@IsraelGovNews You bombed a Syrian airbase 70 km from our border. Not us. We have a saying about people like you
"The rabbit rubbed his dick to a rock and said I fucked the mountain"
that rabbit is you i guess
Son dönemlerde GS taraftarlarının mutsuz olduğu açık bir şekilde görünüyor. Bunun sebebi şudur: Her ne kadar dört yıl üst üste şampiyon olsalar da, diğer takım taraftarlarının bu şampiyonlukların hakedilerek kazanıldığına inanmadıklarının farkındalar. Yani ortada bir meşruiyet sorunu var. O yüzden şampiyon olunca ancak bir gün sevinebiliyorlar. Adil bir lig ortamı oluştuğunda hak eden takım şampiyon olacaktır.
Türkiye, tarihinin en Amerikancı dönemini yaşamıyor. Geçti o günler.
Amerika, tarihinin en Türkiyeci dönemini yaşıyor.
Dahası var: Amerika 2. Dünya savaşı sonrası tarihinin en anti-Avrupa ve anti-İsrail bagajlarını yüklenmiş durumda.
Gelecek, Amerika-Türkiye-Rusya stratejik ortaklığına doğru gidiyor. (Taktiksel ayrışmalar olacak ama stratejik düzeyde ortaklık kuruldu, ilanı yakındır)
Cehaletiniz ve çökmeye yüz tutmuş statükoya olan haklı ama şuursuz öfkeniz, sizi Türkiye'ye haksızlığa ve dahi düşmanlığa sevk ediyor. Ayık olun.
Çok değil bir kaç gün sonra; Aykut Kocamanla olmayacak, yapı var, iki takımın kadro kalitesi arasında uçurum var dediğinizde, Aziz Yıldırım ve yönetimi; size, limit yoktu, transfer yapamadık, borçları ödedik' dediğin de ağlamak yok.
Aziz Yıldırım değişti sanıyorsunuz ya, buradan pay biçin işte.
Borç nasıl kapandı söyleyeyim:
1. Ali Koç gelir gelmez 50 milyon $ koydu. CAS’ta bekleyen sporcu dosyaları o parayla kapatıldı. Kulübün itibarı zedelenmesin diye bu konudan bahsetmedi bile.
2. FenerOl kampanyası yapıldı. “Seçilirsek para sorunu olmaz” diyenler hariç, bütün camia destek verdi. Bu parayla tefeci borçları kapatıldı veya yapılandırıldı.
3. Kur krizi patlamadan önce bütün döviz borçlarımız Yapı Kredi Bankası’ndan çekilen krediyle TL’ye çevrildi. O dönemde Azizciler yine çemkiriyordu “kendi bankasına normal kurun üstünde sabitledi” diye. Kur krizi patlayınca borcumuz azaldı.
4. Bankalar Birliği anlaşması yapıldı. Herkes imzaladı, Fenerbahçe imzalamadı. Çünkü kulüplerin ölüm anlaşmasıydı. Aylarca direnip Türk futbolunu kurtardı Ali Koç.
5. 7 senede 198 milyon €’luk oyuncu satışı yapıldı. Bunlar da öyle yıldız oyuncular falan değildi. Üç kuruşa alıp, alındığı için taraftarın sövdüğü, parlatıp sattığımız oyuncular. Bu paranın yarısı kaynağında kesilip Bankalar Birliği’ne ödendi.
6. Stad gelirlerimizin, Fenerium gelirlerimizin falan yarısı Bankalar Birliği’ne gitti. Öncesinde o kadar da yoktu çünkü hepsi temlikliydi.
7. Bu süreçte 200 küsür milyon € sadece faize ödendi.
8. Murat Ülker’in kulübe şartlı bağışladığı arazinin imarı Aziz Yıldırım’ın hain dediği Hamdi Akın’ın çabalarıyla değiştirildi.
9. Onun parası ve bedelli sermaye arttırımıyla son kalan 80 milyon € ödendi.
Aziz Yıldırım locasını bile bıraktığı için bu borçlar ödenirken, dolaylı yoldan da olsa, bir kuruş katkısı olmadı. Kulübün çekini şahsi işinde kullanan adamlar icralık oldu diye de mağduriyet devşirmeye çalışıyor.
Bütün bunlar yaşanırken kendisi getirdiğimiz oyunculara bok atma ve kulübü SPK’ya şikayet etme derdindeydi.
Bıraktığın bütün arsaların ederi 180 milyon €. 122 milyon €’su zaten Murat Ülker’in bağışladığı arsalar. Kalan 58 milyon €’luk arsalar için mi biz 7 senede 300 küsür milyon € para ödedik? İnsan biraz utanır.
Fenerbahçe’ye yaptığını kendi şirketine yapsa mirasçıları kısıtlılık kararı aldırır. Bize yine başkan yapmaya çalışıyorlar. Fenerbahçe bu adamın yıkımından bir kez kurtuldu. İkinciye kurtulamaz.
We didn’t have “HR” when building Palantir, for similar reasons - I avoided Ryan’s mistake.
And when we needed some PeopleOps, we hired technical leaders.
Going into the vast majority of companies and firing most of their HR and Marketing departments would tend to create value!
Başkan olduğun gün değil birleşmek, bir daha o kulübün kapısından geçersem, hatta kulübün adını ağzına alırsam alçağım. Seni başkan seçecek kadar şirazesi kaymış lanetli bir toplulukla aynı havayı solumam, aynı mefkureyi ve kaderi paylaşmam.
Ali Koç'un başkanlığı kaybetmesi ve ardından yaşanan gelişmelerden anladığım şu; Ali Koç gitti, Fenerbahçe iktidarın şamar oğlanına döndü. Başkanını makamından alıyor, camiaya umut olan bir adaya (MAA) adaylıktan el çektiriyor. Ali Koç gerçekten kulübün bağımsızlık teminatıymış
Hayatımda ilk kez Fb’ye dair umudum sıfıra bu kadar yakın olabilir.
100 bin Euro yüzünden transfer yaptırılmazken bile daha umutluydum geleceğe dair.
Tuğla üstüne tuğla koyarak bir yere getirilen kulüp bildiğin yıkıcı ekibe doğru gidiyor. Göz göre göre.
Ulan tarihimizde ilk kez Avrupa sıralamasında ilk 30’a giriyoruz. 20 sene başkanlık yaptın en yakın rakibinin 20 sene 2 katı kadar bütçen vardı da naptın ya sen?
Bankalara kuruş borç yok. Tam düze çıkıyoruz dedik. Adamlar batırdıkları kulübe geri dönüyor.
Ve bunu mutlulukla karşılayan kitleler var.
İnanılır gibi değil.
Bak yurtdışından tarafsız bir futbolsevere söyle bu olayı. Dumur olur
La huella de Turquía es global. Da igual el rincón del planeta, siempre encuentras a alguien que respeta y quiere a un turco. ¡Qué orgullo de nación! 🇹🇷🌍🤝