Franco Baresi’nin otobiyografisi “Ancora in gioco”dan:
“…Kasım 2013’te yeniden Meksika’ya gittim. Salon de la Fama’ya kabul edilmek üzere aday gösterilmiştim.
Karşımda George Weah’ı gördüm. Bana doğru geldi, sarıldık. İlk söylediği şey şuydu:
‘Nasılsın, Kaptan?’
Yanında siyasi danışmanı vardı. Beni tanımıyordu; gülümsedi ve kendini tanıttı.
Tören başladığında çok heyecanlıydım. George da öyleydi ve bana sürekli ‘Kaptan’ diye hitap etmeye devam ediyordu.
Dönüş yolunda George ile danışmanının konuştuğunu duydum. Bir ara ‘Kaptan’ kelimesini işittim. Sanırım benden bahsediyorlardı ama İngilizce konuştukları için ne söylediklerini anlayamadım.
Meksika’ya vardığımızda servis önce George ile danışmanını otellerine bıraktı, ardından bizim otele geçti.
Otele girer girmez Federico bana, ‘Yolda George ile danışmanının ne konuştuğunu duydun mu?’ diye sordu.
‘Hayır,’ dedim. ‘Sadece benimle ilgili bir şey konuştuklarını hissettim.’
Gülümsedi ve bana anlattı.
Danışmanı, George Weah’a, ‘Bu kişi kim? Neden ona sürekli “Kaptan” diyorsunuz?’ diye sormuş. Ona biraz tuhaf gelmiş.
George ise şu cevabı vermiş:
— Futbol ve siyaset hayatım boyunca birçok kaptan ve birçok lider tanıdım. Ama Franco, benim için tek gerçek kaptandır. Çünkü onunla birlikteyken ister sahada ister saha dışında olsun, yaptığı her şeyi kendisi için değil; bizim ve takımın iyiliği için yaptığını bilirdim… İşte kaptan olmak tam olarak budur.”