Evet, bu konu araştırmacılar için çok önemli. Sosyal Bilimlerde Araştırma Süreci kitabımda bu tür veri tabanlarının nasıl kullanabileceğini anlatmıştım. https://t.co/VHEnjjPiIc
Tez, makale, makine öğrenmesi veya veri analizi projeleriniz için temiz ve kaliteli veriye mi ihtiyacınız var?
Google Dataset Search, araştırmacılar ve öğrenciler için tam bir hayat kurtarıcı! Dünyanın her yerinden milyonlarca açık veri kümesi parmaklarınızın ucunda.
https://t.co/O6RzdMx7Zy
Mark Zuckerberg az önce internette insan bağının ölümünü anlattı ve kimse dönüp bakmadı.
Tek bir cümle. On beş yıllık aşınma, on iki kelimeye sığdı.
Mark Zuckerberg:
“Sosyal medya başlangıçta insanların ağırlıklı olarak arkadaşlarıyla etkileşim kurduğu bir yerdi. Ve şimdi… en azından içeriğin yarısı, insanların içerik üreticileriyle etkileşim kurmasından ibaret.”
Eskiden telefonunu açtığında arkadaşlarının ne yaptığını görürdün.
Şimdi açtığında yabancıları izliyorsun.
Bunu sen seçmedin. Senin yerine algoritma seçti.
Arkadaşlarını, optimize edilmiş yabancılarla karşılaştırdı.
Arkadaşların kaybetti. Her seferinde.
Daha iyi ışığı olan, daha iyi zamanlaması olan ve daha iyi “kanca”ya sahip bir yabancı, seni seni seven birinden üç saniye daha uzun tuttu.
Ve algoritma, en yakın arkadaşının düğün fotoğraflarını, hiç tanımadığın Dubai’deki birinin yemek videosunun altına gömdü.
Sen de o yemek videosunu izledin.
İlk değişim buydu. Arkadaşlar, yabancılarla yer değiştirdi. Neredeyse fark etmedin.
İkincisi ise çoktan başladı.
Eğer algoritma zaten yabancıların gerçek ilişkilerinden daha iyi performans gösterdiğini kanıtladıysa ve yapay zekâ artık yaşayan herhangi bir insandan daha ilgi çekici bir “yabancı” üretebiliyorsa, geriye kalan hesap kendini tamamlar.
Yapay zekânın kötü haftası yoktur. Dikkatsiz bir şey paylaşıp algoritmanın gözünden düşmez. Tükenmez.
Her kelime ayarlanmış.
Her kare optimize edilmiş.
Her duraksama, parmağını kaydırmaman için tam doğru aralıkta yerleştirilmiş.
Bununla rekabet eden bir insan içerik üreticisi, matbaanın icat edildiği bir dünyada taş tabletlere yazı kazıyan biri gibidir.
Ekonomi zaten eşit değil.
Bir insanın kiraya, uykuya ve motivasyona ihtiyacı vardır.
Makinenin ihtiyacı olan tek şey elektriktir.
Mükemmel içerik üretmenin maliyeti sıfıra yaklaştığında, akışın içi var olmayan yüzlerle dolacak.
Tanıdık gelen seslerle.
Sana güven hissi verecek kadar sana benzeyen fikirlerle.
Sanki yıllardır tanıyormuşsun gibi hissettiren, sıfırdan inşa edilmiş kişiliklerle.
Geçişin ne zaman olduğunu fark etmeyeceksin.
Zaten mesele bu.
Akış, dikkatini çeken şeyin bir nabzı olup olmadığını umursamaz. Orada kalıp kalmadığını umursar.
Ve seni senden daha iyi tanıyan bir makine, seni her zaman bir insandan daha uzun süre tutacaktır.
Bu bir uyarı değil. Yarısı zaten gerçekleşti.
Arkadaşlarını yabancılara kaptırdın ve fark etmedin.
Yabancıları da makinelere kaptıracaksın ve onlara “arkadaş” diyeceksin.
Başka bir uygulamada, başka bir sekmede, şu anda bulunduğun odada, seni gerçekten tanıyan biri bir an yaşıyor.
Senin asla göremeyeceğin bir an.
Paylaşmayı bıraktıkları için değil.
Sen artık orada olmadığın için.
Netflix gibi platformlar artık sadece içerik üreticisi. Bugünün platform kapitalizmi, tüm içerik biçimlerini (dizi, oyun, canlı yayın, TikTok akışı vs farketmez) aynı sepete koyuyor ve hepsini aynı metrik üzerinden değerlendiriyor; izleyici dikkatini elde tutmak. Diğer yandan ++
Microsoft'un Türkçe dil destekli Yapay Zeka ile ilgili başlangıç düzeyindeki 12 haftalık, 24 derslik kursuna aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
🔗 https://t.co/vMQhSEaf61
MIT ve Harvard'lı ekonomistlerin yeni makalesi oldukça ilgi çekici.
Bu makale ile ilgili bilgiseli paylaşıyorum.
Araştırmacıların tahminlerine göre çılgınca bir "Coasean Tekilliği"nin (Singularity’nin) eşiğindeyiz; yapay zeka ajanlarının piyasaları çok verimli hale getirdiği ve bir 'şirket' fikrinin bile çökmeye başladığı bir gelecek !
Nobel ödüllü bir ekonomist olan Ronald Coase 1937'de şirketlerin neden var olduğu sorusuna şu şekilde cevap vermiş “açık piyasayı kullanmak acı vericidir”
Bir firma için insanları işe almak ve onları şirket içinde organize etmek, sürekli piyasa sürtüşmesiyle uğraşmaktan genellikle daha kolay ve ucuz.
Bu sürtüşmeden kaçınmak aynı zamanda tüketiciler olarak bizim için de geçerli. Yorgunuz, önyargılıyız ve her cep telefonu özelliğini karşılaştıracak veya bir ekmek kızartma makinesi için her incelemeyi okuyacak zamanımız yok. Şirketler bunu biliyor.
Yapay zekayı ise sizin kişisel, yorulmak bilmeyen, süper rasyonel iktisatçınız olarak düşünün.
Pazarlama hilelerine karşı bağışık ve tek amacı SİZİN için en iyi sonucu elde etmek.
"Tekilliğin" gerçekleştiği yer burası.
Herkesin bir yapay zeka yardımcısı olduğunda, Coase'un bahsettiği işlem maliyetleri temelde sıfıra düşüyor.
Şirketleri ilk etapta gerekli kılan "sürtüşme" buharlaşıyor.
Ve eğer bir şeyin nedeni ortadan kalkarsa... o şey de ortadan kalkabilir.
Örneğin alışverişte sizin yapay zekanız yalnızca Amazon'a bakmaz. Başka bir ülkedeki bir üreticiyle doğrudan iletişime geçebilir, kullanıcıları aynı şeyi isteyen 500 başka temsilci bulabilir, toplu fiyat için pazarlık yapabilir ve nakliyeyi ayarlayabilir. Bunu milisaniyeler içinde yapar ve ‘’vitrin’’ önemsiz duruma gelir.
Örneğin işe alımda
LinkedIn'de durmadan gezinmek yerine, AI’niz fırsatlar için tüm pazarı tarar. Şirketin temsilcisi ile maaş, sosyal haklar ve uzaktan çalışma politikalarını müzakere eder.
Yalnızca insandan insana son görüşme için dahil olursunuz.
Burada ‘kimlik krizi’ gibi bazı sorunlar devreye giriyor
Botlarla dolu bir dünyada, bir insan olduğunuzu nasıl kanıtlarsınız? Bir şirket, piyasayı manipüle etmeye çalışan tek bir kişi tarafından kontrol edilen 1,000 AI temsilcisiyle pazarlık yapmadığını nasıl bilebilir?
Bu, "kişilik kanıtı" teknolojilerinde bir patlamaya yol açacaktır. Kişisel verilerinizi ifşa etmeden bir insan olduğunuzu kriptografik olarak doğrulayan sistemler.
Bu durum sadece daha iyi alışveriş botları veya daha akıllı asistanlarla ilgili değil.
Bu, tüm ekonomimizin, 20. yüzyıldaki merkezi firma modelinden uzaklaşıp, 21. yüzyılın akışkan, hiper verimli, aracı aracılı piyasalar modeline doğru potansiyel olarak yeniden yapılandırılmasıdır.
20. yüzyıl, şirketin yükselişiyle tanımlandı.
21. yüzyıl ise yavaş ve sessiz çözülmesiyle tanımlanabilir.
Detaylar burada 👇
ELON: CIVILIZATION SURVIVES LONGER WITH TWO PLANETS
“But having two planets that are both self-sustaining and strong, I think that’s going to be incredibly important for the long-term survival of civilization.
Any given civilization is likely to last maybe 10 times longer, maybe much longer, if it’s a multi-planet civilization.”
Source: @SpaceX@elonmusk
Memleketini, Güney Amerika’yı ve tüm dünyayı, denizi göremeden ölecek madencilerde vücut bulmuş memleketinin, Güney Amerika’nın ve dünyanın tüm namuslu, yiğit insanlarını sevdi, onları yazdı. https://t.co/DPrxfCKyoP
2025 Trends to Watch 🔮
Open Access: Journals like PLOS ONE and Nature Communications gaining traction.
AI Integration: Tools like AI peer reviewers speeding up publication times.
Interdisciplinary Journals: Rising stars in climate science and AI ethics.
Subscribe @ScholarshipfPhd for more Premium Content/Tips
@hrrcnes G leceğin meslekleri için ipuçları. Hayatını kazanmak için roman yazmaktan, hayatını kazanmak için yapay zeka botları oluşturmaya doğru ilerliyoruz.
#Yapayzeka yı anlamak için #iletişim kavramlarını anlamanın ön şart olduğunu vurgulamak isterim. Çünkü teknoloji (#bilişim) sadece yazılım ve donanım demek değil. Bunlarla birlikte birey ve toplum boyutlarını da içeriyor. AI için daha bütüncül bir bakışa ihtiyaç var.
#Deepseek olayını “sputnik anı” olarak tarif ediyorlar ama “dotcom” patlamasına daha çok benziyor. AI endüstrisinde önemli bir bilişsel kırılım gerçekleşti. Artık e-ticaretten sosyal ticarete geçişte olanlara benzer bir dönüşümü (paradigma kaymasını?) yaşayabiliriz.
Eskiden sosyal bilimcileri (özellikle iletişimcileri) sözelciler diye tarif edip bilgisayarlardan anlamıyorlar diye eleştirirlerdi. Şimdi bilgisayar uzmanları da yapay nöron ağlarını (AI) karakutu diye tarif edip içeride ne oluyor tam bilemiyoruz diyorlar.