Kadı lonca başkanını atarken 3 faktörü dikkate alırdı:
1.Mesleki ehliyet
2.Bir insan ve Müslüman olarak güvenilirlik
3.Meslektaşlarının desteği
Bu atama ilkeleri:
"Emanet, iffet, diyanet, istikamet, destek" olarak özetlenebilir.
Ammon Cohen, Osmanlı Kudüs'ünde Loncalar, 183.
Riya:
"Riya şerrin gizli menzilidir. Halk riyayı seviyor, mürai olmayandan ne korkuyor, ne de utanıyor. Onun için başlangıçta yüz vermediğimiz bazı müraileri sonunda yüksek vazifelere getirmeye mecbur kaldık!"
IV. Murat dönemi Şeyh'ül-İslamı Zekeriyazade Yahya Efendi (ö.1644)
İkincisi ise Avrupa’nın sömürgeci genişlemesinin ortaya çıkardığı bir ihtiyaç olarak, yaygın İslâmî düşüncenin irrasyonel, gerici ve Müslüman milletleri geleceğe taşıyacak hüviyette olmayan bir portresinin çizilmesidir.
Frank Griffel, “The Western Reception of al-Ghazālī”, 14.
Griffel, Avrupa’nın İslâm felsefesine yönelik algısını iki şeyin engellediğini savunmuştur:
Birincisi Avrupa Aydınlanması’nın, herhangi bir dini ihtilafı, gelişimci rasyonalizm ve muhafazakar imancılık arasındaki yarışa indirgeme eğilimi, +
Zaten bir felakete sükûn ve itidalle tahammül edenlerin manzarası, o felaket için ağlayıp çırpınanlardan çok daha korkunç ve ezicidir.
Sebahattin Ali, Kuyucaklı Yusuf, 12.
Gerçeklere dayalı bir dünya görüşüne sahip olduğumuzda dünyanın göründüğü kadar kötü olmadığını görebiliriz; keza onu daha iyi hale getirmek için ne yapmamız gerektiğini de...
Hans Rosling
Bildiğimizden şaşmamak konusunda güçlü ve anlaşılabilir bir dürtümüz var; bildiğimiz o şey bizi öldürüyor olsa da...
O halde yapmamız gereken, dürtülerimizi değiştirmek; böylece sevdiğimiz her şeyin olduğu, sevmediğimiz her şeyin olmadığı bir enerji sistemi inşa edebiliriz.
s.55
"Eğer yalanlar üzerinde kurulmuş bir yerde gerçeğin peşine düşüp toprağı kazarsanız; bir süre sonra o yalanda sizin için bir çukur kazmaya başlar."
Arkeolog Albert Glock
("Archaeology as cultural survival: The Future of The Palestinian Past" makalesi yazarı)
Orada (cennette) güven içinde her türlü meyveyi isterler.
Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar, sürekli yaşarlar ve Allah onları cehennem azabından korumuştur.
Bu nimetler kendilerine Rabbinizden bir lütuf olarak verilmiştir.
Asıl büyük KAZANÇ işte budur.
Duhan, 44/55-57.