Altay Cem Meriç:
Üniversitelerde yıllarca sevgili olanlar var, bunlar aslında çoktan karı koca olmuş durumdalar. Sadece biri çıkıp dua edip nikahlarını kıymadığı için sürekli günaha giriyorlar.
Adam dindarlaşıyor, evlenmek istiyor ama babası tutturmuş bir "okul bitsin" hastalığı. Kızla oğlan yıllardır sevgililer, babası dindar olmasına rağmen okul bitmeden evlendirmiyor. İşin tuhafı, birlikte gezmelerine tozmalarına da bir şey demiyor, sorun sadece yüzük takılması. Doğrusu bu baba da hiç normal değil.
Sistemi kuranlara, eğitimi planlayanlara dönüp, "Kardeşim, sen bu gençleri 25 yaşına kadar karma okutuyorsun" diyemiyorlar çünkü bu cesaret ister. Aynı şekilde babaya da çıkıp "Evlendirsene çocuğunu" diyemiyorlar.
Tabii ki güçleri en zayıf olana, yani gence yetiyor. En kolay dövülecek olan yine o oluyor.
22 yaşında bir kızla bir oğlan birbirine doğal bir çekim duyar, bunları aynı ortama koyup başka bir şey bekleyemezsin.
Önce bu sosyal hayatı yeniden düzenleyeceksin ve gençlerin erkenden evlenmesine teşvik edeceksin. Bu yaklaşım zaten toplumu da düzeltir.
Hayır ülke için savaşıp gazi olan ama ulusa girmesi çirkin bulunan görüntüsü sebebiyle yasaklanan anadolu taşrasının dilsiz garibanı ile kavga etmiyorsunuz artık.
Gerçi onlarla da siz değil jandarma kavga ediyordu genelde. Siz jandarmanın dövdüğü taşralıyı tahkir etmekle yetiniyordunuz. Taşralılar şehirli dedikleriniz balo yaparken aç kaldığı için şehre gelmek zorunda kaldı.
Dolayısı ile siz taşralı garibanlarla değil, onların şehirli çocukları ile kavga edeceksiniz. Daha doğrusu edemeyeceksiniz. Karşınızda oturmayan, ''okumuş adam'' diye size saygı duyan dilsizleri dövmeyi boksör olmak sanıyordunuz.
Bir boksör ki hiç eli olanla maç yapmamış. Özgüveni sadece elsiz dövebilmekten kaynaklanıyor. Nerede eli olan bir batılı görse öpe koklaya bir hal olmuş. Böyle bir boksör gibi yağ bağlamış, yürüyemez hale gelmiş.
Karşısında oturduğunun yıllarca parlattığı her kardan adamın, son bir kaç yıldır güneş görmüş gibi erimesi ondan. Zira taşralının evladı boksör olduğunu göstermek için sizi pataklamak zorunda kalıyor. Pek zorlandığı da söylenemez.
Şehirliye “okumuş adam” deyip saygı gösteren anadolu halkını, düşman belleyerek efendilerine yaranmaya çalışan şehirli müstemleke aydını profilinin de sonuna geldik.
Gökte hoş bir sada bırakmadan giden, buralı olmayan, buralıyı sevmeyen bir profil.
ABD eski Başkanı Reagan'ın hukuk danışmanı Bruce Fein:
“Asıl katliamı Anadolu'da 2,4 milyon insanı katleden Ermeni çeteler yaptı. Türkler arşivlerini açtı, Ermeniler reddetti. Ermeniler, tüm dünyadan ama özellikle de Türklerden özür dilemek zorunda kalır.”
Şimdi ben bu işin aslını astarını bilmiyorum. Ama evladını yeni kaybetmiş birinin hesaplarının böyle peşpeşe kapatılması da normal görünmüyor. Birileri görür bakar diye alıntılıyorum.
Bu hesap kapatma işinin 1 günde kararı alınıp uygulanan bir şey olmadığını Muhbir olayından biliyoruz.
Eğer birisi siyasi bağlantılarını evladını toprağa vermiş birini susturmaya kullanıyorsa bu Allah'ın gazabını celbeder.
Benim kudretim duyurmaya yeter. Böyle bir zulüm hali varsa engellemeye yeten takatince mükellef olur.
Deli Yürek - Bumerang Cehennemi unutulmaz Bozo sahnesi: “Bu memleketin ekmeğini yiyip ihanet eden, bir gün mutlaka ekmeğini yediği yerden kurşunu yer.”
Türkiye’den gençlerin %64’ü başka bir ülkeye yerleşmek istiyormuş.
Her yıl aynı aptal araştırma , her yıl aynı aptalca çıkarımlar.
Açıkça kandırılıyorsunuz. Araştırmanın SADECE Türkiye çıktılarını verince “Türkiye ne hale geldi, gençlerin umutlarını çaldınız” diye zırvalıyorsunuz. Bakın eklediğim görsellere.
Fransız ve İngiliz gençlerinin %72’si ülke dışında yaşamak istiyor, Korelilerin %75’i. Üstüne Koreli gençler, bizim bayıldığımız ülkelerini “cehennem” olarak görüyormuş.
Yeni fenomen bu artık bu. Yerlilik ve millilik yerine ülkenden, milletinden, ailenden, seni sen yapan her şeyden nefret et ve bizim ürünlerimizi satın al, mutlu ol!
Sosyal medya tüm dünya gençlerine “hayatınız berbat, bakın ne hayatlar var” diyor. Böyle demeli ki estetik yaptırasın, seyahat edesin, kıyafet alasın vb.
Aşırı tüketici olabilmen için durumundan memnun olmaman lazım. Kendini sevmemeli, bağlarının zayıf olması lazım.
Nuri Bilge Ceylan’ın şöyle bir şey demişti:
“Hayatımızdan memnun değilsek, nerede olursak olalım, başka bir yerde mutlu olabileceğimiz avuntusu bize iyi gelir.”
Durum aynen böyle. Sadece Türk gençleri değil, dünya gençleri de büyük bir saldırı altında.
Bu araştırmaları yapanlar, yayanlar, gençler için umutsuzluğu körükleyenler kendi kişisel, politik çıkarları için gençlere en çok zararı verenlerdir. Vesselam.
Hasılı ben kimin ayağına bastığımı biliyorum. Onlar kimin ayaklarına basıyor olduğunu biliyorlar. Bunun uzun vadeli yıpratması da bildiğim, olacağını söylediğim ve göze aldığım bir şeydi zaten.
Burada tam zamanlı benimle uğraşan 3-5 tane böyle hesap, 2-3 tane takıntılı ruh hastası, bir kaç tane kitleye yaranma derdindeki kişi ve gümbürtü ile yönetilebilen bir kitlenin nazarımda değeri yok.
Zaten bunlar nazarımızda değerli olsaydı kendi başımıza öylesinin ayağına basmaya cesaret edemezdik. Bu hafta sonu masonluk tarihi ile ilgili 2 saatlik bir video yayınlayacağım. Kültür tarihi denen işin nasıl kurulduğu daha net anlaşılır.
Allah'tan gayrı güç ve kudret sahibi yoktur. Vesselam.
🔴 Avukat Aslıhan Ergün:
Bir çocuğun canı için milyonlarca köpeği gözümü kırpmadan harcarım.
Hindistan’daki gibi köpeklerin ağzında bebek görmek istemiyorum.
Bugün kesilen ineklere neden üzülmüyorsunuz? Köpek kutsal değildir.
İsrail’in Amerika’daki yapılanmasını aratıştırdıkça karşıma tam anlamıyla FETÖ çıkıyor. Her adımları, her stratejileri birebir aynı.
Ve bu kompleks yapıyı ilkokul terk bir imam planladı öyle mi?
Paylaşmadan edemeyeceğim.
Trump’ın “NATO bizim için yoktu” çıkışına bir Avustralyalıdan gelen cevap:
Dostum…
600 bin evsizin bu gece sokakta uyuduğu bir ülkeyi yönetiyorsun.
Yetişkinlerin %40’ı, 400 dolarlık acil bir masrafı borç almadan karşılayamıyor.
İnsülin, araba taksidinden pahalı. İnsanlar hayatta kalmak için doz kısmak zorunda kalıyor.
Tıbbi borçlar iflasın bir numaralı sebebi.
Kadınlar, kürtaj yasalarından korkulduğu için müdahale edilmeyen hastanelerin otoparklarında hayatını kaybediyor.
Dünyada en fazla insanı hapseden ülkesin.
2 milyon insan parmaklıklar ardında.
Üstelik bunların büyük kısmı henüz suçlu bile değil—sadece kefalet ödeyecek kadar paraları yok.
Yaşam süresi düşüyor.
Gelişmiş ülkeler arasında bu tabloyu yaşayan tek ülkesin.
Çocuklar okulda matematikle İngilizce arasında “aktif saldırgan” tatbikatı yapıyor.
Sen ise silah üreticilerini zengin ediyorsun.
Asgari ücret 15 yıldır yerinde sayıyor.
Öğretmenler iki işte çalışıyor, gaziler sokakta yaşıyor.
Ama sen, sana saldırmamış bir ülkeye karşı savaşlara trilyonlar harcıyorsun.
Sonra çıkıp Grönland’a “kötü yönetiliyor” diyorsun.
Grönland’da evrensel sağlık sistemi var.
Eğitim ücretsiz.
Hapis oranı düşük.
Kimse hasta diye iflas etmiyor.
“NATO bizim için yoktu” diyorsun…
Ne zaman? 11 Eylül’de mi?
Çünkü NATO tarihinde ilk ve tek kez 5. maddeyi senin için devreye soktu.
Onlarca ülke asker gönderdi, savaştı, öldü.
Avustralya NATO’da bile değildi.
Ama yine de geldik. 20 yıl boyunca.
Ve sen, kimseye haber vermeden, sabaha karşı çekildin.
Herkesi kaosun içinde bıraktın.
O yüzden belki de başkalarını eleştirmeden önce
kendi ülkene bir bakmalısın.
Çünkü bu tabloda kötü yönetilen tek şey
başkaları değil.
Kaçımız burada basedilen görüntüyü görünce Cem Özkök gibi düşündük? Çok kıymetli bir soru: "Camide kadınlar bölümünde üstsüz bir şekilde video paylaşan, yolunu kaybetmiş bir gence kimler örnek olacak?" İbadeti paylaşma, iyiliği paylaşma, peki iyilik nasıl yayılacak?