Devlet BAHÇELİ:
Bu vesileyle ülkemizi Dünya Kupası’nda en iyi şekilde temsil eden A Milli Futbol Takımımıza başarılar diliyorum.
LGS’ye giren evlatlarımızı bir kez daha tebrik ediyor; YKS’ye girecek bütün gençlerimize üstün başarılar diliyorum.
Cenab-ı Allah evlatlarımızın bahtını açık, yolunu aydınlık, devletimize ve milletimize hizmetlerini daim eylesin.
Devlet BAHÇELİ:
Sizler Mete Han’ın devlet nizamını, Attila’nın Avrupalının dizlerini titreten heybetini, Sultan Alparslan’ın Anadolu’yu yurt kılan azmini, Osman Gazi’nin Söğüt’te can bulup üç kıtaya yayılan muradını, Fatih Sultan Mehmed Han’ın 21 yaşında Avrupalıların atası olan Doğu Roma’yı dize getiren dehasını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yokluklardan bir devlet var eden ferasetini miras almış bir milletin evlatlarısınız.
Bu miras omuzlarınızda bir yük değil; şereftir.
Bu miras geçmişte kalmış bir övünç değil, geleceğe taşınacak bir mesuliyettir.
Devlet Bahçeli:
Gündemin gürültüsüne, milli iktisadın inişli çıkışlı yollarına küsüp Anadolu’yu öksüz ve yetim bırakmayın.
Sanal dünyadaki karamsarlık tüccarlarına, Türk ve Türkiye düşmanı umutsuzluk tellallarına, Garbı putlaştıran parazitlere, yüreklerinize hicret duygusu aşılamak isteyen bozguncu ağızlara aldırmayın.
Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle: “Vatanın bütün ümidi ve geleceği size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır.”
Devlet BAHÇELİ:
Netanyahu yönetimi, Orta Doğu’da sükûnet ihtimalini kendi siyasi gelecekleri için tehdit görmektedir.
Uluslararası hukuku ayaklar altına alan, barışın önünde aşılmaz duvarlar örmeye kalkan bu çıban başı, döktüğü her damla kanın, yıktığı her hanenin hesabını er ya da geç, ama mutlaka ve mutlaka, tarihin ve milletlerin huzurunda teker teker verecektir.
Tavrımız açık, mevkimiz ayan beyan ortadadır.
Cümle alem bilsin ve duysun ki: Türk milleti, barış düşmanlarının karşısında; mazlumların, masumların ve mağdurların ise ebediyen yanındadır.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak temennimiz odur ki: Kanla beslenen Siyonist şer odaklarına inat, bu kadim coğrafyanın her bir köşesinde huzura, sükunete ve adalete dayalı bir barış, Türk-İslam mührüyle ebediyen temin ve tesis edilecektir.
Devlet BAHÇELİ:
Karabağ’da çiğnenen hukuk, Türk askerinin demir yumruğuyla doğrultuldu.
Allah’a şükürler olsun ki Karabağ’ın esaret zincirlerinin kırıldığı günlere eriştik.
Allah’a şükürler olsun ki Şuşa’nın dağlarında ay yıldızlı bayrağın, yeniden yükseldiği sabahlara şahitlik ettik.
Allah’a şükürler olsun ki har-ı bülbül, şehitlerimizin kanıyla sulanan Karabağ topraklarında artık mahzun bir bekleyişin değil; zaferin nişanesi olarak yeniden açmıştır.
Devlet BAHÇELİ:
Zengezur; Nahçıvan’ın ana vatan Azerbaycan’la bağını güçlendirecek, Türkiye’yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar’a, Hazar’ın ötesinden Türkistan’a ulaştıracak tarihi geçittir.
Zengezur, Nahçıvan’ın Azerbaycan’la vuslatı olacaktır.
Bu, “iki devlet, tek millet” şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır.
Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım: Bu hat, Turan Koridoru’dur.
Devlet BAHÇELİ:
Böylesine çetin, bölge devletlerinin ekonomik kıskaç içinde sıkıştığı bir dönemde Turan Koridoru’nun açılması; Ankara’dan Türkistan’a uzanan iktisadi ve jeopolitik bir sıçrama olacaktır.
Kars’tan Iğdır’a, Nahçıvan’dan Bakü’ye dek Türk yurtlarına ekonomik canlılık kazandıracak, yeni yüzyılın ana ulaşım ve ticaret güzergahlarından birini teşkil edecektir.
Turan Koridoru, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın stratejik anahtarıdır.
Devlet BAHÇELİ:
Turan Koridoru açılacaktır.
Türk dünyası kenetlenecek, Türk Devletleri Teşkilatı güçlenecektir.
“Mücadelemiz Milliyetçi Türkiye'ye ve Turan'a kadardır!” diye haykırarak yemin eden gönüller rahat bir nefes alacaktır.
Şimdi önümüzde yeni bir safha vardır.
Ermenistan ya eski işgal zihniyetinin, diaspora arayışlarının, rövanş heveslerinin peşinde savrulacak ya da bölgenin yeni gerçeğini kabul ederek kalıcı barışın kapısını aralayacaktır.
Bu yeni gerçeğin temeli de bellidir: Karabağ Azerbaycan’dır.
Bu gerçek sahada kanla, masada hukuk zemininde tescillenmiştir.
Eski işgal zihniyetini yeni kılıflarla yaşatmaya çalışan yollar kapalıdır.
Normalleşme, Türkiye’ye ve Azerbaycan’a yönelik tarihi husumet dilinin terk edilmesiyle, bölgenin yeni gerçekliğinin kabulü ve hakkaniyetli iş birliği zeminine riayetle mümkündür.
Devlet BAHÇELİ:
Milliyetçi Hareket Partisi’nin Turan ülküsü, Cumhur İttifakı’nın 2053 ve 2071 vizyonu aynı istikamettedir.
Bu istikamet Türk ve Türkiye Yüzyılı’dır.
Bu hedef uğruna yorulmayacağız, yılmayacağız, yıkılmayacağız.
Önümüze çıkarılan engelleri şuurla aşacak, sabırla geçecek, karanlıkları sebatla geride bırakacağız.
Bir adım geride durmayacak, bir an olsun tereddüde düşmeyeceğiz.
Çünkü Türk milleti; gücünü maziden alıp atiye kendi hür iradesiyle yürüyen büyük bir millettir.
Devlet BAHÇELİ:
Sınavlar hayatın içindeki basamaklardır. Her basamak öyle ya da böyle çıkılır, aşılır, geçilir. Baktık olmuyor yine de pes edilmez ve yeniden denenir.
Asıl olan o basamakları çıkarken ahlaklı kalabilmek, değerlerini muhafaza edebilmek, ümitleri yitirmeden geleceğe sarılabilmektir.
Bizim gözümüzde her Türk genci endemik bir çiçek gibi korunması gereken birer emanettir.
Her evladımız, tek başına milli servetimizdir.
Devlet BAHÇELİ:
Türk gençliği; bugünün öğrencisi olduğu gibi yarınların öğretmeni, mühendisi, avukatı, doktoru, akademisyeni, sanatçısı, sporcusu ve askeridir.
Bir meslek sahibi olunuz, alın terinizle ayakta durunuz.
Helal rızkın bereketini hiçbir koltuğun rahatlığına değişmeyiniz.
İş bulunuz, aş bulunuz; fakat yalnız kendi hayatınızı kurtarmakla yetinmeyiniz.
Bu ülkenin laboratuvarlarındaki umut sizsiniz.
Kürsülerinde yükselecek söz sizsiniz.
Fabrikalarında dönecek çark sizsiniz.
Tarlada bereketi katlandıracak akıl sizsiniz.
Spor sahalarında dalgalanacak ay yıldızlı al bayrağa sakladığımız gururunu taşıyacak olan sizlersiniz.
Biz eksik kaldıysak, bıraktığımız yerden siz ilerleyeceksiniz.
Bunu da bir bayrak yarışı bileceksiniz.
Devlet BAHÇELİ:
Bu topraklarda kök saldınız, bu milletin bağrında boy verdiniz, bu vatanın ikliminde çınarlaşacaksınız. Nereye giderseniz gidiniz, kutup yıldızınız Türkiye olsun.
Bu topraklarda filizlenen her kabiliyet, dünyanın neresinde olursa olsun Türk milletinin itibarını çoğaltmalı, Türkiye’nin adını yükseltmeli, ay-yıldızlı bayrağımızın şerefini büyütmelidir.
Dünyaya açılın; fakat kökünüzü bu topraklardan, dönüş niyetinizi yüreğinizden, Türkiye biletinizi valizinizden, ailenize tekrar sarılacağınız günü takviminizden eksik etmeyin.
İstikbalinizi başka milletlerin göklerinde aramayın.
İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Mustafa Silahyürekli ve kıymetli heyetine nazik hayırlı olsun ziyaretleri için teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dilerim.
Çekmeköy’ümüze değer katacak, komşularımızın sosyal ve kültürel yaşamına uzun yıllar hizmet edecek Alparslan Türkeş Kültür Merkezi’nde çalışmaları yerinde inceledik.
İstanbul Büyükşehir Belediyemiz tarafından yeniden hız kazanan inşaat sürecinde emekçi kardeşlerimizle bir araya gelerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldık. Kütüphaneleri, tiyatro salonları, etkinlik alanları ve kapalı otoparkıyla ilçemize yakışan çok amaçlı bir yaşam merkezi olacak bu önemli eser, Çekmeköy’ün kültür ve sanat hayatına büyük katkı sunacak.
Bizler, kalıcı eserler üreterek komşularımıza en iyi hizmeti ulaştırmanın gayreti içerisindeyiz. Çekmeköy’ümüz için çalışan, üreten ve emek veren herkese yürekten teşekkür ediyor, bu kıymetli yatırımın şimdiden ilçemize hayırlı olmasını diliyorum.
Halkın Belediyesi,
Halkın Hizmetinde.
Devlet BAHÇELİ:
Türk milleti köşeye sıkıştırılacak bir millet değildir.
Türk milleti, karşısına yedi düvel de dizilse tarih sahnesinden silinecek bir millet değildir.
Türkiye, ham hayaller kurulup çizilen haritaların kenarına sıkıştırılacak, eline bir avuç toprak verilip denizlerinden koparılacak bir ülke değildir.
Lozan’da varlığını tescilleyen, Kıbrıs’ta kardeşinin imdadına yetişen, terörle mücadelede dağları titreten, Adalar Denizi’nde baskılar ve hukuksuzluklar karşısında geri adım atmayan, enginlere Türk mührünü vuran Türkiye; bugün de aynı tarihi şuurla ayaktadır.
İsimler farklılaşmış, siyasi yollara yeni şeritler eklenmiş, askeri yöntemler teknolojiyle gelişmiş; fakat niyet değişmemiştir.
Devlet BAHÇELİ:
Bir olacağız, diri duracağız, aynı bayrağın altında aynı istikbale yürüyeceğiz.
Çünkü biz Türk milletiyiz.
Biz; esareti ayağının altında ezen, zilleti kapısından içeri sokmayan, ihanete nefes aldırmayan, haritalara sığmayıp nice devletler kuran, ateş çemberlerini yara yara küllerinden yeniden doğan, kuşatmaları paramparça edip ayak bastığı her toprağı vatan tutan ve tarihin akışına, çağların kapılarına Türk mührünü vuran aziz milletin evlatlarıyız.
Devlet BAHÇELİ:
Biz Terörsüz Türkiye derken; içeride huzuru, dışarıda caydırıcılığı, sınırlarımızda emniyeti, bölgemizde istikrarı ve milletimizin birliğini aynı anda savunuyoruz.
Dışarıda kaos girdabı kol gezerken, savaş borazanları kulakları sağır ederken, ülkemiz jeopolitik depremlere sürüklenmek istenirken surda gedik açtırmayacağız.
İşte Terörsüz Türkiye hedefi bu büyük tablonun merkezindedir.
İşte bu yüzden Terörsüz Türkiye diyoruz.
İşte bu yüzden iç cepheyi sağlam tutmak zorundayız.
İşte bu yüzden kardeşlik hukukunu tahkim etmeyi, yalnızca iyi niyetli bir temenni olarak değil; doğrudan doğruya milli güvenlik meselesi biçiminde ele alıyoruz.