İbadetlerine dikkat etmeden, Allah ile bağını kuvvetlendirecek aktiviteler yapmadan hayata Rahmani gözle bakamazsın. Kalbin temiz kalmaz, dünyadan uzaklaşamazsın. Kendini kandırmana gerek yok.
“ Onlara sevgimizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil;
Çünkü kendi düşünceleri vardır onların.
Onların bedenlerine bir ev sunabilirsiniz, ruhlarına değil;
Çünkü onların ruhları, sizin düşte bile ziyaret edemeyeceğiz o geleceğin evinde yaşarlar.”
#kitaptavsiye
- arkadaşlar ben sanıyordum ki ne kadar iyi niyetli olursam kibar ve nezaketle yaklaşırsam herkes bana karşı oyle olur.. öyle bisey yokmuş bilakis bu haliniz karsi taraf icin eziklik ve özgüven eksikliği olarak görülüyormuş tuhaf ne diyim..
Şu anda eğitim hayatında neler olup bittiği hakkında pek çok kişinin fikri yok.
Çocukların can sıkıntısına dayanma becerisi nerdeyse hiç yok. Sürekli telefondalar ve sabah gözlerini açtıkları andan gece uyuyana kadar sürekli bir dopamin akışıyla besleniyorlar. Okulda dopamin yoksunluğu yaşadıkları için bağımlı gibi davranıyorlar. Aşırı tahammülsüz ve tepkiseller; en ufak bir şey bile onları çileden çıkarabiliyor.
Karşılarında ders anlatmaya çalışıldığında ise sanki orada değiller. Boş boş bakıyorlar. Odaklanamıyorlar. Eğer onlarla kurulan iletişim kısa videolar gibi sunulmamışsa ya da içinde dikkat çekici bir şeyler yoksa ilgilerini çekmek mümkün değil.
Artık öğretmenler için en zor olan şey problemli davranışlar değil; zorlandıkları şey, sınıfın önünde durup konuşurken karşında gözleri açık bakan ama aslında orada olmayan bir grup öğrenciye ders anlatmak.
Ve derin bir umursamazlık var. Cezalar işe yaramıyor, çünkü umursamıyorlar. Notları umursamıyorlar. Üniversiteyi umursamıyorlar. Gerçek dünya olarak burayı görmüyorlar.
Gerçek dünyaları olan internete verdikleri kısa bir molada sadece birkaç dakikalığına temas kuruyorlar.
Öğretmenler, kariyerleri boyunca hiç bu düzeyde jenerasyon kopukluğu yaşamadıklarını söylüyorlar.