@SiyahKediliAdam@nehesapama Bu iki boncuğa aylardır yuva arıyorum; yok, yok..Her türlü tetkik ve tedavileri yapıldı.Sarman terk edilen bir CAN, diğeri ddçe henüz 1 aylıkken otoparkta araçların altından kurtardığım bir CAN ve ikisi de erkek, kısırlaştırıldı..Nerede, nerede melekleri❓🙏❤️❤️🙏
Sayın Kılıçdaroğlu…
Atatürk’e ve Cumhuriyet’e gönül vermiş milyonlardan biri olarak yazıyorum.
Atatürk’ün ömrünü verdiği Hatay’da doğmuş biri olarak…
Atatürk’e ödeyemeyeceğim vefa borcum nedeniyle yazıyorum…
Hiçbir makam beklentisi olmayan biri olarak yazıyorum…
Mutlak butlan kararının ardından, tarih, sizin ne kazandığınızı değil, nasıl davrandığınızı yazacaktır.
Ve unutmayın tarih kaydeder...
Amcam Emekli Pilot Yarbay İsmail Karadağ’ı pazartesi günü saat 12.00’de Erzincan Merkez Cemevi’nden uğurlayacağız. Abisi Ali Karadağ gibi bulunduğu her yeri aydınlatmak için mücadele eden, her yerden iyilik yeşertmeye çalışan, karanlığa karşı bilimin, hukukun, laikliğin savunmasını yapan, yaşama değer katan amcamı hiç unutmayacağız.
Ah Süleyman’ım.Çok isyan ettim bahçeme başka kedi sokmuyor diye.Neler neler yaptık sakinleşsin diye. Meğer kulakları duymuyormuş.Bunu bu kadar geç anlamış olmam imkansız.Sonradan oldu eminim.Ama bu şekilde sokakta devam edemez.Tek kedi olacağı bir yuvası olmalı. İstanbul 🙏🏻😞🍀
Bu güzelliği sokakta tasması ile bulan hanımefendi, daha önce benden yine bir cins kedi için yardım istemişti, özellikle yuva için, yardım edememiştim. Kalan bilgiler görselde.
RT yaparsanız belki bir şansı olur.
Ankara
Dağlardaki eşkıya artık şehirlere inmiş, vatandaşın can güvenliği her geçen gün daha fazla tehdit altına girmiştir. Her gün yeni bir cinayet, yeni bir acı haber alıyoruz. Bana ulaşan yüzlerce mesaj, toplumun içinde bulunduğu korku ve çaresizliği açıkça göstermektedir.
Devletin asli görevi vatandaşını korumaktır. Suçla ve suçluyla mücadelede kararlı adımlar atılmalı, toplumun huzurunu ve güvenliğini sağlayacak yasal düzenlemeler vakit kaybetmeden hayata geçirilmelidir.
İnsanlarımız korkuyla değil, güven içinde yaşamak istiyor. Bu nedenle gerekli yasal düzenlemelerin acilen çıkarılması artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Dursun karma aşıdan beri toparlanamadı a dostlar her gün klinikteyiz maalesef. Hiç hali yok, yemek de yemiyor iki gündür. Maşallaaahhh demeden bakmak yasak artık bu çocuğun fotosuna
Leon onu aldıktan bir hafta sonra hastalandı … Altı ay ne olduğunu anlayamadık. Bir iyi bir kötü derken bir doktor “uyutalım” dedi. Çaresi yok. Öyle olmadı. Oğlumla mücadele ettik. 84 gün kutusuna kendi girdi. Fip iğnesi oldu.Yaşamı seçti . Başardık. Bugün bu illet geri döndü. Ama biz bunu da aşarız oğlum. Bir kere yenen yine yener bal gözlüm… ha gayret ♥️
Ertuğrul Özkök, Akit TV’de öyle bir konuşuyor ki, sunucu tek kelime edemiyor. İyi dinleyin:
“— Tayyip Erdoğan da bu ülkede 2002’de yolsuzluktan yargılandı.
— Erdoğan'a yapılan suçlamalar da, bugün Ekrem İmamoğlu'na yapılanlarla tamamen aynı. Hatta suç maddeleri bile aynı!
— Hatta Erdoğan’ın sadece Akbil yolsuzluğu dosyasında geçen para miktarı, bugünkinden çok daha fazla!
— Ama Tayyip Erdoğan ne evinden alındı, ne eşine dostuna bir şey yapıldı!
— Hatta ilk duruşmadan sonra bir sonraki duruşmalara katılmasına gerek duyulmadı! Peki ya şimdi?
Akit sunucusu: ..ERROR!..”
İşte böyle. Ekrem İmamoğlu’na yapılan hukuksuzluk ve zulmü hafife almamak lazım. Adamın adeta her şeyine el koydular.
Olay bundan ibaret!
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkenin geleceğini gençlere emanet etmişti. İşte o emanete layık, gurur veren bir genç bilim insanı!
Trabzon’da görev yapan değerli akademisyen Doç. Dr. Kemal Uzun, geliştirdiği yenilikçi tedavi yöntemiyle şah damarı daralmasına bağlı kalp krizi ve felç riskini ortadan kaldırmaya yönelik önemli bir başarıya imza attı.
Bu üstün çalışması sayesinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından dünyanın en başarılı 100 bilim insanı arasında gösterildi.
Bilime, insanlığa ve ülkemize kattığınız değer için sizi yürekten kutluyoruz. Başarılarınızla gurur duyuyor, emeğinize ve azminize sonsuz teşekkür ediyoruz.
👏🏻👏🏻🇹🇷❤️ Tebrikler hocam, yolunuz açık olsun!
Evladımız Atlas’ı unutmayın... Adalet arayışımız sürüyor. 9 Haziran saat 10.00’da Bakırköy Adliyesi 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde Atlas için bir araya geliyoruz.
İstanbul Üniversitesi'nin Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının hukuksuzca iptal edildiğinin itirafı niteliğindeki evrağı:
“Diploma iptali hangi belgeye dayanıyor, biz de bilmiyoruz!”
Ne belge var, ne gerekçe! Sadece talimat var!
Bu bir hukuk cinayetidir.
Amaç belli: Halkın Cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu’ndan korkuyorlar!
Bugün diploma gider, yarın tapunuz, maaşınız, geleceğiniz!
Bu dava İmamoğlu’nun değil, hepimizin!
Bu ülke sarayın tapulu malı değildir!
Halkın iradesini çiğnetmeyeceğiz!
Bugün Çorum’dan Nevşehir’e uzanan yolumuzda gördük ki…
Adalete duyulan inanç; kurulan tüm hesapları boşa çıkaracak güçtedir.
Bir yolu yürümeye başladık.
Yeni mücadelemizin parolası yürüyüştür.
Pusulası millettir.
Rotası 86 milyondur.
Damla damla, köy köy, belde belde, şehir şehir kazanacağız!
Silivri'de 9 no'lu infaz kurumunun kayıtların alındığı kısmında (Ziyaretçi Merkezi denir, bir nevi bekleme odasındadır), doğduğundan beri sağolsun infaz memurlarıyla ve avukatlarla el birliğiyle büyüttüğümüz bir kedi vardı. Adını "Tahliye" koymuştuk. Bir köşede küçük bir evi, mama-su kabı vardı. Genelde evrak dolabının üzerinde uyurdu. Tuvaletini dışarı gider yapardı. Fındık farelerini bazen yakalar, bazen de onlarla oynardı. Çok sevecendi, ziyaretçi merkezini evi olarak benimsemişti. Özetle, yaklaşık 1,5 yıldır merkezin maskotu, hepimizin neşesiydi. Geçtiğimiz hafta bir baktım Tahliye yok. Eşyaları da yok. Ziyaretçi merkezinde avukatlar saatlerce bekledikleri için birkaç koltuk koymuşlardı, onları da götürmüşler, yerine sandalye koymuşlar. “Ne oldu? Tahliye nerede?” diye sordum panikle memurlara. “Bilmiyoruz, biz de çok üzgünüz” dediler. Başladım ağlamaya. Çünkü biliyorum ki onları götürüp çorak yerlere atıyorlar. Tahliye ev kedisi gibi büyüdü ve kediler yaşadıkları kişilerden ziyade yeri benimserler. Ne yapar dışarıda, nasıl yaşar, diye hüngür hüngür ağladım. Aslında yalnız buna değil, hepimize iyi gelen bir kediye bile tahammül edemeyecek kadar kötü olmalarına, asla idrak edemeyeceğim kadar kötü olabilmelerine, bu kadar kötülüğün dibimize kadar sokulmuş olmasına ağladım. Vallahi o gün her şeye birden çok ağladım.
Ben somut adalet için çalışırım ama ilahi adalete de inanırım. Dualiteye, aydınlıkla karanlığın dengesine, karmaya yani insanın ne ederse onu eninde sonunda bulacağına inanırım. Bu kadar kötülüğü yapanların karşılığını bulacağı günleri sabırla bekliyorum. Çok büyük bir sabırla. Biz göremesek de veya bu dünyada değilse de başka bir zamanda yaşayacaklar bu karşılığı. Umarım şahitlik etme şansına nail oluruz. Umarım.
FELÇLİ KADININ BAKICISI İSTEMEDİ DİYE ÖTANAZİ İSTEMİŞLER!
Adı Arap…
Yıllarca bir evin balkonunda, tek gözü görmeden, kilolu bedeniyle hayata tutunmaya çalıştı.Sonra bir gün…
Bakıcısı istemediği için kapının önüne bırakıldı.
Bir can, bir eşya gibi.Ötenazi için kliniğimize getirildi…
Ama biz ötenazi yapmıyoruz.
Çünkü her canın bir şansı, bir umudu, bir yolu vardır.Arap kaçamaz, yükseğe çıkamaz, sokakta yaşayamaz…
Ama sevgiyle yaşayabilir.
Güvenle, sıcak bir yuvayla, merhametle yaşayabilir.Şimdi onun için korunaklı, güvenli, sevgi dolu bir yuva arıyoruz.
Çünkü Arap’ın hikâyesi burada bitmeyecek.
Bir kapı kapandı ama bir kalp açılırsa hayatı tamamen değişecek.Sahiplendirme yeri:
Kadıköy Ata Veteriner Kliniği
0534 637 52 67
İstanbul / Kadıköy
Bir hayvansever vatandaşımızın yanına gelen Poyraz için özel bir yürüteç hazırlandı. ❤️
Uzun süredir yürümekte zorlanan Poyraz, yeni yürüteciyle ilk denemesinde adım atmaya başladı. 🐾
Onun yeniden hareket ettiğini görmek hem sahiplerini hem de bu güzel çalışmaya emek verenleri çok mutlu etti.
Hayatlarına dokunan güzel insanlar iyi ki var. ❤️🐕🙏