Korkunun ecele faydası yok!
Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin.
Haklılığımıza, cesaretimize, tevazumuza, güler yüzümüze yenileceksin!
Aziz Milletim;
Asla üzülmeyin, mahzun olmayın, umudunuzu yitirmeyin.
Demokrasimize yapılan bu darbeyi, bu kara lekeyi el birliğiyle söküp atacağız.
Bu süreci yöneten insanların, hem bu dünyada hem de ahirette yüce Yaradan huzurunda hesap vereceği günler yakındır.
86 milyon vatandaşımı sandığa koşmaya, demokrasi ve adalet mücadelesini tüm dünyaya duyurmaya davet ediyorum.
Dimdik ayaktayım, asla eğilmeyeceğim.
Her şey çok güzel olacak…
Laikliği ve laik eğitimi hedef alan politika ve uygulamalara derhal son verilmelidir!
Kartal ilçe MEM/HEM ile İnsan Medeniyet Hareketi Hicret Derneği arasındaki yaz okulu protokolü iptal edilsin!
Laik ve bilimsel eğtim talebimizden vazgeçmeyeceğiz.
Karanlığa teslim olmayacağız!
2023 yılı Mayısının 28'inci günü seçimden çıktık...Ülkenin genel durumu şöyledir: Yıllarca uygulanan anti demokratik uygulamalar basiretsiz ekonomik politikalar sebebiyle millet yorgun ve fakir bir durumda... #secim23
Seviyorum bu coğrafyayı hiç yanıltmıyor.
Cumhuriyeti sindirememiş, intikam peşinde koşuyor ama boşuna.
Sonunda kaybedecek. Geldiğimiz noktayı son sanıyor.
Bilmiyor ki, her şey yeni başlıyor.
Yıl 1918.
Takvimler 2023 den söz ediyor.
Sadece bir konuda tadım kaçık.
Birileri her şeyi bildiğini sanıp kıymet bilmiyor. Seferberlik celbim gelmiş. Vatan yorgun bedenimden hala vazife bekliyor. Olsun…
Yorulmak yok.
Bu ülkeyi yolda bulmadık.
Nutuk’u aldım elime, sayfalar su gibi akıyor. Değişen ne diyorum.
Cevabı O söylüyor. “Milletin kaderini, istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır… “
Mesaj alındı.
Yola devam.
Yeni bir Kemâl daha kazandık, bu az şey mi?
Hedef belli, yol belli. Demokrasilerde çare de tükenmez.
Sen bize en kıymetli anahtarı verdin. Cumhuriyeti hediye ettin.
Biz de and içtik.
Yedirmeyiz paşam.
Av. H. Uğur Poyraz
Seçimi kazandıktan sonra, ilk imzalayacağım kararnamelerden biri, maçların artık şifresiz olarak TRT’de yayınlanmasını sağlamak. Milletin küçücük zevklerini bile çaldılar. Böylece milleti TRT’yle de barıştıracağım ve TRT gerçekten milletin kanalı olacak.
Şu an, şu saatte bir ilçe belediyesinin organizasyonuyla sahnede olmam gerekiyordu.
Olmadı; evde oturuyorum.
Neden olmadı?
Neler oldu?
Son 6 yıldır sahne gösterileri yapıyorum!
Bir tek gün, bir tek belediyenin kapısını çalmadım!
Menejerime ve organizatörlerimize kesin tavrımı belirttim;
“benim adıma hiçbir belediyenin kapısını çalmayacaksınız!
Davet olursa o başka; hangi partiden olursa olsun belediyeler halkın belediyesidir, o belediye başkanı bunu bilse de bilmezlikten gelse de…”
6 yıldır yaklaşık 400 gösteri yaptım.
Bunların sadece 10 küsür tanesi belediye gösterisi… Çünkü ben hiçbir belediyenin kapısını çalmadım, sadece az sayıda davete icabet ettim…
Belediyeleri de açıkça söyleyim; CHP, AKP, MHP, bir de Tunceli Belediyesi; TKP… Davet eden bunlardı.
Parti demişken, partilerden gelen teklifler de olmadı değil! Oldu.
Kabul etmedim!
“Sanatçı siyaset yapmaz” zırvasına inandığım için değil! Ben particilik değil ama siyaset yapıyorum! Ben kendimi bildim bileli anti kapitalistim. Benim filmlerim de anti kapitalist filmler!
Bunun için kendimce bedel ödüyorum; en basit kapitalist tabirle; “Kardan zarar ediyorum”
Ancak hangi partiden olursa olsun; belediyeler halkın belediyesidir. Bu nedenle belediye logosu ile yan yana gelirim ama parti logosu ile yan yana gelmem!
Her neyse, parantez işareti yapmadan açtığım parantezi kelimeyle kapatıyorum!
Üç gün önce Trakya’daki bir ilçe belediyesinden davet aldık. Her konuda anlaştık!
“Belediye başkanımız gösteriden önce bir konuşma yapabilir mi” diye sordular.
“ Belediyeler tüm halkın belediyesidir, parti propogandası yapmayacaksa, yapabilir” dedik!
“ Emin olun başkanımız parti propagandası yapmayacak” dediler!
Bir tanıtım videosu istediler!
Çektim, yolladım.
“Belediye başkanımız, belediyenin ismini de geçirebilir mi, diye sordular” şeklinde bir mesaj aldık.
Tam yeni bir video çekmeye hazırlarken yeni mesaj aldık;
“Belediye başkanımız gösteriyi iptal ettiler”
“Sebep?”
“Belediye başkanımız, Müfit Bey’in sosyal medya paylaşımlarını görmüş. Gösteriyi iptal etti”
Çıkan kısmın özeti budur!
Behey başkan!
Ne varmış paylaşımlarımda!?
Bir kelime hakka, hukuka aykırı paylaşımım olsa savcılar gereğini yapardı!
Siz kimsiniz! ?
Bir partinin oylarıyla başkan olmuş olabilirsiniz! Ancak her partiden bütün halkın belediye başkanısınız!
Belediye’nin bütçesi her partiden insanın vergileriyle oluşuyor!
Siz ne demek istiyorsunuz?
Belediye sizin babanızın çiftliği mi?
Her partiden vatandaşların vergisiyle oluşan bütçeyi sadece sosyal medya paylaşımlarını beğendiğim yandaşlarıma harcarım” mı demek istiyorsunuz?
Siz bilirsiniz!
Ben kapınızı çalmadım; siz benim kapımı çaldınız! Ancak ben bu zihniyeti hem yerden yere çalar hem halkıma, milletime şikayet ederim!
Benim derdim para değil, derdim para olsa ben sizin kapınızı çalardım siz benim değil!
Neyse!
Belediye başkanının gösterimizi iptal ettiği haberi gelince ben kahkaha attım. Gerçekten kahkaha attım; şahitlerim var!
Organizatör arkadaşımız Batuhan:
- Hocam, üzülmediniz mi? Neden gülüyorsunuz, dedi?
- Neden üzüleyim, dedim. Dün benim için böyle bir belediye başkanı yoktu, bugün yine yok. Benim için yok hükmünde, nesine üzüleyim!
Eskilerin dediği gibi; bir belediye başkanın duasıyla var olmadım ki, bedduasıyla yok olayım!
O belediye başkanı kaç yıldır var bilmiyorum!
Ancak ben 1986’da Kartal Sanat İşliği Tiyatrosu’ndan beri, 1990 Levent Kırca Olacak O Kadar programından beri varım!
Bu tür belediye başkanlarının adaletsiz, liyakatsız zihniyetlerini yok etmek için varım!
10 Ay sonra yerel seçimler var!
Bu belediye başkanın karşısında kim varsa onun yanında yer alıp bu başkana karşı tek kişilik gösteri yapmak istiyorum! 5 kuruş para almayacağım! Çünkü benim derdim para değil; Her vatandaşın parasıyla oluşan belediye bütçesini sadece kendi yandaşlarına yedirmeye çalışan,
belediyeyi kendi babasının çiftliği sanan belediye başkanına ders vermek!
Bu dersi dert edindim, sevenlerimin desteğini bekliyorum!
@spasabld #SüleymanpaşabeleyeBaşkanı
İnsanın iyiliği siner cümlelerine, vücut diline, konuşmasına… Hiç tanışmadım kendisiyle. Parti üyesi de değilim. İki yıl önce babamı kaybetmiştim onca çabaya rağmen. Tüm duyu organlarımla acımı yaşarken çıkamıyordum gözyaşlarımın içinden… Denize attım kendimi. Tenim soğukla, gözüm balıkla, kulağım basınça meşgul olsun diye… Yüzerken ağlanamıyormuş. Denizden çıktım. Tanımadığım bir numara arıyor. Daha önce de aynı numaranın cevapsız çağrıları var. Açtım. Kemal Kılıçdaroğlu’ydu telefondaki. Numaramı nereden aldı, acımı nereden öğrendi, beni nasıl buldu hiç bilmiyorum. Soramadım da şaşkınlıktan. 5-6 dakika kadar konuştuk. Acımı paylaştı. Sonra öğrendim ki hep böyle yaparmış. Acı dolu anlarda kim olduğu, ne olduğu, ideolojisi fark etmeksizin, acıyı duyduğunda gidermiş, ararmış, sorarmış…
Şu alemde akıllı tek bir Akp'li göremezsiniz demiştim... Arkadaştan özür dilerim. Videonun içinden çıkamıyorum. Kendine Muhabir büyük iş yapmış. Bu güne kadar ki en etkili röportaj😍
Kandil'den İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya, Afgan,Suriye'li mültecisine
Akp nerede hatalar yapıyor.
Gerçek bir Akp'linin ağzından dinleyin