Kahramanmaraş'ta 112 görevlisi.
Ağlıyor. Sürüyor. Kamerayı yerleştiriyor. Vitesi kontrol ediyor... ama ağlıyor. Müziği açıyor. Niye? Çünkü ağlıyor!
Ah, şu dijital hegemonyanın esaret kampı.
Ah, şu beğenilme arzusunun dizginlenemeyen adrenali, ahhh.
Bir baba aradı… İsmini söyleyemem ama size anlatmadan da olmaz bu iş…
Baba Diyarbakırlı fakat İstanbul’da yaşıyorlar. 9 yaşında bir oğlu var.
Oğlanı okulda arkadaşları dövmüş. Neden biliyor musunuz? Çünkü Kılıçdaroğlu’na oy verdi diye bu çocuğun babasına “terörist” demiş diğer çocuklar. Oğlan da itiraz edince çocuğu dövmüşler.
Çocuk veryansın ederek eve geliyor, baba durumu dinliyor, okula gidiyor ama elden ne gelir! Okuldan alsam mı diye düşünüyor, almasan bir türlü, alsan bir türlü… Baba da sinirinden ağlaya ağlaya durumu bana anlatıyor.
Kazanırsınız… Mutlaka kazanırsınız ama çok büyük küstürdünüz kendinize.
Haysiyetimize sahip çıkacağız.
fularlı sağcılar artık kendi mahallelerine gidip, o hiç bilmediğimiz kendi aralarındaki dillerini konuşturmalılar. sosyal demokrat platform/standlarda değil, hasbihale teşne olmuş 'kardeş'lerini evlerinde dinlemeliler.