AİLE DOSTU ÇALIŞMA HAYATI İÇİN “AİLE VE NÜFUS 10 YILI PROJEKSİYONU” TARİHİ BİR FIRSATTIR
Kadın Komisyonu Başkanımız Sıdıka Aydın, “Aile ve Nüfus On Yılı” kapsamında ilan edilen “Milli Aile Haftası” dolayısıyla açıklama yaptı:
📉 Aileyi güçlendiren politikalar aynı zamanda milli güvenlik meselesidir. Nüfusumuzun hızla düşmesi, ülkemiz için kritik bir alarmdır. Çalışma hayatının aile yapısını destekleyen bir anlayışla yeniden yapılandırılması büyük önem taşımaktadır.
Bu süreçte;
* Esnek mesai
* Hibrit ve uzaktan çalışma seçenekleri
* Çocuklu ailelere kademeli çalışma saati
* Haftalık çalışma süresinin 4 güne düşürülmesi
Kreş ve bakım destek seferberliği:
*Tüm kamu kurumlarında kreş zorunluluğu
*Gündüz bakım merkezleri
*Bakım desteği
Gençlerin evliliğini kolaylaştıracak sosyal politikalar:
*İlk ev desteği
*Kira desteği
*Çocuk destek ödemelerinin artırılması
*Yeni evleneceklere hibe
*Aile dostu vergi politikaları
Doğum oranları ile anne-babalara yönelik politikaların güçlendirilmesi:
*Annelik izin süresinin 60 haftaya çıkarılması
*Babalık izin süresinin 30 güne çıkarılması
*Süt izni uygulamasının 2 yıla çıkarılması
*Yarım zamanlı çalışma kapsamının genişletilmesi
Aileyi güçlendiren eğitim hizmetleri:
*Okullarda aile eğitim programları
*Evlilik öncesi aile eğitim seminerleri
*Dijital anne-baba eğitimleri
*Değerler eğitiminin güçlendirilmesi
*Aile-okul iş birliği mekanizmaları
Dijital dünyaya karşı ailenin korunması konularında etkili önlemler bütüncül bakış açısıyla hayata geçirilmelidir.
Haberimizi okumak için: https://t.co/CR8wvPDM2w
#MilliAileHaftası
Toplu Sözleşme Hükmü Bürokratik Yorumlarla Daraltılamaz…
YÖNETMELİK MEB’İN, KEYFİ YORUM MALİYE’NİN!
Bünyesinde ikili eğitim yapılan sınıfların bulunduğu, ancak genel itibarıyla tekli eğitim yapan eğitim kurumlarında görev yapan yöneticilere toplu sözleşme gereği ilave ek ders ücreti ödenmemesi noktasında, MEB’in talebi üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca verilen görüş; hem usul yönünden hukuka aykırı hem de mevcut toplu sözleşme hükmünün kapsamını daraltıcı niteliktedir. Bu haliyle kabul edilmesi mümkün değildir.
MEB’in; tümüyle ikili eğitim yapmayan, ancak bünyesinde anasınıfı, özel eğitim ana sınıfı ve uygulama sınıfı gibi birimlerde ikili eğitim yapılan okulların “ikili eğitim yapan okul” sayılıp sayılamayacağı konusunda, kendi yönetmeliğini dahi yorumlamayıp neden Hazine ve Maliye Bakanlığından görüş alma ihtiyacı duyduğunu anlamak mümkün değildir. Bir Bakanlık, bizzat kendisinin hazırladığı mevzuatı —üstelik mali hüküm içermeyen bir konuda— neden Hazine ve Maliye Bakanlığına yorumlatır? İnisiyatif almaktan neden kaçınır?
Diğer taraftan toplu sözleşmede; “Toplu sözleşmenin uygulanmasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulamayı yönlendirmeye Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı görevli ve yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
Dolayısıyla toplu sözleşme hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın tek başına görüş vererek uygulamayı yönlendirmesi mümkün değildir. Bu nedenle söz konusu görüş, yalnızca hukuki dayanaktan yoksun değil; aynı zamanda yetki aşımı ve yetki gasbı niteliği taşımaktadır.
Bünyesinde ikili eğitim yapılan sınıflar bulunduğu için sabah 06.30’da görevine başlayıp akşam 18.30’a kadar çalışan bir eğitim kurumu yöneticisinin, zaten son derece cüzi olan hakkını dahi bürokratik yorumlarla gasp etmek; emeği yok saymak, hakkaniyet duygusunu zedelemek ve alın terini değersizleştirmekten başka bir şey değildir.
@tcmeb
YÖNETİCİ YETİŞTİRME PROGRAMLARI UZAKTAN EĞİTİM YOLUYLA DÜZENLENMELİDİR
Milli Eğitim Akademisi Başkanlığı koordinasyonunda 81 ilde “Eğitim Kurumları Yönetici Yetiştirme Programı”nın yüz yüze ve mahalli hizmet içi eğitim faaliyeti olarak uygulanması kararlaştırılmıştır.
Uygulama takvimi incelendiğinde, yeniden yönetici olarak görevlendirileceklerin bir aylık sürede hafta sonları; ilk defa görevlendirileceklerin ise yaz tatili başında hafta içi iki haftaya yayılan bir sürede yüz yüze yetiştirme programına alınacakları belirtilmiştir.
Bakanlık yetkilileriyle daha önce gerçekleştirdiğimiz görüşmede, yetiştirme programının uzaktan eğitim yoluyla yürütülmesinin değerlendirileceği ifade edilmesine rağmen bu yönde herhangi bir adım atılmamıştır.
Programın yüz yüze yürütülmesi, yönetici adaylarının mevcut görevlerinin yanı sıra hafta sonları da il merkezlerine gidip gelmek zorunda kalması, eğitim öğretim süreçlerinin sekteye uğraması, iş ve aile hayatı dengesinin olumsuz etkilenmesi, dinlenme imkanlarının ortadan kalkması gibi olumsuz sonuçları beraberinde getirecektir.
Milli Eğitim Akademisi tarafından yürütülen yönetici yetiştirme programlarında yüz yüze eğitim ısrarından vazgeçilmelidir. Eğitim programları, uzaktan eğitim yöntemiyle daha kısa ve öz bir içerik çerçevesinde yürütülmelidir.
Kurban Kardeşliğe Çağrı 🐏
Kurbanlarınızı 34 yıldır olduğu gibi bu yıl da kardeşlerimize ulaştırıyoruz.
🐏 Kurban bedelimiz: 11.500 ₺
💳 Hesap Adı: ŞANLIURFA İHH
(Şanlıurfa İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Derneği)
🏦 Ziraat Bankası
TR70 0001 0002 5366 4937 4650 03
🏦 Kuveyt Türk
TR79 0020 5000 0083 2353 2000 01
Açıklamaya "Ad Soyad, Telf. No ve Kurban Bedeli" yazınız.
Şanlıurfa İHH - 📞 0414 312 96 66
- Global Sumud Filosu Gazze Yolunda!
- Barselona’dan yelken açan filo gemileri önce İtalya’ya ulaşacak, ardından tüm filo birleşerek tarihin en kalabalık filosuyla Gazze’ye doğru hareket edecek.
- Maddi manevi desteklerinizi daha güçlü şekilde sürdürün.
Hesap Adı: ŞANLIURFA İHH
(Şanlıurfa İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Derneği)
Ziraat Bank.: TR70 0001 0002 5366 4937 4650 03
Kuveyt Türk: TR79 0020 5000 0083 2353 2000 01
Açıklama kısmına; "GEMİ" yazılmalı.
Gazze ablukasını kırmak için akdenize açılacak filoya bir gemi de Urfa'dan olacak inşaallah. Gemi alımı için üniversitede yapacağımız kermese desteklerinizi bekleriz.
Gazze ablukasını kırmak için bu kez yüzlerce gemi ile
yakında Akdeniz'e açılacak olan tarihin en büyük
Özgürlük Filosuna Urfa adına da katkı vermek için,
Urfa olarak biz de bir gemi satınalacağız inşaallah. Desteklerinizi bekleriz.
ŞANLIURFA İHH
(Şanlıurfa İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Derneği)
Ziraat Bank.: TR70 0001 0002 5366 4937 4650 03
Kuveyt Türk : TR79 0020 5000 0083 2353 2000 01
Açıklamaya; "GEMİ" yazılmalı.
Promosyon bağışlarınızla,
"Özgürlük Filosuna Bir Gemi De Urfadan" kampanyamıza katkı sunabilirsiniz!
Ögürlük ve Sumud Filolarına Urfa olarak biz de inşaallah 1 gemi ile katılacağız. Desteklerinizi bekleriz;
ŞANLIURFA İHH
(Şanlıurfa İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Derneği)
TR70 0001 0002 5366 4937 4650 03
TR79 0020 5000 0083 2353 2000 01
Açıklamaya "GEMİ" yazınız.
Gemiye destek için attıları bu güzel ve anlamlı adımlarından dolayı Şehit Muhammed Cihangir Çubukçu Anadolu Lisesi idarecilerine, öğretmenlerine, öğrencilerine ve velilerine teşekkür ederiz.
Değerli halkımız destek ve katkılarınızı bekleriz.
Bugün Said Nursi’nin vefatının 66. yıl dönümü.
Zihnini medresenin kadim sükûnetı ile modernite fırtınalarının kesiştiği kırılma hattında yoğurmuş; tüm hayatını hakikat çabası ile bedel arasında geçirmiş bir düşünür ve mücadele insanı Bediüzzaman Said Nursi.
Nurs köyünden başlayıp Volga kıyılarına, Barla’nın ıssız dağlarından Afyon’un soğuk zindanlarına uzanan o çileli yürüyüş; aynı zamanda zor zamanlarda şahsiyet kalabilmenin manifestosudur.
Said Nursi, kalemi kaba kuvvetten üstün tutan; hürriyeti imanın bir parçası sayan ve uğradığı binbir zulme rağmen “müsbet hareket”ten milim sapmayan duruşuyla, bu toprakların vicdanında silinmez bir iz bırakmıştır.
Vefatının yıl dönümünde;
Siyaseti bir gaye değil, bir hizmet aracı;
Bilimi aklın nuru, dini vicdanın ziyası;
Ve ihlası (saf samimiyeti) her türlü dünyevi makamın üstünde gören o sivil ve vakur mirası saygıyla, rahmetle anıyorum.
EĞİTİMCİYE KELEPÇE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE DARBEDİR!
BASINA VE KAMUOYUNA!
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, ömrünün 34 yılını nesiller yetiştirmeye adamış Felsefe dersi öğretmeni olan Ramazan A.’nın, ders esnasında kurduğu cümlelerin bağlamından koparılarak tutuklanması, sadece bir şahsa değil, eğitimin özgür ruhuna vurulmuş bir prangadır.
Soruşturma sürecinde ortaya çıkan bilgiler; iddiaların bir grup öğrencinin beyanına dayandığını, ancak daha sonra bu öğrencilerin bir kısmının ifadelerini değiştirerek olayın medya organlarında çarpıtıldığını itiraf ettiklerini göstermektedir. Buna rağmen somut delillerden uzak, sadece belirli medya odaklarının oluşturduğu linç kültürü ve algı operasyonlarıyla bir eğitimcinin tutuklanması, hukuk normları açısından bir adalet faciasıdır.
Eğitimciye yönelik şiddetin durdurulması ve öğretmenlik mesleğinin itibarının iadesi için yasal düzenlemelerin konuşulduğu bir dönemde, bir öğretmenin asılsız iddialarla derdest edilmesi büyük bir çelişkidir.
Binlerce öğrenci mezun etmiş, ömrünü eğitime vakfetmiş bir çınarın, hürriyetinden mahrum bırakılması toplum vicdanında derin bir yara açmıştır.
Sınıf ortamı, eleştirel düşüncenin ve tartışmanın merkezidir. Cümlelerin cımbızlanarak suç unsuru haline getirilmesi, tüm eğitimciler üzerinde bir otosansür baskısı oluşturacak ve eğitim sistemimizi niteliksiz bir sessizliğe gömecektir.
Şanlıurfa Sivil Toplum Kuruluşları Platformu olarak yetkililere sesleniyoruz:
Hukuki süreç, sosyal medya mahkemelerinin veya yanlı haber sitelerinin baskısıyla değil, evrensel hukuk ilkeleriyle yürütülmelidir.
Yaşanan bu haksız tutukluluk hali derhal sona erdirilmeli, eğitimci Ramazan A. Hocamız serbest bırakılarak iade-i itibarı sağlanmalıdır.
Bir ülkenin geleceği olan öğretmenlerin asılsız ithamlarla itibar suikastına uğratılmasına müsaade edilmemelidir.
Bizler, bu haksızlığın karşısında, adaletin ve eğitimcinin yanındayız.
Yetkilileri, hukuki süreci hakkaniyetle yürütmeye ve bu haksız mağduriyete son vermeye davet ediyoruz.
Şanlıurfa Sivil toplum Kururluşları Platformu
🇵🇸 Aksa’ya Sahip Çık!
Gazze’de süren katliamlara ve Mescid-i Aksa’nın Ramazan’da kapatılmasına karşı sesimizi yükseltiyoruz!
Bu akşam son teravih namazını Hz.İbrahim Halilullah makamında (Dergah Camii'nde) kılıcağız.
İlk kıblemize olan Mescid-i Aksa!ya sahip çıkmak amacıyla teravih namazından hemen sonra (saat 21.00'da) cami önünde yapacağımız basın açıklamasına tüm halkımızı bekleriz.
Mescid-i Aksa onurumuzdur, bu zulme sessiz kalmayacağız!
BASIN AÇIKLAMASI:
🗓️ 18 Mart 2026 Çarşamba (bu akşam)
⏰ Teravih namazı sonrası - 21.00
📍 Dergah Camii önü - Şanlıurfa
Çin işgali altındaki Doğu Türkistan’da Uygur Türkleri; oruç tutmanın yasaklandığı, camilerin yıkıldığı ve milyonlarca insanın toplama kamplarında işkence gördüğü bir "kültürel soykırım" ile karşı karşıya.
Dünyanın gözü önünde yaşanan bu sistematik asimilasyona sessiz kalma!