İnsanın bir sabrı var, katlanıyoruz diye sürekli öyle devam edecek sanmayın, seviyoruz, uğraşıyoruz, kazanmaya çalışıyoruz ama görüyorum ki kendimden taviz verdiğim her davranış karşımdakine arsızlığı daha fazla aşılıyor. Bundan sonra ne verirseniz onu alacaksınız.
Dürüst olmak gerekirse, şu an ki en büyük önceliğim hayatımı düzene sokmak ve daha iyi bir ben olmak. Kimin kaldığı veya kimin gittiği umrumda değil, hayatımın bu bölümü kendim için.
“Dışardan bakınca belli olmayan zor şeyler yaşadım. Kendime bile açıklayamadığım şeyleri kimseye hissettirmedim. Zaten pek hâlimden anlayan da yoktu. İçimde yaşayıp bitirmeye o kadar alıştım ki gece yanlışlarımla astığım kendimi sabah umutlarımla sarılmaktan hiç çekinmedim.”
Herkesin bir umudu vardır, bir savaşı, bir kaybedişi, bir acısı, bir yalnızlığı, bir hüznü, çünkü; herkesin bir gideni vardır, içinden bir türlü uğurlayamadığı.
ben çevrem genişlesin diye sevmediğim insanların suratına gülemem, katlanmadığımda oradan çeker giderim, çoğu insan bu yüzden kaybettiğimi söylüyor ama bir dik duruşun kaç yenilgi, kaç gözyaşı ettiğini bilemezsiniz.
iyi ya da kötü yok, hatta su��lu ve suçsuz birilerini de aramıyorum. sadece bazı zamanlar, bazı noktalar var. atılması gereken adımlar, yanında olunması gereken anlar, söylenmesi beklenen kelimeler var. bir de bunların hiçbirini yapmayan, sonrasında karşılık bekleyen insanlar var