Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı’nın iştiraki DTV’nin yurtdışı vize operasyonları için yetkilendirdiği şirketlerin sahiplik yapılarını ve ticari geçmişlerini inceledim.
📌 Yedi ülkede vize aracılığı için Mosaic Visa isimli şirket yetkilendirildi. Şirketin sahibi Alper Afşin Özdemir, Papara soruşturması kapsamında Ekotürk isimli kanalına el konulan Cengiz Özdemir’in oğlu olarak biliniyor. Özdemir’in Estonya’daki teknoloji şirketinde ise halen tutuklu bulunan iCrypex kripto borsasının sahibi Gökalp İçer ve Galatasaray eski yöneticisi, dizi ve film yapımcısı Dorukhan Acar yetkili olarak yer alıyor.
📌 Altı ülkede yetkilendirilen bir diğer şirket de Voya Visa. Sağlık alanında faaliyet gösterirken isim değiştirerek vize aracısı olan şirketin sahipleri ise AKP Genel Merkez ve İstanbul yöneticileri Salih Çağdaş ile Harun Muş.
DTV’nin genel müdürü Kemal Haydar Öztürk’ün açıklaması ve haberin ayrıntıları için ⤵️
Türkiye’de senelerdir diş hekimleri sessiz bir şekilde atanamadan yok olurken,
Sağlık Bakanı’nın yardımcısı Yasemin Özkan’ın:
• Kocasının Marmara Üniversitesi’nde Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı olduğu,
• Oğlunun da yine Marmara Üniversitesi’nde doktora yaptığı belirtildi.
• Yasemin Özkan’ın aynı zamanda Marmara Üniversitesi’nin eski dekanı olduğu biliniyor.
Yasemin Özkan ise bu iddialara yanıt vermek yerine İslam’ın 5 şartını paylaşmış.
BU ÜLKEDE BİR YERE GELMEK İÇİN İLLA BİRİNİ Mİ TANIMAK LAZIM? BU ÜLKEDEKİ AHLAKİ ÇÖKÜŞ İŞTE BU NEDENLE ÖNLENEMİYOR. DİNİ DE BUNA ALET ETMEYE ÇALIŞIYORLAR.
Senelerce en başarılı öğrenciler devlete atanamıyor. Özel sektörde, diş fakültesiyle alakası olmayan kişilerin kliniklerinde en iyi ihtimalle 40-50 bin TL maaş alıyorlar. Bu ülkenin gençleri kendi ülkesine küsüyor.
Uzman olmak için on binlerce diş hekimi sınava giriyor. Devlete atanmak için yine on binlercesi atama bekliyor.
Siz devlette dişiniz için randevu bulamazken, on binlerce atanmayı bekleyen diş hekimi var.
Şimdi ise doktoranın kaldırıldığı ve doktora programına girmiş öğrencilerin otomatik olarak uzman sayılacağı belirtiliyor. Diş hekimleri bunun, üst düzey yetkili ailelerin çocukları için yapıldığını düşünüyor.
Bu insanlar her gün mail atıyor. Yazdıklarını okuduğumda benim bile psikolojim bozuluyor.
Ülkede o kadar israf yapılırken başarılı gençler istihdam edilemiyor.
Bu sene uzman olmak için sınava gireceklerin sayısının 14.000 olması bekleniyor. Sorun her geçen yıl daha da artıyor ve çözüm yok.
🔴 İBB Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Çetin, savunma yapıyor:
🗣️ "Oğlum yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir savcı ilk olarak 'Gel bakalım Taner' dedi ve içeriye girdim. Elindeki tespihi göğsünün üzerinde çekerek 'Sen 63-64 yaşına gelmişsin. Buradan çıkamazsın. Suçların belli, şansın yok. Gel etkin pişmanlıktan faydalan ben de seni çıkarayım' dedi.
Bana sosyal medyada çıkan, bazı kadın çalışma arkadaşlarımın isimlerini sorarak çirkin ifadelerde bulundu. 'Sen ne mezunuydun?' diye sordu sonra. 'Sen ilkokul mezunu muydun? Ne mezunusun diploman yok galiba' dedi sonra. Daha sonrasında dedi ki 'Zaten senin başkanın Ekrem'in de diploması yok. Senin gibi adamları doldurmuş oraya buraya' dedi..."
https://t.co/eeE2ECH65S
bize, öğretmenlere devlet sözler verdi, tutmadı. kanunlara, kurallara uymayan onlar ama sözünüzde durun dediğiniz için biz cezalandırıldık. birçoğumuz bugün böyle şiddet gördük. ellerimiz bitse ayaklarımız, başlarımız var. biz kazanacağız.
Özel hastanelerin acil servisini ücretsiz sanan bir kadın, Medicana Hastanesinde muayene ücretinin 8.000 TL çıkmasına isyan etti
“Vicdanınız kalmamış yazıklar olsun”
75 gün haksız, hukuksuz hapsedilen gazeteci Cevap Hakkı’nda konuğum oldu.
İsmail Arı: "Tutuklanmamın perde arkasında başka bir şey var..." I Timur... https://t.co/z7ilIQtfkC @YouTube aracılığıyla
3 Mart 2023 günü, aralarında tanıdıklarımın, arkadaşlarımın olduğu büyük bir kalabalığın tepkisiyle karşılaştım. Dokuz yüzün üzerinde hakaret ve tehdit mesajı aldım. 2 yaşındaki çocuklarıma bile küfürler edildiğini gördüm. Öyle ki, 4 mart günü dışarıya çıkarken eşim tedirgin olduğunu söyledi bana. Üniversitede insanlar selam vermeden yanımdan geçmeye başladı. Mazimiz olan insanlar tweetlerinde, yayınlarında bana pasif agresif bir tavırla laf atmaktan çekinmedi.
Bu insanların hepsi seçimin kazanıldığını ve Kılıçdaroğlu’nun hem mükemmel bir insan hem de mükemmel bir aday olduğunu düşünüyordu.
Ben muhalefetin birarada olması fikrini hep savundum ve bunu seçimi kazanmak için elzem gördüm. Lakin Altılı Masa ile Kılıçdaroğlu’nun bu muhalefet birlikteliği fikrini istismar ettiğini, hatalı bir muhalefet mimarisi inşa ettiğini, kendi adaylığı için insanlara ucuz bir tiyatro izlettiğini düşündüm. Bütün gücümle bunu hem yazılarımda hem de yayınlarımda anlatmaya çalıştım. 74 siyaset bilimi akademisyeni tarafından imzalanan “Altılı Masa’ya Sorular” bildirisini sevgili Berk Esen ve Tuğba Bozçağa ile birlikte organiza ederek yayınladık.
Bir yanda da Kılıçdaroğlu adaylık sektörü, medyaya, araştırma şirketlerine, PR ajanslarına para yağdırıyor, parti içi aktörlere sözler ve koltuklar vaat ederek disiplini sağlıyor, masadaki 4 partiye de vekil kontenjanı, veto hakkı ve kabinede 8 koltuk sözü vererek ilerliyordu.
2023 sonrasında dahi bu çirkinlikle, bu sinsi bu entrikacı siyasetle yüzleşilmedi. Üstü örtüldü, seçim mağlubiyetine ufak bir tatsızlık muamelesi yapıldı. Kurban keçileri bulundu, birçok insan “akp ajanı” olarak ifşa edildi ve boşluklar el çabukluğuyla doldurularak devam edildi.
Geldiğimiz noktada, bana 3 Mart günü hakaret eden insanlara, selam vermeyenlere, arkamdan konuşanlara karşı hiçbir kızgınlık ya da kırgınlık beslemiyorum. Onlar, Malmö maçında olağanüstü romantik bir maç çıkartan ve hırsından dolayı kendi kalesine uçan vole ile efsane bir gol atan Recep Çetin gibiler benim için. Kazanmak istiyorlardı ve büyük bir inançla hücum ettiler.
Ama bile bile, olacakları göre göre bu millete yalan söyleyen hiç kimseyi affetmiyorum. Benim için yanlış bir şeye inanmaktan daha büyük kusur gerçeğin ne olduğunun bilinmesine rağmen yanlış bir şeye inanmaktır. Kötülüğün tarifi tam olarak budur hatta.
@a_yemree@margasi46 Trafiğe haber verildiğinde geliyorlar garaj da bulunması gereken yasal uyarılar varsa ve ihlal edildiyse çekiciyi onlar çağırıyorlar zaten.Hiç bir sıkıntı yaşamadım.