Bence çocuklarınızı akşam kendi evimize götürelim, sabah okula getirelim, size de haftada bir gün görüşme ayarlayalım ki annesi olduğunuzu unutmasın. En doğrusu bu.
“Bir günde her şeyimi kaybettim.”
O gün sadece Eşimi kaybetmedim; nefesimi, evimin sıcaklığını, huzurumu da kaybettim.
Beş aylık oğlum Yağız, annesinin sesini, kokusunu bile duyamadan büyüyecek.
Her sabah onun gözlerine bakarken, annesiz kalmış bir çocuğun sessiz feryadını duyuyorum. O kadar acı veriyor ki..
Bir çocuk direksiyon başına geçti, bir hayatı değil, bir aileyi yok etti.
O günden beri ben nefes alıyorum ama yaşamıyorum.
Her gün mezarının başında, “Sana söz, Ümran… Adalet yerini bulacak.” diyorum.
Ben artık sadece bir eş değilim; bir baba olarak adalet arayan, içi yanmış bir adamım.
Yağız büyüyecek… Ve ben onun gözlerini bakınca gururla biz annen için verdiğimiz mücadeleyi kazandık dik yürü oğlum diyebilmek istiyorum.
#ÜmranİçinAdalet
artık herkes daha güzel giyiniyor, daha güzel kokuyor ama çoğu kimsede bu görüntü estetiğine eşlik edecek bir iç zarafet yok.
kamusal görgüden yoksun viraneye malik defineler.
Uçakla 1.5 saat ötemizde bir soykırım yaşanıyor.
5000 in üzerinde çocuk İsrail’in attığı bombalarla öldürüldü.
Hiroşima’dan , Nagasaki’den ne farkı kaldı?
Bu duruma kayıtsız kakıp , susan her insan varoluşunu sorgulamalı!