Şunları bir netleştirelim;
- İslam’a saldırana had bildirmek radikallerin değil, her bir Müslüman’ın boynuna borç
- İnanmak zorunda değilsiniz, fakat saygı duymak zorundasınız
- Din size göre şekillenemez, dogmatiktir. Makarnaya tapabilirsiniz
- İslam’da istisnalar hariç gizli ibadet yoktur. Ezan bangır bangır okunur dinleyeceksiniz. Namaz cemaatle kılınır, cumalar sokaklara taşar
- Hac, umre gümbür gümbür yapılır. Bu hem duyurulur hem anlatılır. Gidip gelen ziyaret edilir. Özendirilir
- Ramazan’da sahurlar iftarlar kalabalık yapılır. Oruç tutan saklamaz, tutmayan ya da tutamayan hürmeten saklar
- İbadethanelerimizde saygılı olacaksınız ya da girmeyeceksiniz
- Ne içtiğiniz, yatağınızda ne yaptığınızla ilgilenmiyoruz. Gözümüze sokmadığınız, içip içip bize sarmadığınız sürece
- Ömür ve para oldukça her Müslüman Kurban kesecek. İhtiyaç sahiplerine dağıtacak. Antrikot fışkıran ağzınızla dil uzatmayacaksınız
Velhasıl bir zahmet bizi bir rahat bırakacaksınız
Yoksa hiçbirimiz rahat edemeyeceğiz
Ümraniye’de şehit edilen polis memuru Şeyda Yılmaz’ın olayında ihmaller, hatalar, eksiklikler, adalet vb gibi konulara girmeden meseleye farklı bir açıdan bakmak istiyorum; Aile ve çevre…
Paylaşmış olduğum video, dün akşam polisi katleden Yunus Emre Geçti’nin 14 yaşındaki haline, tam 5 sene öncesine ait. Herkese açık sosyal medya profilinden silahlarla poz veriyor, illegal görünmeye çalışıyor.
Suça bulaştığı/bulaşacağı çok açık.
Ailesi bir şey demiyor, bu paylaşımları yaptığı için çevresi tarafından dışlanmıyor.
Çocukları doğduğunda “Yunus Emre” ismini verenler, çocuklarının bir suç makinesine dönüşmesini umursamıyor belki de destekliyor. 26 suç kaydı var ve suç işlemeye devam ediyor.
Dünkü olayda yanında annesi de var, hatta olay anında seken kurşunlardan yaralanıyor.
Şahsın aileden kopma durumu da yok. Suçları ailesinin gözetimi ve himayesi altında işliyor.
Eğer, ailesi, silah yerine insanlığı, yardımı, cana kıymak yerine cana can vermeyi öğretebilseydi Şeyda Yılmaz bugün aramızda olacaktı.
Ama ne yazık ki sosyolojik bir gerçekle karşı karşıyayız.
Her aile iyi değildir, haliyle her insan da iyi değildir. Bu toplumda çocuklarını adeta insanlığa zararlı birer virüs gibi yetiştiren, yetişmesine yol açan binlerce aile var.
İşte o zihniyetinin, o kötülüğün son eseri…
14 yaşındaki bir çocuğun bu paylaşımlarına göz yumup, onu bugünlere taşıyıp bir polis katili olmasını seyredenler/teşvik edenler de bu suçun bizatihi ortağıdır.