Olum biz aylardır yurt dışından alışveriş yapamıyoruz lan
Ve kimse buna tepki göstermiyor he
Bildiğin alışverişte içe kapandık ve kimsenin umurunda değil
O köhne başbakanlık binası varken Türkiye F 35 projesinin kurucu ortağıydı, ABD’den Apo’yu teslim alabiliyordu. Şimdiyse 30 yıl önce kurucusu olduğumuz projeye geri girmek için yalvarıyor, ABD’den birini almayı bırak üstüne adam veriyoruz
Deniz Göktaş:
"Beni 5 kez yürüttüler. Önden çekimlerde hep gülümsedim.
Gülümseyen görüntümü vermemek için arkadan çekilmişi vermişler.
Film platosu gibiydi. Aynı sahneyi 5 kez yürüdük."
(İsmail Saymaz)
Eskiden de ödenmiyordu. Türkiye'deki çoğu şirketin logosu, baskıların yapıldığı matbaada çalışan gençler tarafından üretiliyor.
Tasarımın, estetiğin para ödemeye değer olmadığını düşünüyor iş sahipleri. Tam da bu yüzden etrafımızda gördüğümüz çoğu şeyde o tatsızlık/zevksizlik var.
Ama özetle, matbaadaki çalışanın yerini AI alacak; logolar da eskiden çirkindi, artık sıradan olacak.
Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan da Çorlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde.
Mahkemedeki beyanında ‘kuyu tipi hapishane’yi şöyle anlatmıştı:
“‘Kuyu tipi hapishane' deniyor ya hiç duydunuz mu kuyu tipi hapishaneyi Sayın Başkan? Beş metrekare avlusunu 13 metre çevreleyen yükseklikte duvarlar var. Yani güneş en dik zamanda, temmuz ayında bile avluda zemine düşmüyor, sadece duvara yaslanıyor. Etrafındaki o uzun duvarlar nedeniyle kendinizi hep kuyunun dibinde hissediyorsunuz. Akşam olduğunda da o kuyunun kapağı kapatılmış gibi hissediyorsunuz. Yani güneşten yararlanma imkanınız, güneşin en çok ve en dik açıyla geldiği yerde bile yalnızca duvardan nasiplenerek günde sadece bir saat Sayın Başkan. O etki size kuyu hissiyatı verdiği için oraya da kuyu tipi hapishane deniyor. Ben orada kalıyorum. Bu salonda orada kalan, kuyu tipi hapishanede kalan dört tutukluyuz, ben, Murat Ongun, Elçin Karaloğlu ve Hüseyin Köksal. Ben öyle bir yerden geliyorum”
Şimdi Deniz Göktaş da orada!
#DenizGöktaşYalnızDeğildir
#MizahıHapsedemezsiniz
ASELSAN, Kıbrıs Barış Harekatı sonrası ABD’nin ambargolarına karşı, Türk milletinin bağışları ile kurulmuştur.
ABD’li bir şirkete satmak!
Bence vatanı satmakla eş değerdir.
Hakkında soruşturma başladıktan sonra kendi rızasıyla yurda dönen kişiye kelepçe takılması açıkça hukuka aykırıdır. Zira kelepçe ancak kişinin kaçacağına veya tehlike arz ettiğine ilişkin belirtilerin varlığı halinde takılabilir.
Ayrıca, kolluğun kişinin kelepçeli görüntülenmesinin önüne geçmesi gerekirken bu görüntülerin kamuoyuna sızması ise suç teşkil etmekte olup masumiyet karinesinin de özünü zedelemektedir.