğlu, o gün kendi milletvekillerinin AYM'ye başvuruya imza vermesini engellemek için baskı kurdu, tehdit savurdu. O gün siyasi hesapları hukukun önüne koyan KK, sayın #Demirtaş'ın, sayın #Yüksekdağ'ın ve rehin tutulan diğer siyasilerle sürgündeki bizlerin kayıp yıllarının sorumluluğundan kaçamaz.
Bu kadar siyasi omurgasızlık, bu kadar pişkinlik ve bu kadar sorumsuzluk karşısında hiç kimsenin diline hakim olmasına gerek yok. Her türlü kötü sözü hak ediyor!. Çünkü bu karaktersiz yalnızca hatalarının değil, başkalarının çalınan yıllarının sorumluluğunu taşıyor.
Kim ve ne olduğunu ben biliyordum ve bunu ifşa ettiğim için linç yedim zamanında. Senin iftiralarına da maruz kaldım.
Sen pişman olmayacak kadar yüzsüz bir düzenbazsın. Esas biz pişmanız sana destek verdiğimiz için. Senin gibi tek doğru tarafı olmayan birine gidip oy verdik. Ve siyasi hayatımın en büyük hatası sana gidip oy istemektir!
@medyascope@bozpek@bozpek tespitinin temel hatası Ezen ulus kibirinden kaynaklanmaktadır. Kürtleri ve Kürt aktörlerin özneleşme sürecini kendi dinamikleriyle açıklamak ve anlamak yerine başkasının oyun tahtasında “PİYON” olarak konumlandırmasıdır.
@medyascope@bozpek dinamikleriyle açıklamak ve anlamak yerine başkasının oyun tahtasında “PİYON” olarak konumlandırmasıdır. Bunu da bize siyaset bilimi olarak sunmasını ciddiye almamızı beklemiyor olsa gerek
@medyascope@bozpek olarak seçime gidilmesinde bir Erdoğan ile antlaşma olduğunu baraj altı kalıp milletvekilliklerinin Erdoğan’a hediye edileceğini vs vs zırvalıyorlardı.
@bozpek tespitinin temel hatası ezen ulus kibirinden kaynaklanmaktadır. Kürtleri ve Kürt aktörlerin özneleşme sürecini kendi+++
“TİP'in kendi programı, adayı, perspektifiyle siyaset yapma hakkı tartışılmaz. Sorun programatik iddiada değil. Sorun, bunun ‘anadili Kürtçe olan aday’ ifadesine bağlanmasında. Kürtler için dil yüzyıllık inkarın kendisidir. Hâlâ bilinmeyen dil kategorisinde işaretlenen bir varlık-yokluk ve onur alanıdır.
Buradaki incinmenin gerçekliği var ve bu küçümsenemez. Birbirimizin yaralarını deşecek söylemlerden hepimiz uzak durmalıyız.
Ortak tarihimize baktığımızda gördüğümüz ikinci husus, sistemin sol ve sosyalist siyasete yönelik yürüttüğü siyasi mühendisliktir. Sistem kendi ‘makbul solu’nu üretirken Kürt Özgürlük mücadelesinden uzak duran bir sol kriteri koydu. 60 ve 70’lerde bu stratejiyi görürüz. 12 Eylül darbesinde bunu şiddetle yaptı. 1990’larda Kürt siyasi hareketiyle yan yana gelen her demokratik gücün kriminalize edilmesi de aynı aklın devamıydı. Bugün de benzer bir strateji, farklı yöntemlerle işletilmek isteniyor.
Sosyalist olmanın gereği bu yakıcı günlerde ortak mücadele hattını çoğaltmaktan geçer. Biz çoğaltmaktan yanayız.
Böyle bir dönemde sosyalistlerin yıpratıcı tartışmalara girmesi yeni yaşamı inşa imkanını zayıflatıyor ve egemenlere hediye sunuyor.
Farkındayız, yaralı yarasını bilir; ama yarayı saracak olan da ortak mücadelenin elidir. Bizim tarihsel sorumluluğumuz o eli geri itmek değil, sıkıca tutup hangi programda buluşacağımızı konuşmaktır. Dünden beri ortada olmayan açıklamalar üzerinden tartışmayı alevlendirmek isteyenlerin tuzağına düşmemek gerekiyor. Özellikle sosyal medya üzerinden yürüyen yıpratıcı tartışmalara son verilmeli. Dolayısıyla bu tartışma bizim için kapanmıştır.
En zor dönemde bizimle duran, dayanışan, bedel ödeyen dostlarımızın kadrini biliyoruz ve barışa, demokrasiye birlikte mücadele ederek ulaşacağımıza inanıyoruz.
Öte yandan Kürt meselesini şiddetten siyasete taşıyan bir süreçte yer aldığımız için eleştirilmek bir çelişkidir. Muhatap seçme lüksü dünyanın hiçbir barış sürecinde taraflara tanınmamıştır. Kürtler de başka bir iktidаrı, başka bir baharı bekleyemez. Her gün gençler yaşamını yitirirken, asimilasyon derinleşirken, toplumsal, ekonomik, psikolojik enerji tüketilirken, ‘bu böyle devam etsin, iktidar değişince müzakere ederiz’ demek akıl dışıdır:
Mevcut iktidаrla pek çok meselede aramızda derin farklar var. On temel başlıktan belki de dokuz başlıkta farklı düşünüyoruz. Ama barış meselesi bu farkların üzerinde duruyor. Orada diyalog kurarız, müzakere ederiz, müşterekleri büyütürüz. Çünkü asıl mesele iktidarın kimliği değil, on yıllardır akan kanın durmasıdır.
CHP meselesine gelince; Saraçhane'ye ilk gidenler arasında biz vardık. İstanbul İl örgütü polis ablukasındayken Tülay Başkan'la oradaydık. Butlan kararına karşı net durduk; bunun parti içi bir mesele değil, yargı eliyle siyasetin dizayn edilmesi olduğunu defalarca söyledik. CHP bu tutumumuzdan memnuniyetini her seferinde dile getiriyorken; işin tuhafı, bazı kesimler ise bir türlü memnun olmuyor. Bazıları bizi sadece bir eylem gücü olarak görüyor, kendi gündemlerinin dinamosu olarak konumlandırmak istiyor. Bunu kabul etmiyoruz.
Hiçbir siyasi yapının zulme uğramasına sessiz kalmayız; dayanışmayı bir tercih olarak değil, ilke olarak görürüz. Bu bizim varlık gerekçemiz. Sürekli ‘DEM Parti nerede, Kürtler nerede?’ diye soranlara şunu söylüyorum. Kim ki zulme ve haksızlığa uğruyor DEM Parti orada. Ama birileri ısrarla dayanışmanın çetelesini tutacak olursa, en az borçlu çıkacak olan biz oluruz.”
@Nalbant19@Evreki@BehlulOzkan Beyefendi 10 yıl önce yazılmış olsa ne değişecekti ? “Minerva’nın Baykuşu gece öter” Sosyal bilimin amacı içinde bulunduğumuz zamanı ve mekanı anlamlandırmak ve böylece gelecekte adım atarken iyi düşünebilmek, doğru planlayabilmektir.
Rahmi Koç’un Kürt kadınlarına yönelik, “fıkra “ adı altında dile getirdiği ayrımcı ve aşağılayıcı söylem; yalnızca bireysel bir dil sürçmesi değil, yıllardır Kürtleri ve özellikle Kürt kadınlarını ötekileştiren egemen, jakoben ve inkârcı anlayışın dışavurumudur.
Kürt kadınları, anadilde sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan yetersizlikler nedeniyle sağlık hakkından eşit biçimde yararlanmakta ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldı/kalıyor. Bir halkın yaşadığı dil bariyerini mizah konusu yapmak yerine, bu sorunun neden hâlâ çözülemediğini sorgulamak gerekir.
Çünkü sağlık hizmetlerinde dil bariyeri; yanlış tanılara, tedaviye uyumsuzluğa ve sağlık hakkının ihlaline yol açıyor.
@esenol Hanımefendi, toprak atmayı bırak; “Anayasaya Aykırı ama Evet diyeceğiz” diyen Anamuhalefet oylarıyla bugün içerse Sayın Demirtaş. Kime ne demagoji yapıyorsunuz ?
@Ozgurel_Basaran@evrenselgzt Hanımefendi, 10 yıl ya da 5 yıl. Ortada bir ötekileştirici ve nefret söylemi varken “zamanaşımı” mı olacak ? O halde çıkıp özür dilesin. “Kastım şu değildi maksadını aşan bir …. “ Sonunda da özür diler ! Yani ipe un sermenize gerek yok @Ozgurel_Basaran
@medyascope Bülent Bey, Kürtler tarihsel olarak hiç bir kritik eşikte Muhalefeti satıp Akp ile anlaşmadı. Ancak, CHP tüm eşiklerde devletin yanında hizalanıp, Kürtleri “sattı”. Ve buna rağmen DEM, CB Seçimlerinde CHP yi destekledi. Yani, kimse kusura bakmasın Kürdün kimseye diyet borcu yok !
bazı gazeteciler var, affedersin gökten meteor düşse "DEM Parti tepki gösterdi mi?" diye soruyor. Dur abi sakin, hele özne bir anlasın ne olduğunu. sonra DEM'den tepki gelince de ne paylaşıyor, ne eski postu siliyor. güzel kafalar, tarafsız gazetecilik falan.