MHP Ankara eski il yönetim kurulu üyesi Mehmet Sakarya’nın kaleminden..!!!
BİZ UYUDUK…?!
ABD 2002 yılında ülkemizi işgal ettirdi.
Kime mi..?!
TC kimliği taşıyan, fakat aslında fanatik Türk düşmanı olan mollalara..!?
Hafızanızla zaman tüneline girin,
Yaşadıklarımızı bir film gibi seyredin!
Hafızın şiir okuması ve
göstermelik kodese aldırılması…
Mağdura bu millet bayılır…
ABD yani CIA bizi bizden iyi tanır…
Ben o sırada MHP Ankara İl yönetimindeydim. Bahçeli ani kararla istifa ettirildi, Hükümet yıktırıldı.
İstifa haberi geldiğinde, İl yönetimi toplantıdayız, Dedim ki,
“Herkes intihar edebilir, Genel başkanımız da siyaseten intihar etmiştir, yalnız partiyi de peşinden sürüklemiş,
onu da öldürmüştür”
Başkan Yaşar Yıldırım kireç gibi oldu.
"Abi ipimizi çekiyorsun" dedi…
"Başkan" dedim "benim ipim yok, 1966 yılından beri bu hareketin içindeyim.Her düşündüğümü söylerim…
Rahmetli Başbuğumun döneminde de böyleydim”
Dediğim çıktı,
Bahçeli’nin İsifasıyla hükümet yıkıldı, seçime gidildi…
MHP barajın altında kaldı…
Arapçı, daha doğrusu ABD’nin adamları kazandı…
ABD, FETÖ, CIA, Yerli işbirlikçileri elele verdi,
önce askeriyeyi çökerttiler…
En korktukları kesim oydu…
Ergenekon, Balyoz filan derken, bütün paşalar kodese tıkıldı.
Kozmik Odaya girildi,
Devlet sırları işportaya düştü…
Laik rejim yanlılarını safdışı bırakmaları
6 -7 senelerini aldı…
Adliyeyi, Mülkiyeyi ve Askeriyeyi ele geçirdiler…
Ondan sonra yavaş yavaş,
ABD uzmanlarının planlarına göre, İşgal kimseyi ürkütmeden devam ettirildi.
TC kaldırıldı – İki üç bağırdık bitti…
“NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ” tabelaları söküldü.
Vatanın dört yanından…
Kem küm ettik, kapandı gitti konu…
ANDIMIZ kaldırıldı okullardan…
İki üç bağırdık,
Üç beş dava açtık…
Ele geçirilmiş yargı mollaya destek oldu…
Bir Yunan mahkemesi olsaydı, O da böyle karar verirdi…
Bu arada vatan toprakları satılmaya başlandı…
İmar ve ihale dümenleriyle,
Mollalar sıfırlanamayacak servetler edindiler…
Vatandaşlık dağıttı Arapçı mollalar…
Her gelene pasaport dağıttılar…
ABD emriyle Suriye’ye girdik…
Çünkü Linda’lar, Jane’ler Irak’ta çocukları Coniler ölünce isyan etti…
ABD Başkanları Linda’dan, Jane’den çok korkar…
Bu sebeple baştan bağladığı mollaya
“Suriye’ye gir” emri verdi…
Yüzlerce Mehmetçik şehit oldu…!! 😕
Bizde de Helga olsaydı,
“Emevi Camisi başınıza yıkılsın,
ülkede cami mi kalmadı,
hepsi boş duruyor” derdi.
“Fantaziniz için benim yavrum toprağa düştü” Diyerek yeri göğü inletirdi..
Fakat bizim Ayşe, Fatma
“Ben şehit anası oldum” diye, için için gurur duydu…
Çünkü cahildi,
Onu kandırmak
bir bebeği kandırmaktan kolaydı…
Eline Kuranı alan bayrak asılmış
gecekondu evine gitti, İki ayet okudular..!? 😕
Bu zavallılar hüngür hüngür ağladılar!
Bu arada Yunan adalarımıza el koydu…
Ses eden oldu mu?
İki emekli subay feryat etti…Kimse ortalığı ayağa kaldırmadı..
Devlete, devlet ve Türk düşmanlarını doldurdular,
Diplomatları kovup yerlerine imam atadılar… ?!😕
Bu arada Suriye’den ülkemize
çapulcu akını başladı…
Gelenlere sordu gazeteci, "Nasıl geldiniz?" diye, Suriyeli dedi ki, "Bize ‘kalkın Türkiye’ye gidiyorsunuz
herşeyiniz hazır orada,
çok rahat yaşayacaksınız’ dediler getirip bıraktılar buraya!" Kimse ağzını açmadı…
Mollalar ortalığa velveleye verdi, "Bunlar Ensardır bağrımıza basalım" diye.. Cahil kesim anında yuttu bu dümeni…
Şu anda 8-10 milyon yabancı, Ülkeye dolmuş durumda. Her an bir olay patlayabilir…
BOP haritasını gördünüz
Güneydoğu BOP içinde…
Şimdi oralara Arap dolduruldu ki,
düğmeye basınca isyan çıkacak, O topraklar elimizden uçup gidecek!
ABD emriyle orduya operasyon çektiler..
Ordu mevcudunu yarıya indirdiler ki,
yarın ülkede bir kalkışma olursa, halimizi düşünün!
Hatay Belediye Başkanı feryat ediyor
"Şehir elden gitti"diye…
Kimsenin umurunda değil…
ABD emriyle Suriyelileri yurda sokan molla ne diyor, "Suriyelileri göndermeyeceğiz" …
Senin öyle bir iraden olamaz ki!
Sen ABD ne derse onu yapmaya mecbursun…
PAKİSTANLI MÜSLÜMAN BİR BİLİM ADAMININ İLGİNÇ ARAŞTIRMASI..
Dünyada yalnızca 14 milyon Yahudi var;
~Amerika'da 7 milyon,
~Asya'da 5 milyon,
~Avrupa'da 2 milyon,
~Afrika'da 100 bin
Adet Musevi yaşıyor..
Soru: Pekiyi de kaç adet Müslüman İnsan var?
Cevap: 1,4 milyar Müslüman;
~1 milyar Asya,
~400 milyon Afrika,
~44 milyon Avrupa,
~6 milyon Amerika
Kıt'asında Yaşıyor.
👉Yâni Dünyada 1 Musevi’ye Karşın 100 Müslüman Var...
İyi ama Yahudiler Müslümanlardan niçin 100 kat daha güçlü ve daha zengin ve daha eğitimli ve daha mucitler?
Tarafsız ve Bilimsel Yollarla tespit edilmiş nedenlerini öğrenmek istiyorsanız lütfen okumayı sürdürün.
👉Tüm zamanların en etkin bilim adamı Albert EİNSTEİN bir Yahudiydi.
👉Psikanalizin babası Sigmund FREUD bir Yahudiydi.
👉Karl MARKS Yahudiydi.
Tüm İnsanlığa zenginlik ve sağlık katmış Yahudilere bakalım;
👉Benjamin Rubin insanlığa aşı iğnesini armağan etti.
👉Jonas Salk ilk çocuk felci aşısını geliştirdi.
👉Gertrude Elion lösemiye karşı ilaç buldu.
👉Baruch Blumberg Hepatit-B aşısını geliştirdi.
👉Paul Ehrlich frengiye karşı tedaviyi buldu.
👉Elie Metchnikoff bulaşıcı hastalıklarla ilgili buluşuyla Nobel ödülü kazandı.
👉Gregory Pincus ilk doğum kontrol hapını geliştirdi.
👉Bernard Katz nöromasküler iletişim kaslarla sinir sistemi arası iletişim alanında Nobel ödülü kazandı.
👉Andrew Schally endokrinoloji metabolik sistem rahatsızlıkları, diyabet, hipertiroid tedavilerinde kullanılan yöntemi geliştirdi.
👉Aaaron Beck Cognitive Terapi’yi akli bozuklukları, depresyon ve fobi tedavilerinde kullanılan psikoterapi yöntemini geliştirdi.
👉Gerald Wald insan gözü hakkındaki bilgilerimizi geliştirerek Nobel ödülü kazandı.
👉Stanley Cohen embriyoloji embriyon ve gelişimi çalışmaları dalında Nobel aldı.
👉Willem Kolff böbrek diyaliz makinesini yaptı.
👉Peter Schultz optik lif kabloyu, Charles Adler trafik ışıklarını,
👉Benno Strauss paslanmaz çeliği,
👉Isador Kisse sesli filmleri,
👉Emile Berliner telefon mikrofonunu,
👉Charles Ginsburg ilk bantlı video kayıt makinesini geliştirdi.
👉Stanley Mezor ilk mikro işlem çipini icat etti.
👉Leo Szilard ilk nükleer zincirleme reaktörünü geliştirdi.
Peki, ama;
~Son 100 Yıl içinde Yahudiler sadece Bilimsel alanda 104 Nobel Ödülü kazanırken,
~1.4 milyar Müslüman neden yalnızca 3 Nobel kazandı
Yahudiler niçin bu kadar yaratıcı ve neden bu kadar güçlüler? Yahudi inancına bağlı ve küresel çapta büyüyüp tanınmış şu yatırımcılara ve işadamlarına ve markalarına bakalım;
* Ralph Lauren (Polo),
* Levi Strauss (Levi's Jeans),
* Howard Schultz (Starbuck's),
* Sergei Brin (Google),
* Michael Dell (Dell Bilgisayarları),
* Larry Ellison (Oracle),
* Donna Karan (DKNY),
* Irv Robbins (Baskins & Robbins),
* Bill Rosenberg (Dunkin Doughnuts)
* Richard Levin (Yale Üniversitesi'nin kurucu başkanı).
Yahudi inancına bağlı ve küresel çapta büyüyüp tanınmış şu sanatçılara bakalım:
* Michael Douglas,
* Dustin Hoffman,
* Harrison Ford,
* Woody Allen,
* Tony Curtis,
* Charles Bronson,
* Sandra Bullock,
* Billy Crystal,
* Paul Newman,
* Peter Sellers,
* George Burns,
* Goldie Hawn,
* Cary Grant,
* William Shatner,
* Jerry Lewis,* Peter Falk...
Yönetmenler ve Yapımcılar arasındaki Yahudiler:
* Steven Spielberg,
* Mel Brooks,
* Oliver Stone,
* Aaaron Spelling (Beverly Hills 90210),
* Neil Simon (The Odd Couple),
* Andrew Vaina (Rambo 1 /2 / 3),
* Michael Mann (Starzky and Hutch),
* Milos Forman (One Flew Over The Cuckoo's Nest, Amadeus),
* Douglas Fairbanks (TheThief of Baghdat),
* Ivan Reitman (Ghostbusters) ,
* Kohen Kardeşler,
* William Wyler.
* William James Sidis
Sorun kendinize;
250’lik IQ derecesiyle Dünyaya gelmiş en parlak insan hangi dine mensuptur?
Sorun kendinize;
Neden Yahudiler bu kadar güçlüdür?
Cevabı şudur;
Her çocuğa ve her gence kaliteli eğitim verirler...
Bu eğitim türü sorgulayıcı (teslimiyetçi değil), araştırıcı (ezberci değil) ve yaratıcıdır (bilgi üretmek/bulmak içindir)
ATATÜRK’ÜN İNÖNÜ’YE YAZDIĞI O MEKTUP / TURGUT ÖZAKMAN
Ve 30 Ekim 1923 sabahı Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk başbakanı İsmet İnönü’ne şöyle yazdı:
“Sevgili paşam, Cumhuriyet’in ilk başbakanı olarak seni düşünüyorum. Dur, hiç itiraz etme. Niye seni seçtiğimi şimdi anlayacaksın.
Bizi yine büyük bir savaş bekliyor. Durumumuzun bir bölümünü Cephe Komutanı ve Lozan Baş Delegesi olarak elbette biliyorsun. Büyük devletlerin bu sefil duruma bakarak, kısa zamanda pes edeceğimizi sandıklarını Lozan dönüşü sen bize anlattın.
Ben sana şimdi bildiğinden daha da acıklı olan genel durumu özetleyeceğim. Bize geri, borçlu, hastalıklı bir vatan miras kaldı. Yoksul bir köylü devletiyiz.
Dört mevsim kullanılabilir karayollarımız yok denecek kadar az. 4.000 km. kadar demiryolu var. Bir metresi bile bizim değil. Üstelik yetersiz. Ülkenin kuzeyini güneyine, batısını doğusuna bağlamamız, vatanın bütünlüğünü sağlamamız şart. Denizciliğimiz acınacak durumda.
Köylümüzü topraklandırmalı, ihtiyacı olan bir çift öküz ile bir saban vererek çiftçi yapmalıyız. Doğudaki aşiret, bey, ağa, şeyh düzeni Cumhuriyet’le de insanlıkla da bağdaşmaz. Bu durumu düzeltmeli, halkı kurtarmalıyız.
Her yerde tefeciler halkı eziyor. Güya tarım ülkesiyiz ama ekmeklik unumuzun çoğunu dışarıdan getirtiyoruz. Sığır vebası hayvancılığımızı öldürüyor.
Doktor sayımız 337, sağlık memuru 434, ebe sayısı 136. Pek az şehirde eczane var. Salgın hastalıklar insanlarımızı kırıyor. Üç milyon insanımız trahomlu. Sıtma, tifüs, verem, frengi, tifo salgın halinde. Bit ciddi sorun. Nüfusumuzun yarısı hasta. Bebek ölüm oranı %60’ı geçiyor.
Nüfusun yüzde 80’i kırsal bölgede yaşıyor. Bunun önemli bölümü göçebe.
Telefon, motor, makine yok. Sanayi ürünlerini dışarıdan alıyoruz. Kiremiti bile ithal ediyoruz. Elektrik yalnız İstanbul ve İzmir’in bazı semtlerinde var.
Düşmanın yaktığı köy sayısı 830. Yanan bina sayısı 114.408. Ülkeyi neredeyse yeniden kurmamız gerekiyor. Yunanistan’dan gelen göçmen sayısı da 400 bini geçecek. İktisadi hayatımız da, eğitim durumumuz da içler acısı. İktisatçımız da çok az. Zorunlu okuma yaşındaki çocukların ancak dörtte birini okutabiliyoruz. Halkın eğitimi hiç çözülmemiş. Oysa Cumhuriyet’in insan malzemesini hazırlamalı, namus cephesini güçlendirmeliyiz. Kültür eserleri kaçırılmış, kaçırılmaya devam ediliyor.
Raporlarda daha ayrıntılı, daha acı bilgiler var. Bunları Bakanlara ve parti yönetim kuruluna da ver. Genel durumu tam bilsinler.
Bütçemiz, gelirimiz yetersiz. İktisadi çıkmazdan kurtulmak için geliştirdiğim bir düşüncem var. Bu düşünceyi günü gelince konuşuruz. Hedefimiz milli iktisat, bağımsızlığın sürekli olması için iktisadi bağımsızlık temel ilkemiz olmalı.
Osmanlı bu gerçeği geç fark etti. Fark ettiği zaman çok geç kalmıştı.
Cumhuriyet’e uygun bir anayasaya gerek var. Bu zor durumdan nasıl çıkılabileceğini gösteren ne bir örnek var önümüzde, ne de bir deney.
Ama yılmamak, ucuz, geçici çarelerle yetinmemek, halkı kurtarmak için sorunları çözmek, kalkınmak, ilerlemek, milli egemenliğe dayalı, uygar ve özgür bir toplum oluşturmak, yüzyılımızın düzeyine yetişmek, kısacası çağdaşlaşmak, bu büyük ideali tam olarak başarmak zorundayız.
Bu ana kadar bu ideali koruyarak geldik. Bundan sonra daha hızlı yürümek zorundayız. Bunun için gerekli yöntemi, yolu birlikte arayıp bulacağız. Yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız. Kaderin bizim kuşağımıza yüklediği kutsal bir görev bu. Bu büyük görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak istedim.
Allah yardımcımız olsun!”
(Mektup, Turgut Özakman’ın yazmış olduğu ‘Cumhuriyet: Türk Mucizesi 2’ kitabından alınmıştır.)
Yusuf Halacoglu'dan güzel bir analiz;
EĞER;
TIP okursan karşına insan DNAsının şempanze ile %98 aynı olduğu çıkar...
BİYOLOJİ okursan karşına evrim çıkar...
FİZİK okursan karşına BİG BANG çıkar...
KİMYA okursan karşına elementlerin kaynaşmasıyla İLK CANLILARIN nasıl oluştuğu çıkar...
TARİH okursan karşına dinlerin nasıl ortaya çıktığı çıkar...
JEOLOJİ okursan karşına dünyanın 4,5 milyar yıl yaşında olduğu çıkar...
ARKEOLOJİ okursan karşına tüm Ortadoğu dinlerinin temelini oluşturan SÜMER kültürü çıkar...
PALEONTOLOJİ okursan karşına dinozorlar çıkar. Din kitapları yazmaz bunu...
EMBRİYOLOJİ okursan karşına insanın balık atasından kalma solungaçları ve kuyruk çıkar...
Ama hiçbir şey okumazsan
sana ne söylenirse ona inanırsın.
Hep başkasının sana sunduğu hayatı yaşarsın,
başkalarının doğrularıyla yaşamak zorunda kalırsın,
seni herkes kandırır.
Ama sen bunların hiçbirisini fark etmezsin bile...
12 adaları 1912’de verdik.....
Nerde mi?
Lozan şehrinin Ouchy semtinde.
Şu Lozanda adaları verdik diyip oku emrinden uzak güruhun meydanlarda Lozanda verdik deyip algı yaratması bundan!!
Araştırmayan halk da: “ulan savaşı kazandık- adaları verdik”e inandırıldı...
Osmanlı Devleti, bugün 12 Adalar olarak bilinen adaları İtalya'ya bırakıyor.
Sene 1912, “Uşi Anlaşması”dır bu gördüğünüz anlaşma. İtalya'ya bırakıyor fakat geçici olarak.
Anlaşma şartlarına uyulduğu takdirde adalar tekrar Osmanlı Devleti'ne geri verilecek.
Fakat şartlara uyum sağlanmıyor.
Bu yüzden 3 yıl sonra, yani 1915'te Londra'da bu konu gündeme geliyor ve Londra Paktı denilen anlaşmada bu adaların tamamı İtalya'ya bırakılıyor.
Bakınız itiraz eden hiçbir padişah yok. Hiç sultan yok.
Adaları İtalya'ya bırakmakla kalmıyorlar aynı sene bir de Çanakkale Boğazı'na dayanıyorlar ve Çanakkale Savaşı'nı yapıyoruz.
Yani 12 Adalar önce Uşi'de, sonra da 1915’de Londra'da İtalya'ya verilmiştir.
Osmanlı temsilcilerinden biri Rumbeyoğlu Fahreddin Bey'dir.
Bu adam kim mi?
Türk milleti bir milli mücadele verirken, Kuvayı Milliye'yi kurmuşken, bu adam Kuvayı Milliye'nin karşısına Damat Ferit'in kurduğu Kuvayı İnzibatiye ile çıkan adamdır ve Yunan ordusunun yanında olmuştur. Savaş kazanılınca sürgün edilenlerin arasında yer almıştır.
12 Adaları İtalya'ya bırakan heyetin içerisinde bu adam vardır.
Şimdi asıl olaya gelelim...
Uşi Anlaşması'nın ismini aldığı Uşi, Lozan şehrinin bir semtidir. Bu yüzden 1912'de imzalanmış olan Uşi Anlaşması, İtalyan tarihinde Lozan Anlaşması olarak geçer. Fakat bizim bildiğimiz yani 1923'te imzalanan Lozan Barışı ile bu anlaşma birbirine karıştırılmasın diye bu anlaşmaya Uşi denmiştir.
İşte arkadaşlar sahte kiralık tarihçiler, yani Kadir Mısıroğlu, Armağan ve çetesi, bu durumdan faydalanıyor ve
12 Adaların Lozan Anlaşması'nda gittiğini söylüyorlar.
Halbuki o Lozan başka, bu Lozan başka. Ne yazık ki bunu bütün millete yutturdular ve böylece milletimizi Lozan barışına düşman ettiler.
Bizim bildiğimiz Lozan Anlaşması'nda ise bilakis Ege'de birçok ada Türkiye'ye geçmiştir.
Türkiye'ye Lozan Anlaşması ile geçen bu adalar ise, son 10 yılda Yunanistan'a bırakılmıştır.
Bugün Yunan papazların mangal yaptığı Ege adaları, uluslararası anlaşmaya göre halen daha Türklerindir...
Umulur ki bol bol paylaşılır, gruplara atılır, milletimiz bilgilendirilir...
Prof.Dr. Yusuf HALAÇOĞLU
Sümerlerin hazin sonunun aynısını bizde yaşar mıyız?
Ünlü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ Sümerlerin nasıl tarih sahnesinden kaybolduklarından şöyle bahseder.
"Sümerler günümüzden 7-8 bin yıl önce Mezopotamya'ya yerleşerek yüksek bir uygarlık kurmuşlardı. Sümerler kurdukları uygarlıkta rahat ve rehavet içinde yaşarken, Yıkılışından 100-150 yıl kadar önce yani günümüzden 4500 yıl önce Arabistan içlerinden Akad diye adlandırdıkları kavmin insanları Sümer kentlerinde çalışmak için akın akın gelmeye başlıyorlar. Bir kısım Sümerler bunlara karşı çıksa da diğerleri ucuz ve kolay işçilik ve köle gözüyle baktıklarından göz yumuyorlar. Ancak 150 yıl içinde işler değişiyor, Akatlar kentleri yakıp yıkıyor, Sümerleri öldürüyorlar ve sonra iktidarı ele geçiriyorlar.
Sonunda Sümer devleti yıkılır Akadlar, Sümer uygarlığının üstüne oturur. Sümerlerin son günlerinde bir bilge kil tablete şöyle yazıyor. "Fark edemedik geç kaldık. Aman tanrım bu vahşiler hepimizi yok edecek. Tanrım bizi affet. Bizden sonra gelenler bunları okursa belki ders alır.” Evet; “geçmişini bilmeyeni gelecek; topa tutar !”
Gelelim buradan çıkarılması gereken derslere;
Bizim ensar muhacir edebiyatıyla geldiğimiz ve yaşadığımız sürece benzerlikleri elbette var. Ülkemizdeki sığınmacıların sayısı 17 Milyon olmuş. Bu toplam nüfusumuzun %20 sine tekabul ediyor ve milli güvenlik sorunu olmaya başlamıştır.
Sümerlerin başına gelenler bizimde başımıza gelmemesi için (tarihin tekerrür etmemesi için) yasal yada kaçak fark etmeksizin ülkemizdeki sığınmacı ve göçmenleri ülkelerine geri gönderilmesi zorunludur artık.
***
Şehit #HÜDAPAR 1000 Euro #Balıkesir Halk TV İmamoğlu @yavuzagiraliog Yavuz Ağıralioğlu @mtgundogan Türklük @IktisatHareketi Malatya'da 4.2 @kenankaratas_ Antalya, @kenan_alpay Kaş Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, @ilay_aksoy Ateşi, @yunuseksi_53 Murat Kurum, Migros #Emekliyi7500leGeberttiler Numan Kurtulmuş, Toygar Işıklı @umitozdag Ümit Özdağ, Lozan, Erdoğan, Cumartesi, son dakika, ak parti, chp, kılıçdaroğlu, partisi,
Elektrik tesisatcısı gelmiş 2000 TL istemiş de gayet normalmiş, bilmem ne lokantasında bildiğin domates salatası içine atılan 3-5 zeytin, beyaz peynir küpleri ve kırmızı soğan dilimleriyle 900 TL imiş ve normalmiş, baklavanın dilimi 20 TL'den satılırken normalmiş, çilingir kapıyı 1200 TL'ye açmış normalmiş! Sizlere göre anormal olan veya fahiş olan şeyler nedir mesela ?
AKTROLLERE ZOR SORULAR
Arkadaşlar böyle bir seri başlatacağım. Bakalım bir kaşık suda fırtına çıkaranlar her biri insanlığı ayağağa kaldıracak bu durumlarda ne yapmışlar?
Burdan başlayalım: Askelerinizin yakılması seccadeye basılmasından daha mı hafifti? Gıkınız çıktı mı?
AlçAKsınız!
Hüseyin Avni Coş'un (vatandaşa gavat diyen vali) Adana Valisi olduğu dönemde Adana Demirspor'un bir maçından tezahürat:
Hüseyin Avni Coş, stadyuma girer, şeref locasında yerini alır. Valinin geldiğini gören Adana Demirspor amigosu seyircileri coşturan tezahüratına başlar;