Ayrışmanın değil kucaklaşmanın, öfkenin değil kardeşliğin büyüdüğü bir ülke umuduyla…
Tüm yurttaşlarımızın bayramını yürekten kutluyorum.
Nice bayramlara;
Adaletin, huzurun ve vicdanın eksik olmadığı yarınlara…
Büyük Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’yle birlikte iki büyük eserinden biri olarak nitelendirdiği Cumhuriyet Halk Partisi, yüz yılı aşan tarihinde darbelerden, kapatma davalarından ve türlü siyasal müdahalelerden geçmiştir.
Ancak hiçbir dönemde iradesini mevcut siyasi iktidarların mühendisliklerine teslim etmemiştir. Partimiz yönünü her zaman örgüt iradesinin kararıyla belirlemiş; gücünü üyelerinin, delegelerinin ve milletimizin azami düzeydeki ortak kararlarından üretmiştir.
Bu bağlamda Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceği saflaşmalarla değil, partimizin kurumsal iradesi ve örgütümüzün demokratik geleneği temelinde şekillenmeli; vakit geçirmeksizin tarihsel ve siyasal birikimimize yakışır bir tutum takınılmalıdır. Partimizin geleceğini belirleyecek olan AKP’nin aparatına dönüşmüş yargı mekanizmasının kararları değil, kendi demokratik mekanizmalarımızdır.
Yaşanan tartışmaları ve belirsizliği ortadan kaldıracak en doğru yol ise parti örgütümüzün iradesini açık biçimde ortaya koyacak olağanüstü kurultayın gecikmeden toplanmasıdır.
Olağanüstü Kurultay süreciyle belirlenecek yönetimimiz, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bölünmesine yönelik beklenti ve endişeleri ortadan kaldıracaktır.
Nihai sonuç olarak, AKP iktidarı kirli oyunlarına rağmen ilk seçimde gidecek; halkımız ülkemize yaşatılanların hesabını sandıkta soracaktır.
Kimsenin şüphesi olmasın ki çok partili siyasi hayatımıza son vermek isteyen, halkın demokratik tercih hakkını ortadan kaldırmayı hedefleyen tüm karar ve planları milletimizle birlikte dağıtacak; karanlığı yeneceğiz.
19 Mayıs 1919'da emperyalizme karşı tam bağımsızlık bayrağını açan Mustafa Kemal Atatürk’e ve yol arkadaşlarına İzmir'den selam olsun. Bayramımız kutlu olsun.
“Türk genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır.”
Sözüyle halkın derdine tercüman olan, dik duruşuyla adaletin ve vicdanın sesini haykıran büyük ozan Aşık Mahzuni Şerif’i aramızdan ayrılışının yıl dönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in katılımlarıyla açılışı gerçekleştirilen Ferdi Zeyrek Spor Kompleksi’nde açılışına Karşıyaka önceki dönem İlçe Başkanımız Sayın Uğur Yıldırım ile birlikte katıldık Belediye Başkanımız Sayın İrfan Önal ve emeği geçen herkese teşekkür ederiz
Bu ülkenin yarınlarına olan inancımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.
Çünkü biz; zor zamanlarda kenetlenen, dayanışmayı büyüten, milletinin derdini kendi derdi bilen, memleketi için omuz omuza veren büyük bir milletiz.
Artık, ülkemizin kirli siyasetin gölgesinden kurtulduğu, hukukun üstünlüğünün hâkim olduğu, demokrasinin güçlendiği bir geleceği hep birlikte kurmak zorundayız.
Birlikte çalışıyor,
birlikte mücadele ediyoruz.
Ve Türkiye’ye hep birlikte umut olacağız.
Çünkü biz birlikte güçlüyüz.
@mansuryavas06@CAOIletisim1
Kadın milletvekililerimizin ahlak ve vicdan sınırlarını aşan saldırılar karşısında ortak açıklaması:
"Bugün kadın siyasetçilere yöneltilen saldırılar karşısında sessiz kalmayan herkes, aynı zamanda demokratik toplum düzenine de sahip çıkmaktadır.
Bu ülkenin vicdanına, kadınların dayanışmasına ve halkımızın sağduyusuna güveniyoruz.”
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
KADIN MİLLETVEKİLLERİ ORTAK AÇIKLAMASIDIR
Son günlerde kadınların siyasetteki varlığını hedef alan, ahlak ve vicdan sınırlarını aşan saldırılar; sadece belirli kişilere değil, siyasetin onuruna, kadınların kamusal yaşam mücadelesine ve demokratik siyasete yönelmiş organize bir itibarsızlaştırma girişimidir.
Bizler, kadın milletvekilleri olarak; sistematik hale gelen hakaret dilini, yalanı, iftirayı ve kadın siyasetçiler üzerinden yürütülen linç kampanyalarını en güçlü şekilde kınıyoruz.
Türkiye siyasetinde geçmişte de sert tartışmalar yaşanmıştır. Ancak bugün gelinen noktada hakaretin, yalanın ve iftiranın olağanlaştırıldığı; ailelerin, çocukların ve kişisel hayatların hedef haline getirildiği zehirli bir siyasi iklim yaratılmıştır. Kadın siyasetçileri susturmayı, itibarsızlaştırmayı ve toplum önünde yalnızlaştırmayı amaçlayan bu kirli anlayışı kabul etmiyoruz.
Kadın siyasetçilerin namusuna, ahlakına ve kişilik haklarına yönelik alçakça saldırılar hiçbir koşulda kabul edilemez. Kadınların siyaset yapma hakkını baskı altına almak, onları aşağılık ithamlarla hedef göstermek ve kamuoyu önünde itibarsızlaştırmaya çalışmak; demokratik siyasete vurulmak istenen ağır bir darbedir. Çünkü hedef yalnızca bugün görev yapan kadın siyasetçiler değildir; hedef, yarının kadın siyasetçileridir.
Kadınların siyasette daha fazla yer almasını engellemek, genç kadınlara “bedeli ağır olur” mesajı vermek isteyenlere açıkça söylüyoruz: Başaramayacaksınız.
Bir insanın onuruna, ailesine, hayatına ve emeğine yalanlarla saldırmak; yalnızca siyasi bir çirkinlik değil, aynı zamanda büyük bir vicdan ve ahlak sorunudur. İnancı, ahlakı ve toplumsal değerleri dilinden düşürmeyenlerin; iftira karşısında sessiz kalması, hatta bu kötülüğü desteklemesi kabul edilemez.
Yargı eliyle siyaset dizayn edilirken, kadınların siyasetteki varlığını hedef alan bu karanlık dil; bizleri korkutamayacak, susturamayacak ve geri adım attıramayacaktır. Tam tersine, kadınların eşit temsil mücadelesini daha da büyütecek; dayanışmayı daha da güçlendirecektir.
Kadınların kamusal yaşamda, karar alma mekanizmalarında ve siyasette eşit biçimde yer alma hakkı; hiç kimsenin karalama kampanyalarıyla engellenemeyecek kadar meşru ve güçlüdür.
Bugün kadın siyasetçilere yöneltilen saldırılar karşısında sessiz kalmayan herkes, aynı zamanda demokratik toplum düzenine de sahip çıkmaktadır.
Bu ülkenin vicdanına, kadınların dayanışmasına ve halkımızın sağduyusuna güveniyoruz.
Kadınları hedef gösterenlerden, nefret dilini büyütenlerden ve iftirayı siyaset yöntemi haline getirenlerden hukuk önünde ve toplum vicdanında mutlaka hesap sorulacaktır.
Ortaya atılan tüm yalanlar, hakaretler ve kişilik haklarına saldırı niteliğindeki ifadeler hakkında gerekli suç duyuruları yapılmıştır. Başlatılan yargı süreçlerinin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, kadınların onurunu ve siyaset yapma hakkını hedef alan herkesin hukuk önünde hesap vermesi için mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.
Kimse bizim onurlu yaşamımızı, pespayeliklerinin bir parçası yapamaz.
Bugünkü iftira serisinde benim de adımı geçirmeye çalışmışlar. Savcılığa suç duyurusunda bulunuyorum.
Kadın arkadaşlarıma atılan dünkü iftirayı da kendime yapılmış saydım, yarın bu iğrençlikler kime yönelirse kendimi o arkadaşımın yerine koyarım.
Belli ki kumpasçıların başlarını döndüren siyasi hırslarla ayaklar altına alamayacakları hiçbir değerleri kalmamış!
Alçakça bir yalanı bile kurgulayabilme zekasından yoksun kumpasçılar, bahsi geçen dönemde Parti Meclisi üyesi değildim. Bahsi geçen ilde o tarihte hiç bulunmadım. O dönemde ismi geçen kadın arkadaşımızla tanışık bile değildik. Kaldı ki söz konusu tarih ilk evladım oğlumun yeni dünyaya geldiği ve onu büyüttüğüm süreç olması nedeniyle Partimizde aktif görev almadığım bir döneme denk gelmektedir. Anlatılan senaryonun tamamı yalandır.
Bu nasıl bir sınırsız kötülük anlaşılır gibi değil.
Köşeye sıkışmışlığın rezilliği bu kadar tetikleyebileceğini hayal bile edemezdim. Bunu sadece bugün benim adımın geçtiği olayla ilgili değil son dönemde yaşadığımız tüm iğrenç yaftalamalarla ilgili söylüyorum.
Bu günler geçecek ve namusluların namussuzlardan çok daha güçlü olduğunu herkes görecek.
Hiç kimse bir kadının haysiyetine saldırmayı cezasız sanmasın. Hodri meydan!
Saygılarımla
Gizem Özcan
Muğla Milletvekili
Alçaksınız, acizsiniz, şerefsizsiniz!
Sevgilisiyle otel odasında basılan eski belediye başkanı, kendi rezilliğini örtmek için şimdi de benim adımı kullanmaya çalışıyor. Ancak yalan söylemenin de bir zekâ seviyesi gerekir. İfadede adı geçen kişi, benim dönemimden sonra PM üyesi olmuş biri. Bunu bile hesap edemeyecek kadar aciz bir iftira mekanizmasıyla karşı karşıyayım.
Kendi ahlaki ve insanlık çöküşünü örtmek için kadınların adını ortaya atan, itibarı bitince sağa sola çamur bulaştırmaya çalışan bu şerefsizlerle hesaplaşacağım.
Sadece kadın bir siyasetçi olduğum için bu yalanları “ifade” diye oraya koyduran da, sözde haber diye bu alçaklığa alet olanlar da bu ağır suçun ortağıdır.
Ben böyle ölmem. Benim tertemiz hayatımı o çamur dilinizle kirletemezsiniz. Yine diyorum: Bu haysiyetsizlerle mücadele edeceğimi, yalanlarının misliyle hesabını soracağımı, tetikçilerinden azmettiricilerine kadar hepsini o çukurda mahkum edeceğimi herkes bilsin. Hodri meydan!
CHP Kadın Milletvekilleri Ortak Açıklaması
1/
Kadın Siyasetçilere Organize Linç Kampanyası!
Son günlerde kadınların siyasetteki varlığını hedef alan, ahlak ve vicdan sınırlarını aşan alçakça saldırılar sadece bireylere değil, demokratik siyasete ve kadınların mücadelesine yöneliktir.
Biz kadın milletvekilleri olarak bu kirli oyunu kınıyoruz!
2/
Hakaret, Yalan ve İftira Olağanlaştırıldı!
Türkiye siyasetinde sert tartışmalar yaşandı ama bugün aileler, çocuklar ve kişisel hayatlar hedef alınıyor. Kadın siyasetçileri susturmak, itibarsızlaştırmak ve yalnızlaştırmak isteyen zehirli bir iklim yaratıldı.
Bunu kabul etmiyoruz!
3/
Namus ve Ahlaka Saldırı = Demokrasiye Darbe!
Kadın siyasetçilerin namusuna, ahlakına ve kişilik haklarına yönelik bu alçak saldırılar hiçbir koşulda kabul edilemez.
Hedef sadece bugünün kadın milletvekilleri değil…
Hedef, yarının kadın siyasetçileridir!
4/
Genç Kadınlara “Bedeli Ağır Olur” Mesajı Vermek İstiyorlar
Kadınların siyasette daha fazla yer almasını engellemek isteyenlere sesleniyoruz:
BAŞARAMAYACAKSINIZ!
Kadınların siyaset yapma hakkını baskıyla engelleyemezsiniz.
5/
Vicdan ve Ahlak Krizi!
Bir insanın onuruna, ailesine ve emeğine yalanlarla saldırmak sadece siyasi çirkinlik değil, büyük bir vicdan ve ahlak sorunudur.
İnancı ve ahlakı dilinden düşürmeyenlerin iftira karşısında susması ya da desteklemesi kabul edilemez!
6/
Korkutamayacaksınız, Susturamayacaksınız!
Yargı eliyle siyaset dizayn edilirken kadınlara yönelik bu karanlık dil bizleri korkutmayacak, susturmayacak.
Tam tersine:
Kadınların eşit temsil mücadelesini daha da büyüteceğiz, dayanışmayı güçlendireceğiz!
7/
Kadınların Eşit Temsil Hakkı Engellenemez!
Kadınların kamusal yaşamda, karar alma mekanizmalarında ve siyasette eşit yer alma hakkı, hiçbir karalama kampanyasıyla engellenemeyecek kadar güçlü ve meşrudur.
Bugün kadın siyasetçilere saldıranlar, aslında demokrasiye saldırıyor!
8/
Hesap Sorulacak!
Bu ülkenin vicdanına, kadınların dayanışmasına ve halkımızın sağduyusuna güveniyoruz.
Tüm yalanlar, hakaretler ve iftiralar için suç duyurularımız yapıldı. Yargı süreçlerinin sonuna kadar takipçisiyiz.
Kadınların onurunu ve siyaset hakkını hedef alan herkes hukuk önünde hesap verecektir.
#KadınSiyasetçiVardır #DayanışmaVardır
Su testisi su yolunda kırılır misali ellerindeki testileri iftiralarıyla, yalanlarıyla, ahlaksızlıklarıyla dolduranlara bir sözüm var:
“Ellerinden geleni ardlarına koymasınlar. Ama şunu da bilsinler; tehditse tehdit, uyarıysa uyarı… Ellerinizdeki testileri kafalarınızla birlikte kıracağız. Kim nasıl anlarsa anlasın. Bu iftiralara pabuç bırakmayacağız…”
Siirt, tarihi, emeği, genç nüfusu, bereketli toprakları ve madenleriyle Türkiye'nin en değerli şehirlerinden biridir. Bugün burada yalnızca bir kentin sorunlarını dile getirmek için değil yıllardır ertelenen bir adalet çağrısını yükseltmek için bulunuyoruz. https://t.co/1f7f22ypMe
Siirt İl Başkanımız Nevaf Bilek, Kurtalan İlçe Başkanımız Orhan Karataş , İl Başkan Yardımcımız Lokman Batur, Merkez İlçe Başkanımız Celalettin Akınay, Eruh ilçe Başkanımız Hasan Alp , Veysel Karani Belde Başkanımız Hikmet Erkan, Baykan İlçe Başkan Yardımcımız Kadir Taşkın , önceki dönem İl Başkanımız Enver Güneş ile Siirt’i ve geleceğini önceki dönem İzmir Bayraklı İçe Başkanımız Cemalettin Alper in katılımıyla gazeteci arkadaşlarımızla konuştuk. Sonrasında basın toplantımızı gerçekleştirdik.
CHP İzmir Milletvekili Özkan, Siirt'te basın mensuplarıyla bir araya geldi https://t.co/nvGpU6t50X