Utanmanız, vicdanınız ya da onurunuz var mı bilmiyorum.
Ben hayatımda ilk kez isimlerini duyduğum, yolsuzluk suçlamasıyla tutuklanan insanların dosyalarını okuyup neyle suçlandıklarını kamuoyuna anlatmaya çalışıyorum.
‘’Kurunun yanında yaş da yanar’’ mantığının karşısındayım.Hele ki hukuki konularda.Hırsızlık,yolsuzluk yapan her kim ise hesap vermeli .
Ancak bu dosyada ise rüşvet verdiği iddiasıyla tutuklanan kişi bir garson.
Dosyadaki iddiaya göre; dört çocuk babası, maddi durumu kötü olan bu garsonun çocuğuna ve yeğenine bot, mont ve çanta yardımı yapılıyor. O da mahcup olup çalıştığı lokantadan bir şişe viski hediye ediyor. Telefon konuşmasında buna “emanet” diyor.
Şimdi bu konuşmayı, bu yoksulluğu, bu mahcubiyeti alaya alıyorsunuz.
Ben değil, mahkeme tutanakları konuşuyor. Belgeleri de aşağıya ekliyorum.Bu kişiyi tanımıyorum bilmiyorum.Telefon dinlemesende dahi bu durum alenen apaçık ortadayken tutuklanmasını duyuruyorum.
Eğer bir insanın çocuklarına yapılan yardıma karşılık verdiği bir hediyeyi anlamıyorsanız, sorun benim gazeteciliğimde değil, sizin insanlara ve hayata bakışınızdadır.
O kadar kötü insanlarsınız ki iyiliğin karşılıksız yapılabileceğine, insanların teşekkür etmek için hediye verebileceğine o kadar yabancı ki…
Dünyadaki her ilişkiyi kendi zihinlerinizdeki çıkar hesaplarıyla açıklamaya çalışıyorsunuz.
Bu ülkenin insanları hâlâ birbirine yardım eder, mahcup olur, teşekkür eder, “emanetin bende” der.Bunu bilmeyenler, Anadolu’yu da, Adalar’ı da, bu toplumun vicdanını da hiç tanımamış demektir.
Asıl utanç verici olan ise, bir garsonun yoksulluğunu ve mahcubiyetini alay konusu yapabilmektir.
Kemal Kılıçdaroğlu medyanın tek taraflı yayın yaptığından yakınmış.
Biz de kendisini Onlar TV’de Şule Aydın’ın hazırlayıp sunduğu “Tatava Yok” programına davet ettik ancak olumsuz yanıt aldık. Basın danışmanına ulaşmak zaten mümkün değil. Zira basın bülteni gibi TGRT kullanılıyor. Yanındaki milletvekillerinden de biri dışında dönüş yapan olmadı.
Sonra da “taraflı yayın yapılıyor” eleştirisi geliyor.
Bugün sözde bir gazete, gerçekle hiçbir ilgisi olmayan iddialarla gazeteci arkadaşlarımın yanı sıra benim ismimi de hedef göstermiştir.
CHP’nin Adana’da düzenlediği Yerel Medya Buluşması’na, memleketimin etkinliği olması nedeniyle katıldım. Yüzlerce meslektaşımla gazetecilik üzerine konuştuk.
Herhangi bir otelde ya da organizasyon kapsamında konaklamadım. Adana benim kökümdür, toprağımdır. Yedi ceddim bu şehirdedir. Doğal olarak baba evimde kaldım.
Bu katılım karşılığında tarafıma teklif edilmiş herhangi bir telif ödemesi, maddi menfaat ya da başka bir karşılık söz konusu değildir.
Çok uzun yıllardır tek bir bankada hesabım bulunmaktadır. Defalarca soruşturma ve denetimden geçmiş biriyim.
Gazetecilik; dedikodu üretmek değil, belgeyle konuşmaktır. Elinde tek bir belge olmadan insanlara iftira atanlar gazetecilik değil, tetikçilik yapmaktadır.
Ben geçmişte AK-İT isimli paçavranın yaptıklarını belgeleriyle yazdım. İBB’den o günün 3 milyon lirası, bugünün yaklaşık 40 milyon lirasına karşılık gelen para aktarımını ortaya koydum. O gün sesiniz çıkmadı, çıkamadı.
Kaçak hafriyat döktüğü ve naylon fatura kestiği iddia edilen itirafçı -iftiracı Murat Gülibrahimoğlu’nun , seçimler öncesinde size yaptığı ödemeler ortaya çıktı; yine tek kelime edemediniz.
Şimdi ise hiçbir belge ortaya koyamadan iftira siyaseti yürütmeye kalkıyorsunuz.
Madem gazetecilik yapıyorsunuz, hodri meydan: Elinizde belge varsa yayınlayın.
Yoksa insanlara çamur atarak itibar suikastı yapmayı bırakın.
Murat Gülşnrahimoğlu’nun size sponsor olduğu faturalardan birini de paylaşayım. Hatta dilerseniz, diğer kurumlardan size reklam adı altında ödenen paraların faturalarını da paylaşabilirim.
Evet Sayın AKİT mensupları soruyorum sizlere;
İBB davasında sahte faturalarla ve kaçak dökümden gelen paraları akladığı iddia edilen, etkin pişmanlıktan yararlanan Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinden seçimlerden sadece 2 ay önce hangi sponsorluk için 5 Milyon 700 bin TL aldınız?
Kalemini namus bilen gazeteciler öyle miş,müş diye yalan haber yapmaz.Bak böyle ortaya belge koyar .
30.01.2024 tarihli e-faturada; “Kuzey İstanbul Modern İnşaat A.Ş.” tarafından, “AKİT TV SPONSORLUK HİZMETİ” açıklamasıyla, AKİT TV’ye 5 milyon 700 bin TL ödeme yapıldığı açıkça görülüyor.
Madem bu kadar büyük bir sponsorluk anlaşması yapıldı;
Hangi program için? Hangi organizasyon için?Hangi yayın karşılığında?
Kamuoyuna açıklayın.
@MahinurOzdemir@tcailesosyal 6 yaşındaki tecavüze uğramış çocukları mahkemelerde rezil edip intihara sürükleyen bir düzende çocuk yapıp anne ve baba olmak istemeyen nesiller yaratmış olabilir misiniz acaba diye düşünmeden edemedim sanırım çocuklarımızı koruyamıyoruz bari hayvanları koruyalım diyo olabilirle
Fatma Nur ve Hifa İkra davasında küçük Hifa duruşma salonuna sokulmuş!
Hifa İkra’nın duruşmadaki fotoğrafı ve duruşmanın ardından çizdiği resim…
İlk kez B Yüzü’nde…
https://t.co/LFG4tZCqQJ
@MahinurOzdemir@tcailesosyal@MahinurOzdemir Fatma Nur çelik ve İkra meleğinin çektiği acıların ızdırabına sessiz kalan tüm sorumluların tez zamanda ruh ve bedenlerinde aynı ızdırabı hissetmeleri için AİLE bakanımızın gerekeni yapmasını umuyoruz ….UMUT ve TEMENNİ iyidir
Children’s shoes were displayed at Amsterdam’s Dam Square during a memorial protest on April 12, honoring Gaza’s children killed by Israel and highlighting the scale of their loss.
Follow: https://t.co/mLGcUTS2ei