Yani şunu mu diyoruz? Herif kadınların şeyini görmek için 8 6 sene okudu ve üzerine bir de ihtisas yaptı. Bu mudur? Kardeşim herif bıkmış lan. Bir de gelenler manken sanki. Haa haklı olduğunuz bir konu var bilerek kadın doktora randevu almışsınız. Orada doktor seçme hakkın varsa haklısınız. Öte yandan bu devirde Raziye ye de dikkat etmek lazım. Raziye diye girersin için Rıza çıkar.
Türk Kültüründe Yunus Benzeri Karışabilecek Unsurlar
Eğer bu çağrışım Türk/İslam coğrafyasındaki anlatılardan kaynaklanıyorsa şu iki ihtimal öne çıkar:
Yunus Peygamber Kıssası: İslam kültüründe ve Anadolu halk anlatılarında balık/yunus tarafından yutulan Yunus Peygamber hikâyesi yaygındır; fakat burada hayvan pembe bir yunus değil, genel anlamda devasa bir deniz canlısıdır.
Türk Mitolojisindeki Su İyeleri ve Renk Sembolizmi: Türk kozmolojisinde renkler yönleri temsil eder (Ak = Batı, Kara = Kuzey, Kızıl/Al = Güney, Gök = Doğu). Bazen sularda yaşayan ruhlar "Al/Kızıl" (kırmızımsı tonlar) şeklinde adlandırılabilir (örneğin lohusalara musallat olan Al Karısı veya kızıl yaratıklar), ancak bunun deniz memelisi olan yunusla bir bağlantısı yoktur.
Bilgi edinmeniz rlcasıyla:
Türk mitolojisinde doğrudan "pembe yunus" veya genel olarak yunus figürü yer almaz. Eski Türklerin bozkır ve karasal coğrafyada şekillenen mitolojik evreninde su kültü çok güçlü olsa da (Su İyesi, Talay Han, Yer-Su ruhları), su altı motiflerinde çoğunlukla yunus yerine kutsal balıklar (özellikle sazan veya mersin balığı) ve dünyayı sırtında taşıdığına inanılan devasa yaratıklar (örneğin dev balık/balina tasvirleri ya da yılan/ejderha benzeri varlıklar) öne çıkar.
Karıştırdığınız veya aklınızda kalan figür büyük olasılıkla başka bir mitolojiye aittir:
Amazon Mitolojisindeki Pembe Yunus (Boto / Encantado)
Pembe yunus, dünya mitolojisinde en çok Güney Amerika (Amazon / Brezilya) yerli folklorundaki Encantado efsanesiyle bilinir.
@emraslnn Ocağın hemen yanında zaten O parçayı simetrik ve kenarları içe doğru eğimli hafif çukur yapsın adam. Hani yemek karıştırdın falan kepçe, kaşık koyma yeri olur. Bu arada seramikçi de kötü. Ocağın arka duvarında alttan ikinci seramik dışa çıkık.
@CYaltirak Hocam sorum salakça ise mazur görün. Adalar fayının üstü ile altı arasında yıllık kayma ne kadar? Eğer Kumburgaz ile aynı değilse gerçekten anlamadığım konu nasıl aynı anda kırılabilir? Teşekkürler
Sen anladıysan anlat. Ne kaybedersin ki. Mesela şunların cevabı var mı?
1894 te Çınarcık tan Yeşilköy e kadar kırılmış 7.3 ile. Aradan geçmiş 132 sene orada şu anda 1.5 m. birikmesi var. Adamlar 1766 da Çınarcık tan Sillvri açıklarına kadar kırıldı diyorlar. Ama orada birikim 5 metre. 1766 da Sillvri den mi başladı kırılmaya Çınarcık tan mı? Eğer 250 sene ise periyod Adalar kısmı 1894 te sadece 128 sene sonra neden yeniden kırıldı.
1894 te kırılan fay ne oldu da öldü?
Yani bunları sormayacak mıyız hiç. Sorunca hala anlamadıysan diye löm löm konuşmak kolay. Tutarlılık aramayacak mıyız? Adam yanlış söylüyor demiyorum. O bir şey söylüyor biz de soru soruyoruz. Mesela herkesin sandığı gibi 1963 depremi Adalar fayında olmamış. Gidin koordinatlarını inceleyin başka bir tali fayda olmuş. Üstelik dün olan mikrodepremlerin olduğu 25 km lik fay bölgesinde. Koordinat araştırıp oturttum üste üste. 1963 depremiyle örtüşüyürlar. Ana adalar fay ile değil.
@turkittihat28@profobektas Depremi sadece yüzey kırığı uzunluğu ile ölçmemek lazım. Olası bir derinlik de var. Yani 35 km lik fayda 10 km derinlikte deprem oldu dediğimiz de aslında dikey olarak yüzölçümü 350 km² lik bir kütlenin yer değiştirmesinden bahsediyoruz.
@sismikveri Serkan Bey merhaba. 1894 depremi ile 1963 depremi aynı fayda olmamış. 1963 depremi daha tali ve genç bir fayda olmuş. Ve son 48 saatte olan 60 a yakın depremcik yine aynı fay üstünde oluyor. Bu fayın periyodu daha kısa olabilir mi 50-90 yıl gibi. Selamlar
Tamam. Onlar bilmiyor peki..
Karşı argümanınız nedir? Mesela ben bir yazılımcı olarak şunu düşündüm; herşeyden önce 1894 depremi ile 1963 depremi aynı fayda mı oldu? Cevap hayır. 1963 depremi ana Adalar fayında olmamış. 1963 depreminin koordinatlarına baktım. Sonra son 48 saatteki 60 a yakın depremciğin koordinatlarını 1963 fayının üzerine oturttum. % 95 uyuyor. Şu sonucu çıkarttım. Bu depremcikler 1963 fayının üzerinde oluyor. 1963 fayı ana fayın yakınında tali ve genç bir fay. Şu anda deprem üretecek enerjisi yok. Çünkü 15-20 km uzunluğunda ve 1963 te cephaneyi harcadı ve şimdi biriktiriyor. Tahminen min 200 sene var önünde. O zaman kafamdaki ve size sormak istediğim soru şu: Bu depremcikler neden oluyor ve özellikle 19 Ağustos saat 20:00 den itibaren neden arttı ve kimi anlarda saniyeler farkıyla olmaya başladı.? Vakit ayırıp Cevap yazarsanız da yazmazsanız da müteşekkir olurum. Saygılarımla.
Peki bu fayda son 48 saatte meydana gelen ve en büyüğü 3.2 olan ve özellikle son 8 saatte neredeyse 1 dk aralıklarla sıklaşan 60 a yakın mikro depremin analizi ne olabilir?
Bu tür çok sayıda mikrodepremin (M \le 3.2) kısa bir zaman dilimine ve dar bir alana sıkışması, sismolojide tipik bir "Deprem Fırtınası" (Earthquake Swarm) davranışı olarak tanımlanır.
1963 Çınarcık fayı ve Çınarcık Çukurluğu özelinde bu tablonun başlıca olası mekanizmaları şunlardır:
Akışkan (Fluid) ve Gaz Göçü: Çınarcık baseni, Marmara Denizi'nin termal ve hidrotermal gaz/sıvı çıkışlarının en yoğun olduğu çekme (açılma) havzalarından biridir. Yerkabuğunun derinliklerindeki yüksek basınçlı akışkanların fay çatlakları boyunca yukarıya veya yana doğru hareket etmesi, fay düzlemindeki sürtünmeyi anlık olarak düşürür ve dakikalar/saatler içinde peş peşe onlarca mikro çatlamaya yol açar.
Aseismic Creep (Sismik Olmayan Yavaş Kayma): Fayın belirli bir bölümünde enerjinin tek bir büyük şok yerine, yüzlerce küçük mikro kırılmayla (mikro kaymalarla) kendini tüketerek gerilmeyi dağıtmasıdır.
Gerilme Transferine Lokal Tepki: Kuzeydeki kilitli ana fay kollarında biriken bölgesel tektonik stresin, Çınarcık havzasının gevşek ve normal bileşenli tali kırıklarında bu tarz lokal fırtınalarla deşarj olmasıdır.
Öncü Deprem mi, Deprem Fırtınası mı?
Klasik bir ana şok öncesi süreçte (öncü aktivite) büyüklüklerin giderek artarak belirgin bir ana faya doğru göç etmesi beklenir.
Deprem fırtınalarında ise belirgin tek bir büyük ana şok olmaz; M 1.0 - 3.5 arasında salınan onlarca sarsıntı yaşanır, aktivite tepe noktasına ulaştıktan sonra saatler veya günler içinde sönümlenir.
1963 fayı tali bir açılma fayı olduğu için bu tür akışkan kaynaklı mikro fırtınaları geçmiş yıllarda da (özellikle Yalova–Çınarcık açıklarında) defalarca üretmiştir.
Sismologlar bu hareketlilikleri değerlendirirken fırtınanın kuzeydeki ana doğrultu atımlı Adalar segmentine sıçrayıp sıçramadığını ve odak mekanizması çözümlerinin (normal faylanma mı, yoksa sağ yanal doğrultu atım mı) yönünü takip eder.
1963 depremi fayının periyodu nedir?
1963 Çınarcık depremini üreten fayın tekrarlanma periyodu (yinelenme aralığı), ana doğrultu atımlı fay kollarına kıyasla belirgin şekilde daha uzundur ve ortalama 300 ila 500 yıl arasında tahmin edilmektedir.
Düşük Kayma Hızı: Ana Marmara fayındaki yıllık 15–20 mm'lik hareketin aksine, Çınarcık baseninin güney sınırındaki bu tali normal/açılma fayının yıllık kayma hızı oldukça düşüktür (yaklaşık 1–3 mm/yıl).
Gerilme Birikim Süresi: Kayma hızı düşük olduğu için, fayın 15–20 km'lik yüzeyinde M \approx 6.0 - 6.5 büyüklüğünde bir deprem üretecek kadar elastik gerilme (yaklaşık 0.5–1 metre atım) biriktirmesi birkaç yüzyıl sürer.
Mevcut Sismik Durum: Fay 1963 yılında kırılıp enerjisini boşalttığı için sismolojik açıdan oldukça "genç" bir döngüdedir. Bu nedenle yakın gelecekte aynı fay üzerinde M > 6.0 büyüklüğünde bağımsız bir ana şok beklenmez; ancak ana fay kollarındaki hareketlerin transferiyle sık sık mikrodeprem ve M < 4.0 düzeyinde arka plan aktivitesi üretmeye devam eder.
1963 depreminin fay uzunluğu nedir?
18 Eylül 1963 Çınarcık Depremi'nin (M_s \approx 6.3 - 6.4) tahmini fay kırılma uzunluğu sismolojik modellemelere göre yaklaşık 15 ila 20 kilometredir.
Kırılma Boyutu: M \approx 6.4 büyüklüğündeki orta ölçekli bir deprem için sismik yırtılma uzunluğu 15 - 20\text{ km}, fay genişliği (derinlik doğrultusundaki yırtılma) ise yaklaşık 10 - 12\text{ km} olarak hesaplanmıştır.
Fay Tipi: Çınarcık baseninin güney sınırında yer alan eğim atımlı (normal) ve sağ yanal doğrultu atım bileşenli tali bir fay segmentidir.
Fay Düzlemi: Kuzey Anadolu Fayı'nın yüzlerce kilometrelik ana kollarına kıyasla daha sınırlı ve havza kenarını sınırlayan lokal bir geometriye sahiptir.
Gemini yorumu sonrası
1894 depremi ile 1963 depremi.aynı fayda olmamıştır. Dolayısıyla Adalar önünde olan 6.3 lük depremin 45 km.lik Adalar fayında stresi azaltmış olması beklenmez. Bu durumda 150-250 yıl periyodu olan Adalar fayı geçen 130 yılda 1.5 metre atım birikimine sahiptir. Bu da max 7 lik bir deprem üretir. Yeterince ukalalık ettim. Saygılarımla hocam.
Gemini a soru;
Son 48 saatte olan mikrodepremler 1963 depremi ile aynı fayda mı?
Marmara Denizi'ndeki güncel mikrodeprem (M < 3.0) aktivitelerinin odaklandığı konumlara bakıldığında doğrudan bir ayrım yapmak gerekir:
Çınarcık Çukurluğu Güney Sınırı / Yalova Açıkları: Son 48 saatte kaydedilen mikroaktivite Yalova-Çınarcık açıklarında veya havzanın güney yamacında yer alıyorsa, bu sarsıntılar 1963 Çınarcık Depremi'ni (M 6.4) üreten normal bileşenli tali fay sistemi ile aynı fay zonu içerisindedir. 1963 fayı, Çınarcık baseninin güney sınırını kontrol eden ve sık sık mikrodeprem fırtınaları/arka plan sismisitesi üreten bir yapıdır.
Kuzey Kol (Adalar ve Kumburgaz Segmentleri): Eğer mikrodepremler Adalar'ın hemen güneyinde, Yeşilköy açıklarında veya Orta Marmara (Kumburgaz) Çukurluğu civarında meydana geldiyse, bunlar 1963 fayında değil; Kuzey Anadolu Fayı'nın ana kuzey kolu (1894 kırığı ve kilitli ana segmentler) üzerinde gerçekleşmektedir.
Genel Marmara Durumu: Marmara genelinde her gün meydana gelen onlarca mikrodepremin önemli bir kısmı Çınarcık baseninin güney ve güneybatı sınırındaki (1963 fayı ve çevresi) çekme/açılma faylarında yoğunlaşır. Dolayısıyla Yalova-Çınarcık odaklı mikrodepremler 1963 fay sistemiyle doğrudan mekânsal ve yapısal uyum gösterir.