"Türkler Anadolu'ya 1071'de geldi" sözü doğru değil.
Bu, Batı'nın stratejik bir yalanıdır.
"Siz buranın yerlisi değilsiniz, sonradan geldiniz, işgalcisiniz" propagandası...
1071'den önce vardık.
Küçük ve dağınık boylar halindeydik.
Hristiyan Türkler zaten Anadolu'daydı.
1071'de Sultan Alparslan geldiğinde, Hristiyan Türkler de Alparslan'ın yanında yer aldı.
1071 Türklerin ilk kez gelişi değil, Anadolu'ya EGEMEN olduğu tarihtir.
1071'den binlerce yıl önceye uzanan; Hakkari'den Denizli'ye kadar tüm Anadolu, binlerce yıllık Türk kalıntılarıyla mühürlüdür.
Siyonizmin ve emperyalizmin sinsi çarpıtmalarına izin vermeyelim.
Bu vesileyle; bu toprakların TAPUSUNU ALAN Sultan Alparslan'ı
ve 1922'de o tapuyu yırtıp bizi bu topraklardan atmak isteyen emperyalistlere karşı Büyük taaruzu başlatıp zafer kazanan Mustafa Kemal Atatürk'ü ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.
Türk'ün zaferi kutlu olsun!
Hier auf X beklagt sich ein zionistischer Nutzer über meinen Umgangston ihm gegenüber, weil er noch immer #Israel in einem heroischen Kampf gegen den weltweiten #Terrorismus sieht.
Mit jedem weiteren Kommentar seinerseits wird mein Ton unfreundlicher, und das werde ich kategorisch so handhaben in Zukunft.
Da stellt sich einer hin und spricht von Selbstverteidigung, jahrzehntelangen Angriffen auf Israel und dass "die Juden sich wehren" müssten.
Nein, mir reichts! Ich werde auch die totalitären #Völkermord-Unterstützer nicht mehr blockieren, sondern angreifen, beleidigen, sie als das bezeichnen, was sie sind: Unterstützer eines mörderischen Systems, das jede (jede!) Form der Menschlichkeit abgelegt hat.
Wer #Kindermörder verteidigt und die Taten auch noch als gerecht bezeichnet, ist nicht weit von dem entfernt, der selbst die Hand anlegt.
Ich verachte die israelische Politik!
Und ich verachte die, die sie unterstützen.
DİKKATLE BURAYA BAKINIZ!!!
Kripto total marketcap heyecana gerek yok diyor. (UÇAN KAÇAN BİRŞEY YOK)
Gelen son yükselişlerle total direnç bölgesinde ulaşmış görünüyor.
Macd aylık da boğa kesişimi yapmadan RALLİ BAŞLAMAZ!
#Bitcoin#BTC#Ethereum
Bir milyon nüfusu dahi olmayan bir Anadolu şehrinde, 20 milyon nüfuslu şehirde sattığı kombine kadar kombine satmışım, halen bunun kendi açısından övünülecek bir başarı olduğunu zannederek paylaşabiliyor dingil,
Normal bir zekaya sahip ⁸jkliye galiba hiç rastlayamayacağız...
Olay fabinho nun ve salahın yaşı değil
Trabzonspor'un almış olması zorlarına gidiyor
Yerlerinde duramıyorlar
Geberiyorlar fesatlıktan
İst takımları alsa
120 sayfa makale yazar aq ibneleri
❌ ALGI: Trabzonspor, yaşlı transferler yaparak bugüne kadar takip ettiği başarılı vizyonun dışına çıkıyor.
✅ OLGU: Trabzonspor, hali hazırda genç ağırlıklı kadrosuna tecrübeli isimler ekleyerek genç oyuncularının gelişimini destekliyor.
Allah'ım sen bize sabır ver. İsrail Türkiye'yi tehdit ediyor kahpece saldırı düzenliyor muhalefet lideri ise numara diyor. Türk milletini bunların eline bırakma Allah'ım.
🇷🇺💬 Der russische Präsident Wladimir Putin:
💵 „Die Verwendung des US-Dollars als Weltwährung bringt den Vereinigten Staaten viel Geld ein, das sie eigentlich nicht verdient haben.
💰 Experten schätzen, dass die USA 10 BILLIONEN US-Dollar dadurch verdient haben, dass der Dollar als Weltwährung genutzt wird.
📉 Das bedeutet, dass die USA mehr konsumieren, als sie produzieren.
🌍💵 Der Dollar ermöglicht es den Vereinigten Staaten, weiterhin andere Volkswirtschaften zu ihrem eigenen Vorteil auszunutzen.“
Herkes Kastamonu’nun doğasını paylaşıyor. 700 yıllık Candaroğulları dönemine ait çivisiz, kurtboğazı tekniği ile inşaa edilen Mahmut Bey Camiini de görmeniz gerekir.
Türk futbolunda yıllardır değişmeyen tuhaf bir alışkanlık var!
Para İstanbul’da harcanınca adına “vizyon” deniyor. Gayrimenkul İstanbul’da geliştirilince “mali bağımsızlık projesi” oluyor. Dünya yıldızı İstanbul’a gelince “Türkiye’nin marka değerine katkı” diye alkışlanıyor. Aynı şey Trabzon’da yaşanınca birileri hemen hesap makinesini çıkarıyor:
“Bu para nereden geldi?”
Asıl konuşmamız gereken biraz da bu ikiyüzlü ölçü. Çünkü rakamlar ortada. Galatasaray, Victor Osimhen için Napoli’ye 75 milyon Euro bonservis açıkladı. Wilfried Singo için 30 milyon 769 bin Euro ödedi.
Fenerbahçe, Temmuz 2026’da Mason Greenwood için 39 milyon Euro bonservis açıkladı. Bir önceki dönemde Youssef En-Nesyri’ye 19,5 milyon Euro bonservis ödemişti. N’Golo Kanté anlaşmasında 14,4 milyon Euro imza parası ardından milyonlarca Euro’luk sezonluk ücretler KAP’a bildirildi. Ederson’un yıllık garanti ücreti ise 11 milyon Euro.
Beşiktaş, Orkun Kökçü için şartların gerçekleşmesi halinde 25 milyon Euro bonservis ve beş sezon boyunca toplam 25 milyon Euro garanti ücret içeren bir sözleşme yaptı.
Bunları eleştirmek için yazmıyorum. Parayı üretebilen kulüp harcar. Gelirini büyüten yatırım yapar. Markasını genişleten dünya yıldızını getirir. Futbol ekonomisinin doğası budur. Fakat aynı ekonomik mantığı Trabzonspor uyguladığında ortaya çıkan şu kuşku dili artık sorgulanmalı! İstanbul’un parası ticaret de Trabzon’un parası neden siyaset?
Spor kulüpleri artık haftada bir maç oynayıp bilet parası toplayarak yaşayamaz. Gayrimenkul geliştirir, mağazacılık yapar, sponsorluk üretir, marka haklarını pazarlar, dijital gelir yaratır ve tesislerini ekonomik değere dönüştürür.
Galatasaray yapınca gayrimenkul yönetimi… Fenerbahçe yapınca finansal bağımsızlık… Trabzonspor yapınca “devlet desteği”.
Bu hesabın matematiğinde bir sorun var. Aynı devletin kurumları, aynı mevzuat, aynı ekonomik modeller, aynı futbol endüstrisi…Kulübün adı değişince kavramların anlamı da değişmemeli!
Trabzonspor son yıllarda ciddi bir ekonomik dönüşüm geçirdi. Bankalar Birliği olarak bilinen yapılandırmadaki kredi anapara ve faizlerinin tamamı kapatıldı. 2025’te gerçekleştirilen sermaye artırımı sürecinde 6,4 milyar TL’nin üzerinde fon girişi sağlandı. Kulübün finansal raporlarında mali disiplin, gelir artırıcı projeler, sponsorluk faaliyetleri ve futbolcu transferlerinden kazanılan bonservis bedelleri açık biçimde yer alıyor.
Bu yapının başında da Ertuğrul Doğan var.
Fakat ortaya çıkan ekonomik dönüşümü görmezden gelerek Mohamed Salah transferini birkaç telefon görüşmesine, birkaç siyasi isme veya Ankara’dan geldiği varsayılan görünmez bir paraya bağlayarak salya sümük ağlayan gazetecilik tiplemesiyle sözüm ona ekonomik analiz sayılmaz.
Mohamed Salah satın alınan bir futbolcudan daha büyük ekonomik ölçeğe sahip bir marka. Onu Trabzon’a getirdiğiniz anda forma satarsınız. TS Club’ın müşteri kitlesini büyütürsünüz. Kombine talebini yükseltirsiniz. Locaların değerini artırırsınız. Yeni sponsorların kapısını açarsınız.
Trabzonspor armasını Kahire’den Londra’ya, Afrika’dan Orta Doğu’ya kadar milyonlarca insanın ekranına taşırsınız. Saha içinde sağ kanattan içeri kat eden Mohamed Salah’ı alırsınız saha dışında küresel bir dağıtım ağı kazanırsınız.
Asıl mesele şu! İstanbul’un üç kulübüne tanınan ekonomik aklı Trabzonspor’a çok görmek!. Onlar arazi geliştirince proje, Trabzonspor geliştirince iltimas demeyin. Onlar 30, 40, 75 milyon Euro’luk transferler yapınca vizyon yazıp, Trabzonspor Salah’ı getirince Ankara’da para aramayın.
Galatasaray’a sormadığınız soruyu Trabzonspor’a soruyorsanız. Fenerbahçe’de alkışladığınız ekonomik modeli Trabzon’da kriminal bir şüpheye dönüştürüyorsanız. Beşiktaş’ın tahsis edilmiş arazisini tarihsel hak sayıp Trabzonspor’un tahsisini siyasi imtiyaz diye sunuyorsanız… Orada ekonomi tartışmıyorsunuz.
Orada Trabzonspor’a biçtiğiniz sınırı tartışıyorsunuz. Aslında hepinizi iyi tanıyoruz. Sizi gidi maskeli süvariler sizi :)