BUGÜN ÖNEMLİ İŞLERİ HALLETME GÜNÜ DEĞİL!
Ay 00:47 ile ertesi gün 04:06 arasında AKREP burcunda boşlukta olacak.
Ay boşluk zamanları zaten işlerin sonuçsuz kalması, havada askıda kalması, yarım kalması demek. Boşluk bittikten sonrada zaten düzelir o yarım kalanlar. Akrep işin içine girince ise;
Kuruntuların %90’ı asılsız çıkar ya da düşündüğün gibi dev bir kriz çıkmaz. Kendi kendini yorduğunla kalırsın. Elde ettiğin bilgiler ya eksiktir ya yanlış anlaşılmaya müsaittir ya da en nihayetinde işine yarayacak bir sonuca bağlanmaz. Tartışmalar sonuçsuz kalabilir.
Özellikle ortak paralar, borçlar, krediler, vergiler, sigortalar, miras, nafaka veya yatırımlarla ilgili acele kararlar vermemekte fayda var. Sonuçsuz kalma ihtimali yüksektir. Yarın koşullar ve şartlar netleşir...
Olayları zorlamak yerine biraz geri çekilip gözlemlemek daha akıllıca olacaktır. Uzun zamandır kullanmadığınız eşyaları ayırmak, telefonunuzdaki gereksiz dosyaları silmek, sizi rahatsız eden bir alışkanlığı gözden geçirmek veya bir konuda neden bu kadar takıntılı olduğunuzu düşünmek iyi gelebilir.
Terazi ve Yükselen Terazi
Bu hafta gökyüzünde Jüpiter’in hem Neptün hem de Pluton ile kontakları olacak. İlişkilerde romantizm, anlayış ve duygusal yakınlığı artırabilir. Hayatınıza sanatçı ruhlu, sezgisel, yaratıcı veya manevi yönü güçlü biri girebilir. Devam eden ilişkilerde ortak bir hayal kurmak, birlikte seyahate çıkmak veya ortak bir projeye yönelmek bağınızı güçlendirebilir. Ancak partnerinizi gözünüzde fazla büyütmek ya da onun sorunlarını çözmeyi kendinize görev edinmek hayal kırıklığı yaratabilir. Jüpiter’in Plüton’la karşıtlığı aşk hayatınız, çocuklar ve yaratıcı projeleriniz üzerinden yoğun gelişmeler getirecek. Bir aşk ilişkisi arkadaş çevrenizde büyük bir değişime neden olabilir veya arkadaş olarak başlayan bir bağ oldukça tutkulu bir ilişkiye dönüşebilir. Sosyal grubunuz, sevgiliniz veya çocuklarınız arasında kalacağınız durumlar yaşanabilir. Yaratıcı bir çalışmanız büyük ilgi görebilir fakat başarıyı paylaşmak konusunda mücadele çıkabilir. Herkesi memnun etmeye çalışmak yerine kalbinizin gerçekten ne istediğini net biçimde söylemeniz bu süreci çok daha sağlıklı yönetmenizi sağlayacak.
Yol güzelse yürüyorum.
Müzik güzelse dinliyor,
Kitap güzelse okuyorum.
Muhabbet sararsa konuşuyor,
Ortam güzelse oturuyorum.
Ne dosta ne hayata küsüm.
Minimalist yanıma sarılıp kimselere çarpmadan,
Köşeden yürümeyi seviyorum.
Geç yazana geç yazmak, inat edip konuşmamak gibi misillemeler bence sadece hayatı zorlaştırıyor. Birini özlediysem ararım, yazmak istersem yazarım, seviyorsam söylerim, kırıldıysam belli ederim. Hayat üçün beşin hesabını yapmak için çok kısa.
Eskiden daha eğlenceli, makara biriydim ben noldu böyle anlamadım ya. Neyse gidip bütün akşam beyaz futbol izleyerek beynimde kalan son nöronları da hiç edeyim. Ne alaka ben de bilmiyorum.
İnsanlar sizin neden kilo aldığınızla ilgilenmez, "şişko" der geçer. Durgunluk ya da sakinliğinizin nedenini merak etmez "of sen de ne kadar suratsız oldun" der kaçar giderler. O bitkin, yaşlanmış görünüşünüzün altındaki sebebi sormaz, "Kendine hiç bakmıyor musun? Bu ne hal?"+++
diye yargılarlar. Kimse kimsenin içini, kalbini merak etmez. Kapağını beğenmedikleri hiçbir kitabı merak edip okumadıkları gibi size de sadece bakarlar, sizi görmezler. O yüzden insanlara kulaklarınızı tıkayın ve kendi kendinize yetin. İnsana kendi dışında kimseden hayır gelmez.