Arkadaşlar sanırım sizin beğenmediğiniz ya da neden sevildiğini algılayacak yetkinlikten yoksun olduğunuz her filmin övülüyor olması zihninizde "REKLAMDIR YA" diye çınlıyor. Birinin samimi hisleriyle bir film hakkında bir şeyler yazabiliyor olmasının ++
Deleuze, "Paldır küldür oluş diye bir şey yok" der.
Oluş, bir düşüş değil; bir ritimdir. Ne kadar kaotik görünürse görünsün, her şey kendi içkin düzeniyle kıvranır. Paldır küldür gibi duran şeyin bile kendi dengesi vardır.
Hollywood'un para kazanmaya devam ettiği sürece umursamadan nasıl saçma sapan şeyler üretmeye devam ettiği , edeceğini de eğlenceli bir dille anlatmış. Üzücü ve komik.
İzleme listenize alın ve şans verin.
The Studio: Son yıllarda izlediğim en iyi komedi dizisi.
Hatta en eğlendiğim şey diyebilirim.
Komik, eğlenceli ve sürükleyici. Dizideki cameo'lar ile yarattığı gerçeklik duygusu,
sizi diziye daha da bağlayacak, sezonu bi oturuşta bitireceksiniz, bu kesin.
🇹🇷 Her biri kendi alanında Türkiye'nin gururu olan üç milli sporcumuz artık #Bitget resmi partneri 🎉
İlkin Aydın, Buse Tosun Çavuşoğlu, Samet Gümüş 🦾
#MakeItCount#farkyarat
🎉 Efsanemiz #Messi'nin 37. yaş günü kutlu olsun! 🎂
Azim ve emin adımlarla yürüdüğü yol herkese ilham oluyor 🩵
Sürpriz hediyelerle #Bitget'in Messi 7D Challenge'ı için bizi takip etmeye devam edin. 😍
#MakeItCount#BitgetxMessi
70'ler korku sinemasının aynı zengin dokusunu aşılayarak, ikonik olan ilk filmin temasına, atmosferine, tonuna ve konusuna böylesine saygı ile yapılmış olması çok keyif verici. Filmin sadece The Omen'e değil, o dönemin tüm korku klasiklerine saygı duyularak yapıldığı açık.
The First Omen: Korku filmlerinin son dönem prequel'leri genellikle ucuz sinema avcılığı oluyor ki bu da hüsranla sonuçlanıyor. Neyse ki first omen aralarından sıyrılmayı fazlasıyla başarmış.