Arınma mı?
Önce kaybettiğiniz 13 seçimin, mühürsüz oy pusulalalarına itiraz etmeyişin, “Anayasa’ya aykırı ama evet diyeceğiz”in, Ekmeleddin’i aday göstermenin, kaybettiğimiz yılların hesabını verin…
Yorumlarda da belli ki halkta karşılığınız kalmamış.
Kırk tane oyum olsa biri yok artık…
Bugün 22 Aralık 2025. Körfezimiz bir kez daha kirletildi. 23 Kasım ve 11 Aralık'ta da aynı durumu yaşamış ve paylaşmıştık.
Bırakılan atıklar denizimizi kirletiyor, körfezimiz adeta atıklarla yok ediliyor. Liman, tersane ve sanayi işletmeleri denetlenmeli, yetki sahibi kurumlar acilen önlem almalıdır. Körfezimizi gözlemlemeye devam edecek, sesimizi duyurana kadar bu konuyu gündeme getireceğiz.
Fatih Altaylı hakkında verilen kararın ve hükmen tutuklama kararının hukuken değerlendirilebilecek bir yanı yok.
Temel hak ve özgürlükleri koruması gereken yargı sisteminin tam aksine özgürlükleri kısıtlayarak toplumu sindirmenin bir aracı haline getirilmesinin açık bir gösterisinden ibarettir.
Aylardır susan KK, dün İmralı’nın karanlık kuyusuna düşen AKP ve MHP’ye yardım ve yataklık içeren bir video paylaşmış. Beni şaşırtmadı ama çok üzdü! Ülkem ve partim adına üzülerek söylüyorum, 13 yıl boyunca koynumuzda yılan beslemişiz.
Tam tersi olsa; mini etekli kadını troller hedef gösterip namusuna kadar söver, ters kelepçeli kafa eğmeli gözaltı videosu Ali Yerlikaya tarafından "Gereği yapıldı-31" başlığıyla paylaşılır, siyasiler tarafından kınamalar yayınlanır, jet hızıyla tutuklanıp cezaevine gönderilirdi.
Vatan için canını ortaya koyan tüm gazilerimizi şükranla anıyor; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızın aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.
Vefa, yalnızca tören kürsülerinde değil; onurlu yaşam koşullarını sağlayarak gösterilir.
Onlara layık bir ülkeyi hep birlikte kuracağız.🇹🇷
KYK yurdunda tadilat yapan işçiler kızların çantalarına prezervatif bırakıyor.
WhatsApp grubu kuran pilotlar, beraber oldukları hostesleri birbirlerine bildiriyor.
Kurye, sipariş götürdüğü kadının evine girmeye kalkışıyor!
Aynen diziler ve şarkılar toplumun ahlakını bozuyor!
Editörlerimiz bu videoya atacak başlık bulamadığı için başlıksız yayınlıyoruz. Siz izlerken videonun içindeki herhangi bir cümleyi başlıkmış gibi hayal edin.
Türk Ordusu’nun üniformasını 28 yıl taşımış, sınır içinde ve dışında çok sayıda operasyona katılmış-çatışmalara girmiş, İncirlik’te görev yaptığında ABD’nin verdiği madalyayı Hulusi Akar’dan farklı olarak reddetmiş, Kosova’da görevdeyken kendisini sorgulamak isteyen 4 Alman askerine tek başına direnip izin vermemiş emekli Albay Orkun Özeller…
Çözüm sürecine tepki gösteren mesajlarının ardından tutuklandı.
“Taşları bağlamışlar” lafı işte bugünler için söylenmiştir!
İnanılmaz… Abdurrahman abi camları açsın camları, biraz hava girsin içeri, oksijen alsın. Zira 9 Eylül’ün önemi, İzmir’in kurtuluşunun, yani Kurtuluş Savaşı’nın kesin zaferle taçlandığı nihai tarih olmasıdır. Yani Büyük Taarruz’un son aşamasında İzmir’in geri alınması, aslında tüm kurtuluş mücadelesinin final noktası gibi düşünülebilir. Bu yüzden 9 Eylül, hem sembolik hem de tarihsel olarak büyük bir önem taşır. Bu tarih, anadolu topraklarının düşmandan tamamen temizlendiği tarihtir. Bu yüzden de İzmir’in kurtuluşu, Kurtuluş Savaşı’nın son noktası ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda çok önemli bir kilometre taşıdır. Ayrıca, bu ülke eyalet sisteminde değildir. Vatan toprağı Rize’den Antalya’ya, İzmir’den Van’a kutsaldır. Her zafer, ona sahip olanlarındır. KUTLU OLSUN! Şimdi camı kapatabiliriz.
Şu rezaleti savunanları neden ciddiye alamam biliyor musunuz?
Bir insanı, attığı tiviti bahane edip, hukuken hiçbir yaptırımı olamamasına rağmen hapse atıyorsanız, hukuktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Anayasaya göre serbest kalması gereken insanları tutsak edip Anayasayı çiğnerseniz, Anayasanın öneminden bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Kul hakkına girip, çalana çırpana, gasp edene, çökene “bizdendir” deyip susarsanız, dinden, imandan, ahlaktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Sabah programlarında grup yapan dayılar, kayınvalidesine atlayan damatlar, eşini zehirleyip ele kaçanlar kol gezerken, eteğin boyundan, makyajın tonundan bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Cümle kuramayan yazarlar, bebek öldüren doktorlar, torpille atanan yeğenler, sahte diplomalı mühendisler varken yarını hedefleyemezsiniz . Ciddiye alamam.
Yazılı kuralları vardır hukukun. Kafanıza göre kural ekleyemez, işinize geldiği gibi şekillendirip, adına “adalet” diyemezsiniz. Derseniz ciddiye alamam.
Ardına saklandığınız tüm değerleri çıkarlarınız uğruna yok etmek üzeresiniz. Şeffaf duvarlar ardında, gizleniyoruz zannettiniz. Yanlışsınız! Elbette yanlışınıza “yanlış” diyeni susturur, sindirir, hapsedebilirsiniz! Ancak dünün tarihini nasıl değiştiremediyseniz, yarının kitaplarına da “haklı” geçmeyeceksiniz. Kendi yazdığınız kitaplara elbette geçersiniz, ama ciddiye alamam.
Sokakta dayak yiyen gençler, hakkını arayan ablalar, abiler, kardeşler, 70 yaşında ekmek derdine düşmüş dedeler, neneler! Halk işte. Değil derseniz, ciddiye alamam.
Her şey Türkiye için diyorsunuz. Biz Türkiye değil miyiz? Milletin refahı için diyorsunuz, biz millet değil miyiz? “Öyleyiz” derseniz, ciddiye alamam.
Yıkıldıysa Cumhuriyet bilelim. Geçersizse hukuk bilelim. Korkulmuyorsa Allah’tan bilelim. Aksi taktirde, her birini haksızca ağzınıza alıp, kimseden susmasını bekleyemezsiniz. Beklerseniz, ciddiye alamam.