Özgür Özel CHP’ye veda etti!
• Yeni partimizi, milletimizin seçtiği ona yetkisini emanet ettiği milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz.
• Açık ara farkla ana muhalefet partisi oluyoruz.
• Biz ne Ekrem İmamoğlu’nu ne de Mansur Yavaş’ı arkada bırakırız.
• Geliyor diyor ki, 'Ankara merkezli siyaset yap, otobüsten in, Ekrem'i bırak. Daha 50 yaşındasın, 80 yaşına kadar partinin başında oturursun' diyor. Yol ayrımı burasıdır.
• Size söz veriyorum: Her şey bittiğinde asla unutkan olmayacağız. Her şey bitecek, hep beraber hatırlayacağız.
• Atatürk'le, Misak-ı Milli'yle ve Cumhuriyet'le sorunu olmayan herkesi, birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum.
@solcugazete60 2919 Yılında Akaretler diye hatırlıyorum. Bir programa gittik. Uğur Dündar'ın konuğu Haluk Levent'ti. Ve her bir koltukta sizin yeni çıkan kitabınız Nutuk vardı. O programda kitabınızın baya bir tanıtımı yapıldı. O zaman iyiydi ama değil mi? @Yilmaz_Ozdill
O zaman şakasına attığım bir yorumdu. Bizim umutlarımızı öldürdünüz. Aydınmış, sanatçıymış, oymuş, buymuş. Ahbap gönüllüsü olduğumu söylediğim birisi Haluk Levent hakkında buna benzer şeyler söylüyordu. Konduramıyordum açıkçası.
Gazeteci Şule Aydın:
📌Gözümüzün içine baka baka milyonlarca insan, aynı anda dolandırıldığı hissiyle karşı karşıya.
📌Depremde insanlar bir demir makası bulamadığı için sevdiklerini, 6 aylık bebeklerini kaybederken, içeriden annesinin babasının çığlıklarını duymasına rağmen içeriye giremezken...
📌O beton yığınlarının arasında böyle acıların yaşandığı bir yerden küçücük zerre kadar menfaat elde etmiş herkes çok mide bulandırıcı ve sonuna kadar hesap sorulması gereken kişilerden biridir, yargılanmalılar ve hesap vermeliler.
Haluk Levent'in "Asıl bombayı bekleyin" açıklamasına peş peşe sert tepkiler geldi.
Levent Gültekin:
"'Asıl bombayı bekleyin' Tehdit ediyor.
Belli ki iktidardan birileriyle beraber iş tutmuş veyahut başka birileri olabilir.
Şöyle bir mesaj veriyor: 'Ben yanıyorum, ya beni kurtarın ya da beraber hepinizi yakarım.'
O mesaj o, başka bir anlamı yok."
İtiraf gibi yazı! Kandırıldık mı?
Haluk Levent'in gözaltına alınmasının ardından Gazeteci Fatih Altaylı'nın "Ahbap çavuş" başlıklı yazısı yeniden gündem oldu:
"Her ne kadar Haluk Levent daha önce mali suçlar nedeniyle defalarca hapse girip çıkmış olsa da, kumar bağımlılığından dolayı sürekli ekonomik ve buna bağlı adli sorunlar yaşasa da iyi niyetli ve sempatik biri olarak görülüyordu.
Ve Kızılay’ın başındaki zat o denli “kirli” bir imaj oluşturmuştu ki, halk Kızılay’ın başkanındansa kumar bağımlısı Haluk Levent’i bile çok daha güvenilir gördü ve Ahbap Derneği’ne yardımlar yağmaya başladı.
Herkes ama herkes deprem yardımlarını Ahbap’ın hesabına yatırıyordu.
Açıkçası biz de bunu destekliyorduk.
Haluk Levent’i tanıyor, sorunlarını biliyorduk ama her şeye rağmen yine de Kızılay Başkanı Kerem Kınık’tan çok daha güvenilir bir imajı vardı.
Haluk Levent de gelip imaj tazeliyor “Abi, yemin ederim kumarı bıraktım. Artık o işlerden uzağım” diyordu.
Haluk Levent’le özdeşleşen Ahbap Derneği deprem sonrasında 3 milyar TL bağış topladı.
O günün dolar kuru ile 158 milyon dolar, yani bugünün 7 milyar TL’si, Kur Korumalı Mevduat’ta değerlendirsen en az 13 milyar TL.
O günlerde Haluk Levent her yerde “Harcadığımız her kuruşun hesabını vereceğiz. Çok şeffaf olacağız” sözü veriyordu.
Biz de iyi niyetine ve kendisine inanıyorduk.
Aradan üç yıl geçti.
Haluk Levent “Kuruş kuruş hesabını vereceğiz” dediği deprem yardımlarını ne yaptı, ben bilmiyorum.
Ahbap’ın internet sitesinde bu konu ile ilgili net bir bilgi yok, hesap dökümü yok.
Haluk Levent o dönemde bağımsız denetim şirketleri ile her türlü şeffaflığı sağlayacağını söylüyordu.
Ne var ki, aradan geçen 3 yıldan sonra Ahbap’ın internet sitesinde bunlarla ilgili bir hesap dökümü de görünmüyor, bir mali rapora da rastlanmıyor. Uluslararası bir denetim şirketinin raporunu ben göremiyorum.
Ne yalan söyleyeyim, aslında ben de arada birkaç kez bakmak dışında konuyu yakından takip etmiyordum.
Ancak geçtiğimiz günlerde bir gelişme oldu.
Haluk Levent’in başı bir kez daha mali bir suçla anıldı.
Ahbap Derneği’nin başkanı yine bir karşılıksız çek olayı ile gündeme geldi. Yine cezaya çarptırıldı.
Bu kez miktar 70 milyon TL idi.
“Kumarı bıraktım” diyen Haluk Levent belli ki eski alışkanlığından pek de vazgeçememişti.
Ve Türk halkı Kızılay’a güvensizliğinden ciğeri kediye emanet etmeyi tercih etmişti.
Bu durumda Haluk Levent’in söz verdiği gibi tüm mali raporları açıklaması, Ahbap’ın deprem için topladığı bugünün parasıyla yaklaşık 7 milyar TL’nin ya da 158 milyon doların hesabını Türk halkına kuruş kuruş vermesi gerekmektedir.
Umarım ve inşallah verir.
Çünkü bu millet bir kez daha kandırılmış olmanın yaratacağı yıkımı kolay kolay atlatamaz."
💥Ümit Özdağ, 12 vatandaşımızı yakarak öldüren terörist Çetin Arkaş’ın ‘Öcalan’a Özgürlük’ mitingilerinde konuşturulmasına sert sözlerle tepki gösterdi:
“DEM Parti, Türk milletine meydan okumak için, Türk devletine meydan okumak için;
Terörle mücadelede vermiş olduğumuz on binlerce şehide ve gaziye hakaret eder gibi İstanbul Mavi Çarşı'da 12 tane suçsuz, günahsız, aralarında bebek olan insanı yakarak öldüren bir teröristi konuşmacı olarak çıkartıyor.
İnanılır gibi değil. AK Parti'nin, MHP'nin Türkiye'yi getirmiş olduğu nokta bu."
Bunlardan Deniz Göktaş için bir yorum var mı? Özel olarak iletişime geçtilerse bilemem ama açıktan yaptıkları bir beyan hala görmedim. Ne düşünüyorlar acaba?
📢 Ümit Özdağ:
⭕ "Ekrem İmamoğlu'nun fotoğrafını İstanbul'da asmak yasak, Abdullah Öcalan'ın fotoğrafını asmak yasak değil!
⭕ Bu ayıp oğlu ayıptır! Bu Türk milletine hakarettir!"
Gazeteci Timur Soykan’dan AKP’ye:
“AKP’yi çamaşır makinesi gibi düşünün.
İçine kirli siyasetçiyi atıyorsunuz, sonra yandaşlıkla yıkıyorsunuz asıyorsunuz ipe. Tertemiz oluyor!
CHP’deki kirliler kendini belli ediyor. Erdoğan da bununla övünüyor, ‘Partimiz büyüyor’ diyor.
Mesut Özarslan’la, Nimet Özdemir’le, Özlem Çerçioğlu ile büyüyorsunuz, bu insanların sizi başka bir güce satmaları 10 saniye.
Bu büyüme pek de hayra alamet değil gibi...”
Kanadı derviş tarafından kırılan kuşa Hz. Süleyman sorar:
“Neden kaçmadın?”
“Dervişlik hırkası giymişti. Zarar vermez diye kaçmadım.”
Hz. Süleyman, dervişin kolunun kırılmasına hükmeder.
Kuş itiraz eder:
“Kolunu kırmayın. Hırkasını alın. Beni onunla kandırdı.”