4 September 1930 | Czech Jewish boy František (Franta) Bass was born in Brno.
He was incarcerated in Theresienstadt ghetto on 2 December 1941. He wrote poetry there.
Franta was murdered in Auschwitz on 30 October 1944.
His poem "The Garden”.
A little garden,
Fragrant and full of roses,
The path is narrow
And a little boy walks along it.
A little boy, a sweet boy,
Like that growing blossom.
When the blossom comes to bloom,
The little boy will be no more.
I read with great sadness and heartache about the pending execution of Erfan Soltani, a 26-year-old shopkeeper.
He is facing death at the hands of the ayatollah simply for protesting in the street for a better life.
His family is calling on the world to come to their son’s aid.
I hope and pray that the execution does not go forward and this young man does not forfeit his life because he wants to live in freedom without fear.
To the world: if they kill this man and we allow this regime to survive, then we have created for ourselves a world of intimidation, fear and accepting barbaric evil as a norm in the 21st century.
This regime must fall and the Iranian people must have a better life. The effects on the region and the world without a murderous ayatollah running Iran would be incredibly positive. However, if he stays in power after all this bluster, it will be a giant step backward into the darkness.
I am praying for Erfan.
https://t.co/BFXXxlJiCv
Iranian protestors are ending up in body bags in their thousands, massacred by an Islamist regime that refuses them their freedom and dignity.
Millions came out of every week in Western capitals to stand with Gaza - where are protests in support of the people of Iran now?
A young Iranian man who just crossed the border from Iran into Turkey records a message for the world
He says that people outside of Iran have no idea just how many protesters have been murdered by the Islamic regime
He says that they’re shooting at people’s chests all the time
“Veteriner hekim yok, tedavi veya ilaç yok, mama yok, hatta 39 derece güneşin altında su bile yok!!!”
Şanlıurfa @CpinarBelediye Başkanı #UğurKahraman hayvanlara ve hayvan severlere zulmü vahşeti durdurun!
@UrfaValiligi@SanliurfaDKMP Soruşturma talep ediyoruz.
Dün Antalya’da emekli polis tarafından vurulan Lady yaşam mücadelesini kaybetti, katil salındı!
#LadyİçinAdalet istiyoruz!
@AntalyaEmniyet @AntalyaValilik https://t.co/nldjl5k8fi
Tokat Zile’de bir kişinin bir koyuna uyguladığı şiddet görüntüsünün yayılması üzerine büyük tepki doğdu. Failin tutuklandığını ve hayvanların koruma altına alındığını öğrendik. Görüntüleri içeren paylaşımlara gelen yorumlarda ise eziyet edilen koyunun çıkardığı seslerin, aslında bir yardım çığlığı olduğunu anlayan izleyenleri ne kadar etkilediğini okuduk.
Hayvanların maruz kaldığı adaletsizlik, hukuken hâlâ eşya olarak kabul edilmelerinden kaynaklanıyor. Tokat’taki olayda failin, müdahale edenlere "O benim malım, siz ne karışıyorsunuz" demesi de nispeten korunan köpeklerle ilgili Katliam Yasası’nın bir gecede Meclis’ten geçirilmesi de bu durumun sayısız somut örneklerinden.
Tokat’taki koyunun sesi ise aslında her yerde, sadece biz duyamıyoruz. Belediye hayvan bakımevlerinin çoğunda ziyaret saatleri varken bile yaşananları düşündüğümüzde, kapalı kapılar ardındaki mezbahalarda yaşananları tahmin edebiliyor musunuz?
Kızıltepe’de bir kasap tarafından başına balyozla vurularak öldürülen boğayı, Suluova’daki mezbahada ve Adana’da et kombinasında kafalarına sopa ile vurularak öldürülen inekleri hatırlıyor musunuz? Bahsettiğimiz bu olaylardan birinin görüntüsünde, failin ağzında sigarayla suçu işleyecek kadar bu eziyeti olağan gördüğünü, onun için rutin bir işlem olduğunu nasıl gösterdiğini hatırlıyor musunuz?
Acısız kesim, mutlu inekler, hayvan refahını koruyan mezbahalar, süt çiftlikleri, yumurta çiftlikleri diye bir gerçek yok. Bunlar tüm bu sektörlerin devamı için ürettiği yalanlardan ibaret. Tokat’taki failin ifade ettiği gibi bu hayvanların canlı olduğunu unutan, onları “mal” olarak gören kişilerce ne yaşadıklarının, canlarının nasıl yandığının, yaşamak istemelerinin bir önemi yok.
Ancak Tokat’taki koyunun çığlıklarına üzülen insanlar için bir önemi olduğunu ve bu insanların dünyayı değiştirebileceğini biliyoruz. Sizi hayvanları ve hayvanları kullanarak elde edilenleri tüketmeye devam ederek, onları can değil mal olarak gören bu sistemin devamlılığını sağlamaktan vazgeçmek üzerine düşündürmek istiyoruz. Çünkü siz bunları okurken Tokat’taki koyunun çığlıklarını atmaya devam eden ancak hiç duyamayacağımız hayvanlara bunu borçluyuz.
#yaşamahakkı #hayvanhakları #veganlık
BREAKING:
Spokesman of the Israeli Army Daniel Hagari just announced that the forensic examination of the bodies of 9-month-old Kfir Bibas and his 4-year-old brother Ariel were beaten to death by Hamas.
They weren’t killed in an airstrike, they were brutally murdered