CHP'nin rozet töreninde salonda bulunanların en az 200'ü sahte figüran CHP'li ile dolduruldu.
Kılıçdaroğlu'nun rozet töreni için 950 TL’ye cast ajanslarından tutulan figüranlar arasında Mısırlı, Özbekistanlı göçmenler, atanmayan öğretmenler, öğrenciler vardı.
Arka bahçelerde slogan provası yaptırıldı. 50 kişiye CHP Gençlik Kolları yeleği giydirildi.
Not: Haberi yalanlayan herkese alandan fotoğrafımı bırakmak istiyorum. Destekleyen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
CHP’li belediye kalmayana kadar operasyonlar devam edecek. CHP’li başkanlara ya AKP ya Kılıçdaroğlu ya da cezaevi deniliyor. Bu tehdide boyun eğenlerle CHP yok edilmek isteniyor. Hiçbir AKP’li belediyeye operasyon yapılmazken CHP’li belediyelerin hepsine operasyon yapılması artık tartışılmıyor bile. Meselenin yolsuzluk olmadığı halkın kendisini yönetecekleri seçme hakkının elinden alındığını herkes biliyor.
Kim yerli… Kim milli… Kim anti-emperyalist… Kim Filistin’in yanında… Kim emperyalist barbarların karşısında… Bugün hepsi belli oldu. Polislere NATO amblemli üniforma giydirip emperyalizme karşı çıkanları dövdürenler yerli milli maskesini tamamen çıkardı.
Parti Sözcümüz Sera Kadıgil, SÖZCÜ TV ekranlarının konuğuydu:
“Burada çok kötü, boyasız sıvasız evlerde okula aç giden çocuklar var ve bunun için ne yapabilirim diye düşünen bir devlet aklı yok Türkiye’de. ���Aman bunlar görünmesin, bizim beceremediklerimiz görünmesin’ diye düşünüyorlar.
Macron koşacak diye Ankara halkına park yasaklanıyor! Çok büyük bir utanç içerisindeyiz.”
Kararı anlamayanlar için özetleyeyim:
— 2023 yılında Özgür Özel’e BORU GİBİ MAZBATA veren Yüksek Seçim Kurulu, 2026 yılında kendi verdiği mazbatayı yok sayarak iptaline karar vermiş oldu!
Türk hukuk tarihi adına utanç dolu bir karar!
Türkiye’nin mevcut düzeninde mahkeme kararına sadece muhalefet uymak zorundadır. Mahkemeler sadece muhalefeti bağlamaktadır.
AYM’nin Can Atalay kararına Meclis, Tayfun Kahraman kararına alt mahkeme uymadı.
AİHM’in Demirtaş ve Kavala kararlarına da anayasa hükmüne rağmen uyulmuyor.
Mevcut Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta Başbakanlık olarak yapılıyordu, Danıştay inşaatı durdurma kararı aldı, o karara da uyulmadı.
İçişleri Bakanı muhtarlara “sen gece yık, mahkeme kararı arkandan gelsin” dedi.
Memlekette kaçak olduğu için mahkemelerin durdurma kararı verdiği kaç inşaat var, belirsiz. Ama durduramadıkları sayısız.
Üstelik mahkemelere bağımsızdır diyen hukukçu da kalmadı.
Örnekler saymakla bitmez.
2013 yılından bu yana onurla üstlendiğim Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkez Avukatlığından, bu sabah saatlerinde aldığım bir tebligatla, meslektaşlarım Av. Mehmet Can Keysan ve Av. Hazar Kardaş ile birlikte azledildiğimizi öğrendim.
13 yıl boyunca, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu değerlerine duyduğum inançla; partimize yönelik her türlü hukuksuzluğa, baskılara, siyasi operasyonlara ve yargının araçsallaştırılmasına karşı meslektaşlarımla birlikte hukuki mücadele vermeyi görev saydım.
Mutlak butlan kararı, siyasi iradeyi ve parti hafızasını hukuk dışı yöntemlerle yeniden dizayn etmek için verilmiştir. Demokratik meşruiyetin yerine fiili dayatmayı koymaya çalışan hiçbir anlayışın ve hukuk dışı yöntemlerle tesis edilen hiçbir tasarrufun benim nezdimde meşruiyeti yoktur.
Bu süreçte atılan ilk adımlardan birinin, yıllardır partinin hukuk mücadelesini yürüten avukatların görevden alınması olması tesadüf değildir. Bu müdahalenin amacı Cumhuriyet Halk Partisi’nin hukuksuzluğa karşı yürüttüğü hukuk mücadelesini etkisizleştirmek, savunma iradesini zayıflatmak ve itiraz yollarını susturmaktır.
Bu nedenle şahsıma yönelik bu müdahaleyi bir mesleki kayıp ya da kişisel bir hüsran olarak algılamıyorum. Aksine, hukuksuzluğa boyun eğmemenin bedeli olarak bir onur nişanı olarak görüyorum. Ömrüm boyunca da bunu aynı kararlılıkla ve gururla taşıyacağım.
Çünkü bizim mücadelemiz ve avukatlık makamlarla, unvanlarla ya da resmi sıfatlarla sınırlı değildir. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’ni demokrasi mücadelesinin, halk iradesinin ve Cumhuriyet değerlerinin baba ocağı olarak kabul eden insanlarız.
Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da hukukun üstünlüğünü, demokratik meşruiyeti, halkın iradesini savunmaya devam edeceğim. Bunun için herhangi bir vekâlet ilişkisine, resmi sıfata ya da görevlendirmeye ihtiyaç duymadım, bundan sonra da duymayacağım.
Bu hukuksuzluğun parçası olan, imza atan, görev alan, sessiz kalan, meşrulaştırmaya çalışan herkese açık çağrıda bulunuyorum: Hiçbir makam, hiçbir geçici güç ilişkisi, hukukun ve vicdanın üstünde değildir. Tarih, hukuksuzluk karşısında direnenleri de bu sürece ortak olanları da ayrı ayrı kaydedecektir. Bugün verilen her kararın, atılan her imzanın ve alınan her tutumun yarın hem hukuk hem de toplum vicdanı önünde bir karşılığı olacaktır.
Başta partimizin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel olmak üzere, demokrasi ve hukuk mücadelesinden geri adım atmayan tüm yol arkadaşlarımla hukuksuzluğa karşı dayanışma içinde olmaya devam edeceğimi de beyan ediyorum.
İnanıyorum ki, sonunda mutlaka halkın iradesi kazanacaktır.
Bilgi Üniversitesi'nde binlerce öğrenci "Çav Bella" şarkısı eşliğinde yürüyor.
"İşte bir sabah uyandığımda
Çav bella, çav bella, çav bella, çav, çav, çav
Elleri bağlanmış bulduğum yurdumun
Her yanı işgal altında"
CHP İstanbul'da sokağa çıkacak.
Beşiktaş, Şişli, Sarıyer ve Beyoğlu İlçe Başkanlıkları, 18.30'da Dolmabahçe'den Barbaros'a,
Bahçelievler İlçe Başkanlığı, 18.00'de Haznedar Meydanı'ndan Bakırköy Özgürlük Meydanı'na,
Kadıköy İlçe Başkanlığı da 19.00'da Süreyya Operası önünden ilçe binasına yürüyecek. Diğer ilçelerde de yürüyüşler olacak.
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de Haznedar yürüyüşüne katılacak.
Ödeyemediğiniz kira, kredi kartlarıyla döndürmeye çalıştığınız harcamalar, alamadığınız et, gidemediğiniz tatil, oturamadığınız bar, dilediğiniz saatte yürüyemediğiniz sokaklar ve artık olmayan okulunuz hah işte tüm bunlar politik
ÇAĞRI!
Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik hukuksuz mutlak butlan kararı, doğrudan gençliğin demokratik geleceğini hedef almaktadır.
Öğrenci Birliği olarak bu yargı darbesine karşı durmak için tüm öğrenci hareketlerini, gençlik örgütlenmelerini ve sıra arkadaşlarımızı demokrasimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Hemen şimdi CHP Genel Merkezinin önünde buluşuyoruz!
Hukuksuzluğa, baskıya ve halk iradesini yok sayan tüm kararlara karşı sesimizi yükseltiyoruz. Bugün verilen mutlak butlan kararını kabul etmiyoruz.
Üniversitelerden sokaklara, kampüslerden meydanlara direnişi büyütüyoruz!
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!