Hâfız İbn Hibbân رحمه الله
Organlar arasında, itaat ettiği zaman dilden daha fazla sevap kazandıran; isyan ettiği zaman da ondan daha büyük günaha sebep olan hiçbir organ yoktur.
Ravdatü’l-Uk alâ, s. 67
Tüm dünya kısırlaşır veya kısırlaştırılırken...
İnsanlığın ekini ve nesli ifsad edilirken....
Sadece kendi varlığına yönelmiyor- kendi var oluşunu gerçekleştirmenin yolunu seni yok etmekten inşa ediyor.
Mücâhid b. Cebr رحمه الله, Allah Teâlâ’nın:
“Onların önden gönderdiklerini ve bıraktıkları eserleri de yazarız.”
Yasin 12
âyeti hakkında şöyle demiştir:
“Onların attıkları adımlarını.”
[Buhârî’nin Muallakât bölümünde]
İmam Ahmed’in Müsned’inde Enes b. Mâlik رضي الله عنه’dan rivayet edildiğine göre, Benî Seleme kabilesi evlerini terk edip mescide daha yakın bir yere taşınmak istediler. Bu durum Resûlullah ﷺ’e ulaşınca, Medine’nin ıssızlaşmasını istemedi ve şöyle buyurdu:
“Ey Benî Seleme! Mescide doğru attığınız adımların sevabını hesaba katmaz mısınız?”
Onlar:
“Evet, ey Allah’ın Resûlü!” dediler.
Bunun üzerine yerlerinde kaldılar.
Bu hadisi Buhârî de Sahîh’inde rivayet etmiş, ardından Mücâhid’in şu açıklamasını nakletmiştir:
“Onların adımları, bıraktıkları eserlerdir.”
Yani kişinin yürüyerek attığı her adım da onun amel defterine yazılan ve Allah katında karşılığı bulunan amellerdendir.
Burada özellikle dikkat çekilmesi gereken nokta şudur: Allah yolunda atılan her adım, insanın geride bıraktığı bir eser olabilir. Mescide giderken atılan adımlar, ilim öğrenmek için gidilen yol, hayır yapmak için atılan adımlar… Bunların hiçbiri Allah katında kaybolmaz.
Bugün telefonunu hiç tereddüt etmeden kaç kez açtın?
Peki Mushaf'ı (Kur'an'ı) aynı özlemle kaç kez açtın?
Uygulamalardaki düğmelerin yerlerini ezberler olduk,
Ama ayetlerin yerlerini unutuyoruz.
İnsanların en son haberlerini biliyoruz,
Ama Allah'ın bize hitap ettiği son şeyleri bilmiyoruz.
Videolar ve mesajlar arasında saatler geçiyor
Ve ağırlığını hissetmiyoruz.
Ancak Kur'an ile geçen dakikalar bize çok uzun geliyor.
Ta ki Kur'an'ı terk etmek, hissetmediğimiz bir alışkanlık haline gelene kadar.
İşte bu yüzden Yüce Allah onların Kur'an'ı yalanladıklarını
Veya ona savaş açtıklarını söylemedi.
Aksine, Peygamberinin (s.a.v) diliyle onu terk ettiklerini söyledi!
Sanki Peygamber'in (s.a.v) kalbini en çok acıtan şeylerden biri,
Ümmetinin Rabbinin kelamından yüz çevirip meşgul olduğunu görmesidir.
Çünkü Kur'an'ı terk etmek sadece onu okumayı bırakmak demek değildir.
Aksine; onu sürekli ertelemektir,
Önceliklerinizin en sonuncusu olmasıdır,
Ayetleri duyup da etkilenmemektir,
Okuyup da değişmemektir,
Ezberleyip de amel etmemektir,
Onun dışında her şeyle meşgul olmaktır.
O halde, Resulullah'ın (s.a.v) şikayetçi (davacın) olacağı bir günün gelmesinden sakın.
Allah'ım, bizi kitabını terk edenlerden eyleme.
Kur'an'ı dünyada yoldaşımız, ahirette şefaatçimiz kıl ve bu dünyadaki son sözümüzü onu okumak ve onunla amel etmek eyle. 🤲🏼
kadın koskoca soykırımı görmezden gelip romada doğum yaptığı için acımamızı bekliyor ablacım sen bir siyonistle evlenmekle kalmayıp sen de siyonist olmuşsun
Today I watched four children, none of them older than twelve, follow a woman through the street, shouting obscene insults and making sexually explicit remarks. A few of us stepped in to stop them, but they answered us with the same language, as though obscenity had become their first language.
For a moment, I was angry. Then I looked at them.
They were barefoot. Their skin was burned by the sun. They belonged to the tent camps, where childhood has been been replaced by survival.
What I saw was not innocence. But neither was it ordinary evil.
What is a child who has learned obscenity before kindness? What becomes of a conscience that has never been given the chance to grow? At what point does guilt remain personal, and at what point does it become the reflection of a society that has forgotten how to protect its children?
A child is responsible for his actions. But no child invents this darkness alone.
Someone teaches it. If not a parent, then the street. If not the street, then the war itself.
This is the face of war that no casualty report records.
We count the dead because they are easier to count than the living who have been changed. We measure the destroyed buildings because concrete is simpler to rebuild than a human soul. We speak of reconstruction as though rebuilding walls were enough.
But who rebuilds a child’s moral world? Who teaches respect to a generation that has learned survival before compassion? Who returns childhood to those who have never known it?
That is why I cannot celebrate projects that speak only of marriage and childbirth while children are still growing up in tents, while more than ninety percent of Gaza’s schools lie in ruins, and while education has been interrupted for years.
A tent may shelter a body. It cannot raise a human being.
And what are we creating if children are born into a world where survival is the first lesson, and dignity the last?
People ask whether the war is over.
I wonder whether they understand what war really destroys.
Not only homes. Not only hospitals. Not only lives.
Its deepest victory is that, little by little, it persuades children to inherit a darkness they never chose.
How do you declare the end of a war when its ruins have learned to speak, to walk, and one day, perhaps, to become parents themselves?
#WoundedGaza
Üşengeçlik sana çöktüğünde, şu zikre sarıl:
"Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh."
İbn Teymiyye şöyle der:
"Diline en çok doladığın zikir 'Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh' olsun. Çünkü ağır yükler onunla taşınır, zorluklara onunla göğüs gerilir ve yüksek derecelere onunla ulaşılır.
İbn Kayyim el-Cevziyye ise şöyle der:
"Bu sözün; zor işleri kolaylaştırmada, meşakkatlere katlanmada, hükümdarların ve korkulan kimselerin huzuruna çıkmada, tehlikelere atılmada hayret verici bir etkisi vardır. Ayrıca fakirliği gidermede de tesiri vardır."
Selamun Aleyküm
Elhamdülillah Merhum Şeyh İbrahim bin Süleyman er-Rubeyş'in çok kıymetli risale, makale ve derslerinin bir araya getirlidiği külliyatı çıktı.
Bu kıymetli eseri takipçilerimizden 3 kişiye hediye edeceğiz.
ÇEKİLİŞ İÇİN
- RT
- YORUM
- KANALI TAKİP
Çekiliş:22.06.2026
Selamun Aleyküm
Elhamdulillah Merhum Şeyh Dr. Enver el-Evlaki'nin çok kıymetli eseri "Rasulullah ﷺ’ın Hayatı" 5. baskısı çıktı.
Bu kıymetli eseri 3 kişiye hediye ediyoruz
ÇEKİLİŞ İÇİN:
- RT
- YORUM
- SAYFAYI TAKİP
Son Katılım: 15.06.2026
https://t.co/ldZcbk4Exb