Arifler der ki:
"Allah, sevdiği kulun kalbini bazen hüzünle yıkar; çünkü tozlu aynada cemâl tecelli etmez."
Bu yüzden acı, bir ceza değildir.
O, bâtından gelen sessiz bir davettir.
İnsan onu felaket sanır.
Ruh ise onu eve dönüş yolunun ilk işareti olarak tanır.
Ve gün gelir,
çektiğin bütün acıların tek bir isme çıktığını fark edersin:
Yakınlık.
Çünkü en büyük nimet,
hiç incinmemiş bir kalbe verilmez.
En büyük tecelliler,
içinde en derin boşluğu taşıyabilen kalplere iner.
Belki de bu yüzden hikmet ehli şöyle fısıldar:
"Rab, kalbini kırdığında seni terk etmiş olmaz; seni kendi sonsuzluğunu taşıyabilecek kadar genişletiyordur."
Yüksek kortizolün yüze buzlu su çarpmaktan daha etkili çözümleri var not alın:
- hayır
- beni ilgilendirmez
- istemiyorum
- desinler
- istediğini söyleyebilir
- bana bunları anlatma
- doğrudur
- aynen
- yapabileceğim bir şey yok
- olmaz
Aşırı düşünmenin temel sebebi solar çakradır. Kendini güvende hissedemeyen kişilerin toksik özelliği aşırı düşünmektir. Aşırı düşünüyorsun çünkü kendini güvene almak zorundasın. Üzücü.
Bazı insanlar yalnızdır. Dışarıdan güçlü, her şeyi halleden ve hiç kimsenin nasılsın diye sormadığı kişilerdir. Bu kişilere dert anlatmak, sorun çözdürmek, iyi hissetmek için gelenler olur. Yalnız ağlarlar, yalnız kötü hissederler, yalnız düşerler. Ah solar çakra ah...
Milyarderlerin, başarılı erkeklerin hayatlarında tek bir kadın görürsünüz genelde.Kadın berekettir. Bunu kabul etsenizde böyle etmesenizde. Kadının hakkına giren adamın hayatında bereket kalmaz. Yüzündeki nur gider , çöker. Sonra cebindeki gider.
Bu fotoğrafta kanıtı olmuş.
Not: Pique , Shakira'yı aldatmıştı.
tam olarak mart 2023 ve halen diyelim bence. dört bir koldan her alanda bi insan sınanır mı? hiç mi bir şey yolunda gitmez? işte emek veriyorum, karşılığını alamıyorum, aşkta yaşadıklarımı hiç saymayayım bile, ev desen aile desen hepsiyle ayrı ayrı mücadele... finansal konular, arkadaş kazıkları vs derken huni takıp gezmediğim kaldı bir....
ama olsun hepsi birer dersti. beni buzlar kraliçesi yapıp yalnızlaştırmış olsa da, gözümden pembe gözlüklerimi çıkarttı. bu süreçte kendim de dahil ne yaptıysa, ne düşündüyse insanlar, herkes ektiğini biçsin 🙏🏼🌸🤍 ben kalbimi onca şeye rağmen tertemiz tutmaya ve onu korumaya devam edeceğim...
yükselen, ay, jüpiter, uranüs, neptün ve gad yay :)
İnsanın insana yaptığı en acımasız kötülük her zaman büyük ihanetler, yüksek sesli kavgalar ya da açık düşmanlıklar değildir. Bazen birini umutlandırıp tam ihtiyacı olduğu anda yarı yolda bırakmak, güvenini kazanıp en savunmasız olduğu yerden kırmak, iyi niyetini ve samimiyetini zayıflık sanmak, kalbini ve hassasiyetlerini bildiği hâlde onları incitmek için kullanmaktır. Daha da acısı, bütün bunlardan sonra hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam edebilmek, geride bırakılan kırgınlığı, hayal kırıklığını ve sessiz acıyı görmezden gelebilmektir. Çünkü insan çoğu zaman kendisine yapılan kötülüğü değil, değer verdiği birinden beklemediği davranışı unutamaz. Bazı yaralar zamanla kapanır; ama bazıları vardır ki bir sözle, bir tavırla, bir vefasızlıkla açılır ve uzun yıllar insanın içinde taşınır.
Ankarada ananemin bahçesi böyleydi bütün bahçe asma gölgesydi, dedem camiden arkadaşlarıyşa gelirdi sarkan üzümlerden koparır ikram ederdik… şimdi ananem de kalmadı, bahçesi de, asması da…
Zamanında bi arkadasım demisti ki “sen cok makul bi insansın, seninle olduramayanin kendi istemeyişidir” Ben istenmeyisimi cok sonra anladım ama aynı zamanda makul olmanın hayatta hep kazandirmadigini da öğrendim. İnsanın sınırını tavrını net çizmesi gerekiyo. Eğilip büküldüğünüz her yerde sizi üzerler