Kocan iyi çıkarsa hayat üniversitede kankinle eve çıkmışsın tadı veriyor ya. Sağlam goygoy, saçmalardan seçmeler, karikatür, sigara,dizi, çekirdek kola
Yalvarma Yılmaz Özdil. Gençlerin yalvaracak bir durumları yok. Delikanlılar hata yapmadı, demokratik hakkını kullandı. Hata diyerek demokratik protesto hakkını kriminalize edemezsin. Gençler üzerinden iktidar aparatlığı yapamazsın.
İstanbul’da tarihsel mirasımızı göz bebeği gibi koruyan İBB Genel Sekreter Yardımcımız ve İBB Miras Kurucusu Mahir Polat’ı Silivri’de ziyaret ettim.
Gelen desteklere çok teşekkür ediyor.
Hukuksuzca tutuklanan herkese cezaevi zor ama kalp damar tıkanıklığı, hipertansiyon, tiroid kanseri takibi gibi hastalıkları olan Mahir Polat için çok daha zor.
Mahir Polat’ın hayatını tehlikeye atmak, hukuksuzluğu derinleştirir ve telafisi imkansız sonuçlar doğurur.
Derhal serbest bırakılmalı.
İBB'ye beş senede 1000'in üzerinde teftiş yapılmış. Müfettişlere belediyede odalar ayrılmış, yıllarca orada yatıp kalkmışlar. Ama onların bulamadığı yolsuzluğu üç tane gizli tanık "duymuştum, tahmin ediyorum" diyerek ortaya çıkarmış. İnandırmaya çalıştıkları şey özetle bu.
Toplumun bir kesiminin asla itiraz etmeyeceğini bildiği için yıllarca Dem Parti belediyelerine kayyum atamak, siyasetçilerini tutuklatmak, en ufak bir ses çıkarma ihtimali olduğunu düşündüğü herkesi gözaltına aldırmak ya da soruşturma açtırmak, topluma sürekli gözdağı vermek kısımları bitti, en güçlü rakibine direkt olarak kumpas kurup gözaltına aldırmak ve hatta belki tutuklatmak safhasına geçti. Tek motivasyonu, hedefi ölene kadar başkan kalmak ve bunun için yapmayacağı hiçbir şey yok!
Sağlıkta özelleştirmenin bedelini yeni doğan bebeklerimiz ödüyor. SGK’yı dolandırmak için özel hastanelerle iş birliği yapan çete açığa çıkarıldı, işin siyasi sorumluları hakkında ise hiçbir adım atılmadı!
Sağlık sektörünü tamamen kamuya devredeceğiz, bizden çalınanların HEPsini geri alacağız!
👉🏻 https://t.co/zTJO6qxu2s
Ayrıca etliye sütlüye dokumadan cevap vericem diye şekilden şekle girmeniz o kadar utanç verici ki, menajerim kızıyor cevap veremem desen daha samimi kardeşim
hiçbi fikriniz yok di mi faydasızlar ünlüler? meseleye dair korkunuzdan, menajerlerin elinde oyuncak olmaktan, reklam anlaşmalarına milyon dolarlık imzalar atarken, dergilere kapak olurken, o skik dizilerinizi çekerken bir an bile ülkenizde yaşanan katliama kafa yormadınız çünkü
Dün yaşanan canavarca kadın cinayetlerini, kamusal alandaki tecavüz girişimini ve İstanbul E-5'te insanlara ciple saldırarak cinayet işlenmesini ve pek çok yaralama yapılmasını, yaşamımızın gündelik bir parçası olmuş şekilde yaşamak/izlemek; güvende yaşama hissiyatımızın sona ermesi bir yana, içimizde kontrol edilmesi güç, olumsuz duygular yaratıyor... Korku, öfke, nefret, intikam; tümü aynı anda bedenimize, aklımıza temlik koyuyor.
Ruh ve sinir hastalıkları hastanelerimiz mi az? Tanı konulduğu halde can riski oluşturacak hastalar dışarıda... Tedavi edelim. Adi suçluları ıslah edecek hapishaneler mi az? Bütün suç makineleri dışarıda... O zaman birkaç vakıf, birkaç saray, birkaç havalimanı projenizi azaltın da, birkaç hastane inşa edelim.
Burayı yoksullukla, cehaletle, vahşetle boğuşan, tek faydalı otun büyüyemediği bir cehenneme çevirmeye ant içmişler, tek tek verdikleri sözleri yerine getiriyorlar. Deccal, şeytan hiçbiri bu kötülüğü tam karşılayamaz. Adı bilinmeyen türde ve büyüklükte bir kötülük bu.
En kötü özelliğimiz her neyse, o sevilmedikçe, tümüyle sevilmiş hissedemeyiz. Kestirip atılıyorsak, hata yapma hakkımız yoksa, bağ kurmamız mümkün değildir. Birini sevmek bu yüzden karşı tarafa yanlış yapma hakkı tanımak; onun gölge yanlarını kabul etmek demek.