O psikolojik eşiklerden biri bu mesela. Şu zımbırtılara dokununca ne olacağını, ne ceza alacağını bilen var mıydı? Yoktu. Herkes "elleyemeyiz" diye düşünüyordu ve ellemiyordu. Bu kadar.
Kimsenin, dokunsa ne olacağına dair bir öngörüsü de yoktu. Korku desen tam olarak büyük bir korku sebebi yoktu yani. Sadece "elleyemeyiz" düşüncesi vardı tüm çocuklarda. Kimse kimseyi neden yapmaması gerektiği konusunda eğitmiş ya da ikna etmiş filan da değildi. Görünmez bir engel, kaç nesli bu zımbırtılardan uzak tutmayı başarmıştı.
O görünmez engel -bence- okulun bir "kurum" olması idi her şeyiyle. Disiplin, ast-üst ilişkisi, devletin elinin varlığı, düzen, intizam... Dışarıdaki psikopatları okuldan uzak tutan da buydu. Yabancı kimse okula girmezdi. Güvenlik olduğundan mı? Hayır. Devletin eli orada olduğundan sadece. İçerde takım elbiseli adamlar, düzgün giyimli kadınlar, üniformalı çocuklar olduğundan.
Her şey için senelerce sürecek bir psikolojik çözümleme süreci ya da çok caydırıcı, ibretlik cezalar ve kanunda inanılmaz değişiklikler gerekmeyebilir yani.
103 yıl önce bugün | Yalnızca bir askerî zafer değil; aynı zamanda halkın özgürlük iradesinin ve bağımsızlık kararlılığının sembolü olan bu günde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı ve özlemle anıyoruz.
Herkes için eşit imkan, herkes için güçlü İstanbul.
İçinde Yuvam İstanbul, kütüphaneler, derslikler ve atölye salonlarının bulunacağı; çocuklarımız, gençlerimiz ve kadınlar için yaşam alanı olacak Pendik Kurtköy Sosyal Merkez’imizin ve gençlerimizin spor yapabilecekleri; engelli öğrencilerimizin de rahatlıkla spor yapabilmelerine uygun tasarlanan Pendik Borsa İstanbul Anadolu Lisesi Spor Salonu inşaatlarımızı yerinde inceledik.