Dijital terörizme dikkat!
İşte o hesaplar
Sosyal medyanın maskeli teröristleri yine kamuoyunu dizayn etmek amacıyla sosyal mecralarda haber görünümlü operasyonlara başladı.
FETÖ’nün firari teröristleri, yalanlarla algı oluşturmaya çalışırken yurt içinde de muhalif hesaplarca destekleniyorlar.
Söz konusu dijital teröristleri yeniden hatırlayalım:
*Kemalizm maskesiyle algıcılık oynayan Dr. Esmeralda (@Esmeral42507697) hesabını kullanan firari FETÖ’cü Ümit Seyhan..
*Simge Ekici (@caapulcukiz) hesabını kullanan FETÖ’cü Tezcan Çetin..
*Suna Varol (@SunaVarol_) hesabını, erkek olmasına rağmen kadın kılığına giren firari FETÖ’cü Mehmet Hanefi Sözen kullanıyor.
*TERS ADAM (@_TersAdam) isimli hesabı kullanan kişi FETÖ’cü Halit Sakıcı..
*Ahmet Taha Ulusoy (@bayiyimser) hesabı da FETÖ’cü Ahmet Yaşar Göldal tarafından yönetiliyor.
*Dahi Bilal (@DahiOglan) isimli hesabı ise iki firari FETÖ’cü terörist Fatih Gürsoy ve Necdet Çelik yönetiyor.
Ve X'de terör örgütü adına psikolojik harekat yürüten diğer maskeli hesaplardan bazıları:
* @drgokhangunes
* @4Suvariii
* @Berkbekir_
* @ay_moon_ay
* @nejatreisden
* @SONSUZASK____
* @WHO18811938
Bir süredir muhalefet mahallesinde ilginç bir tartışma dönüyor.
Düne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dış politikada yalnızlaştığını söyleyenler, bugün Türkiye'nin bölgesel denklemlerde artan ağırlığını görünce bu kez farklı bir tez ortaya atıyor: "ABD Erdoğan’ı destekliyor."
Peki gerçekten öyle mi?
Yoksa asıl mesele, yıllardır karşı çıkılan politikaların sonuç vermiş olması mı?
Hatırlayalım...
Türkiye sınırlarının hemen ötesinde bir terör yapılanması oluşturulurken Erdoğan yönetimi askeri operasyon kararı aldı. O günlerde Batı medyasının manşetleri de, içerideki muhalefetin açıklamaları da büyük ölçüde aynı çizgideydi.
Libya tezkeresi Meclis'e geldiğinde "Türkiye'nin ne işi var orada?" denildi.
Karabağ'da Azerbaycan'ın haklı mücadelesi sürerken birçok kesim gelişmeleri uzaktan izlemekle yetindi.
Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik adımlar eleştirildi.
Suriye konusunda ise Ankara'nın güvenlik kaygıları küçümsendi.
Ancak bugün dönüp tabloya baktığımızda farklı bir gerçeklikle karşılaşıyoruz.
Türkiye, sahada ve masada etkili bir aktör olarak varlığını sürdürüyor.
Libya'da denklemin dışında değil.
Karabağ'da Azerbaycan zaferle çıktı.
Suriye'de Türkiye'nin güvenlik hassasiyetleri artık göz ardı edilemiyor.
Rusya-Ukrayna savaşında Ankara, hem Moskova hem Kiev ile konuşabilen ender başkentlerden biri olmayı sürdürüyor.
İşte bazı çevrelerin açıklamakta zorlandığı nokta tam da burası.
Çünkü yıllarca başarısız olacağı söylenen politikalar sonuç üretmiş durumda.
Uluslararası ilişkilerde kalıcı olan şey dostluklar ya da düşmanlıklar değildir. Kalıcı olan güç dengeleridir.
Bugün Washington'ın, Avrupa'nın ya da bölgedeki diğer aktörlerin Türkiye'nin tezlerine daha fazla kulak vermesi bir sempati meselesi değil; ortaya çıkan yeni jeopolitik gerçekliğin sonucudur.
Devletler güçlü gördükleri aktörlerle çalışır, sonuç alan liderleri dikkate alır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son yıllarda inşa ettiği etki alanı da tam olarak buradan kaynaklanıyor.
Kriz anlarında risk alabilmesi, uluslararası baskılar karşısında geri çekilmemesi ve uzun vadeli hedeflerden vazgeçmemesi onu sıradan bir siyasi figür olmaktan çıkarıp küresel ölçekte etkili bir lider konumuna taşıdı.
Bugün gelinen aşamada ise yeni bir hedef öne çıkıyor:
Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonu.
Yıllardır Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmak istenen istikrarsızlık kuşağına karşı verilen mücadele, artık daha geniş bir stratejik çerçevenin parçası hâline gelmiş durumda.
Terör örgütleri üzerinden bölgeyi yeniden şekillendirmeyi amaçlayan senaryoların önemli ölçüde bozulduğu görülüyor.
Bu nedenle mesele sadece güvenlik politikası değildir.
Mesele, Türkiye'nin kendi geleceğini başkalarının planlarına göre değil, kendi önceliklerine göre şekillendirme iradesidir.
Belki de bazı çevreleri rahatsız eden asıl gerçek budur.
Çünkü ortaya çıkan tablo, yıllardır anlatılan "Türkiye kaybediyor" hikâyesiyle değil; Türkiye'nin sahada ve diplomaside elde ettiği kazanımlarla açıklanabiliyor...
Her şeyleri yalan!
İmamoğlu suç örgütüu üyesi Mustafa Nihat Sütlaş, 5 yılda 26 ihale almış ama çocukluk arkadaşı Murat Ongun'u sadece bir kez görmüş.
Bagdatlı ile onlarca kez telefonda görüşmüş ama tanımıyormuş.
İSKİ Açtığı Çukurları Kapatsın!
İBB ve İSKİ’den çok basit bir talebimiz var: Lütfen açtığınız o çukurları kapatın, Beykoz’un yollarını mağdur etmeyin. Gerisini zaten biz Beykoz Belediyesi olarak seve seve hallederiz!
Bakanlığımızın “Türkiye Yüzyılı, Adaletin Yüzyılı” vizyonu kapsamında, adalet hizmetlerinin vatandaşlarımıza daha etkin, verimli ve hızlı bir şekilde ulaştırılması amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Bu kapsamda bölgelerimizin nüfusu, ulaşım imkanları ve coğrafi yapısı ile idari yargıdaki iş yükü dikkate alınarak yapılan analiz çalışmaları neticesinde;
Edirne Bölge İdare Mahkemesinin kurularak yargı çevresinin; Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale illerinin mülki sınırları olarak belirlenmesi sayın Bakanımız Akın Gürlek’in tensipleri ve 10.06.2026 tarihli Bakan oluru ile uygun görülmüş olup, söz konusu karar 11.06.2026 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
Kurulan mahkemenin vatandaşlarımıza ve teşkilatımıza hayırlı olmasını dileriz.
Mahkemelerdeki iş yükünü göz önünde bulundurarak yargılamaların daha etkin, hızlı ve verimli yürütülmesi için Edirne’de Bölge İdare Mahkemesi kurduk.
Edirne Bölge İdare Mahkemesi’nin yargı çevresini; Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale illerinin mülki sınırları olarak belirledik.
Vatandaşlarımızın adalet hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla gerekli adımları kararlılıkla atmaya devam edeceğiz.
Alınan kararın milletimize ve yargı camiamıza hayırlı olmasını diliyorum.
CHP’nin 38’inci kurultayına ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP’lilerdir.
Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir.
“Rüşvet aldım, rüşvet verdim, şu kişiye şu kadar para verdim” diyenler, aynı şekilde kendileridir.
Dün “halkın umudu” dediklerine bugün “hain” damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir.
''Sabah akşam boyun büküp yalvara yakara, derin bir ürpertiyle ve kendin işitecek kadar bir sesle Rabbini an! Sakın gafillerden olma!''
A‘râf Sûresi, 205.Ayet
🔴Dünya Kupası'nda görevli olmasına rağmen ABD'ye girişine izin verilmeyen Somalili uluslararası hakem Ömer Artan, Mogadişu Stadyumu'nda binlerce kişi tarafından bir kahraman gibi karşılandı.
Unfortunately, some of you care, while others no longer do. Frankly, we are hungry and need food and medicine.
If you're browsing, please leave a comment. It's just a comment.
https://t.co/42AyhgbxLu
💥CHP'li eski Tarsus Belediye Başkanı Haluk Bozdoğan...
*
📍"Kentsel dönüşüm projesinde" vatandaşları dolandırdığı gerekçesiyle hapis cezası aldı.
*
📍Tarsus 3. Ağır Ceza'da görülen davada; Haluk Bozdoğan, Ziya Kenğer ve İbrahim Taş, "nitelikli dolandırıcılık" suçunu işledikleri gerekçesiyle...
*
📍Toplamda 32 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı!
Palestinian doctor detained by the occupation, Dr. Hussam Abu Safiya:
“I am a pediatrician, and I provide medical services and care to the patients, the injured, and the vulnerable in the sector. I performed my work in accordance with international law and humanitarian standards.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bebek katili Netanyahu'ya seslendi:
◾ "Artık ecelin geliyor. Neye sahip olursan ol gidicisin."
◾ "Sende atom bombası, nükleer bomba var. Bununla tehdit ediyorsun. Bunları biz biliyoruz."
CHP Genel merkezinin tam 3000 adet trol hesap kullandığı ortaya çıktı.
TGRT Ankara temsicisi Fatih Atik:
“CHP Genel merkezinin 3000 adet troll hesap kullandığı ve milyonlarca lira para harcandığı tespiti var. Ayrıca para alan gazetecilerde açıklanacak.”
Birde bize troll diyor yavşaklar..!
Cem Küçük
Murat Ongun'a mesaj atıp diyor ki:
"Hükümete Gol atmak için fırsat doğdu. Ekrem Bey'e söyle twit atsın Erdoğan'ı eleştirsin.
Yüksek puan toplar"
Ekrem İmamoğlu ekibinin seviyesizliğine örnek:
İstanbul’da rüşvet suçlamasıyla tutuklanan İBB iştiraki Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, yine "çıplak aramaya maruz kaldığı" yönündeki iddialarda bulunmuş
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı bunu 21 Aralık 2025’te net şekilde yalanlamamıştı .
Başsavcılık, iddiaların tamamen asılsız olduğunu belirterek işlemlerin mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü açıklamıştı
Başsavcılık tarafından yapılan resmi açıklamada öne çıkan detaylar şu şekildeydi:
İşlemler Mevzuata Uygun Yapıldı:
Rüşvet almak suçundan tutuklanarak Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na getirilen Fatoş Pınar Türker’in kuruma kabul, üst ve eşya arama işlemlerinin ilgili infaz yönetmeliğinin 34. maddesi hükümleri doğrultusunda yasal çerçevede gerçekleştirildiği belirtildi.
"Kıyafetlerin Çıkarılması Söz Konusu Değil":
Arama işleminin dışarıdan görülmesi mümkün olmayan ve kamera kaydı bulunmayan özel bir alanda yapıldığı vurgulanırken, iddia edildiği gibi tutuklunun kıyafetlerinin çıkarılmasının ya da çıplak aramaya tabi tutulmasının söz konusu olmadığı net bir dille ifade edildi.
Arama Sadece 1 Dakika Sürdü:
Cezaevi kayıtlarına göre arama işleminin saat 18.01’de başlayıp 18.02’de tamamlandığı, hazırlanan resmi tutanakta da tutuklunun "herhangi bir zararının ya da şikayetinin bulunmadığı" yönündeki beyanının imza altına alındığı aktarıldı.
Koğuş Dışında Tutulduğu İddiası da Yalanlandı:
Türker'in cezaevinde depo gibi uygunsuz bir alanda tutulduğu yönündeki iddiaları da yalanlayan Başsavcılık; yerleştirme işlemlerinin tamamen hukuka uygun olduğunu, tutuklulara mahsus yaşam alanları dışında bir yerde tutulmasının söz konusu olmadığını kamuoyuna duyurdu.