Ülkenin rektörlerinden, profesörlerinden ve eğitimcilerinden oluşan bir eğitim kurulunun, kendi ağırlığını ortaya koyarak harekete geçmesi ve duruma el atması gerekir. Kurulda özel öğretim kurumlarını temsilen üç kişi bulunmasına rağmen, normalde yapılması gerekenin gerçekleşmesini hâlâ bekliyoruz.
Bu bekleyiş bizi fazlasıyla "iyi niyetli" gösterebilir. Bunun bir önemi yok. Çünkü biz, eğitim ve eğitim emekçileri adına en çok ihtiyaç duyulan konuları mücadelenin en başına yazdık.
- Kamuda "tasarruf" politikaları gerekçe gösterilerek atama sayıları azaltıldı. "Artık eski atama sayılarını dahi beklemeyin." denildi.
- Özel öğretimin payı arttı. Ataması yapılmayan büyük öğretmen kitlesi, özel öğretim alanına yönelmeye devam ediyor.
- Ancak bu yöneliş, öğretmenlerin atama beklentisinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
- Aksine, bu yöneliş öğretmen emeğini bir rıza mekanizmasının içine yerleştiriyor; kölelik koşullarını andıran çalışma biçimleri yaygınlaşıyor. Mutsuzluk, sorun artıyor.
- Olumsuz çalışma koşulları nedeniyle öğretmen ile işveren arasındaki çelişki derinleşiyor. Toplu pazarlığın olmadığı, sendikal hakların ihlal edildiği eğitim alanında uyuşmazlıklar çoğu zaman patronların lehine sonuçlanıyor.
- MEB'in en büyük işveren konumunda olduğu bu denklemde, eğitim alanını yalnızca sektör ve piyasa teorileriyle değerlendirmek, riskli sonuçlara zemin hazırlıyor.
- Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu'nun, öğretmenlerin taleplerinin toplumun ve basının gündemine taşındığı bu dönemde sessiz kalması kabul edilemez.
Kurul, gerekli adımları eğitim merkezli bir anlayışla atmalı ve kararlarını bu doğrultuda almalıdır.
Sendikamızın somut ve çözücü formülleri tüm tıkanıklıkları aştıracak beceriye sahiptir.
#MülakataAtamaTabanMaaşaYasa
@ProfDrAGurcan@avabdullahguler@NazimMavis@latifselvi42@leylasahinusta@isikhanvedat@Yusuf__Tekin@memetsimsek@ahmetakca55@aatalar@ACAcar10@AtillaArkan@IbrahimTaselFDD@farukyelkenci@spehlivanoglu@sulealan_econ@umransavasinan@yavuzatar@yusufalpaydin
Eğitim bir ticari meta değil, kamusal bir haktır. Bu hakkı ayakta tutan öğretmenlerin güvencesizliğe ve düşük ücretlere mahkum edilmemesi gerekir. Emeğin sömürülmediği ve herkes için insanca çalışma koşullarının sağlandığı bir gelecek mümkün.
#MülakataAtamaTabanMaaşaYasa
📢 Günlerdir süren direnişimizde, nöbet tuttuk, açlık grevi yaptık, şiddete maruz kaldık. Ancak ne baskılar ne de oyalama politikaları bizleri haklı mücadelemizden vazgeçirebildi.
Bugün heyetlerimizle Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile AK Parti Genel Merkezi’nde görüşmeler gerçekleştirerek taleplerimizi bir kez daha doğrudan muhataplarına ileteceğiz.
Özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenler olarak insanca çalışma koşulları, güvenceli istihdam ve kamusal eğitim hakkı için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
Tüm kamuoyunu, demokratik kitle örgütlerini ve emekten yana olan herkesi mücadelemizi büyütmeye, dayanışmayı güçlendirmeye ve sesimize ses olmaya çağırıyoruz!
#MülakataAtamaTabanMaaşaYasa
@ProfDrAGurcan@avabdullahguler@NazimMavis@latifselvi42@leylasahinusta@isikhanvedat@Yusuf__Tekin@memetsimsek
Yusuf Tekin, yeni müfredatta "Kurtuluş Savaşı" ifadesinin "Milli Mücadele" ile değiştirileceğini söyledi:
"Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı."
“Sokaklar aşınmayacak, biliyoruz. Ama aşınacak yüzleri kaldıysa öğretmenleri hor görenlerin, onlara baskı yapanların, toplum ve ülkeyi eğitimden yoksun bırakanların, eğitimi bir ticaret sayanların, halkı cahil bırakarak ülkemizi sömürenlerin suratları aşınacak! En gür sesimizle bağıracağız. İşitmezlerse bizi işiten halkımız, onlara işittirmesini bilecek!” Fakir Baykurt
🙏🏽Yüreği burada atan, buraya bakan, kulağı burada olan öğretmenler, ailelerimiz, dostlarımız... Memleketin dört bir yanında bizler için yürüyen, bize elini uzatan emekçiler, öğrenciler, mahalleliler... Direnişimizin Ankara ayağına zorunlu olarak ara verdiğimizi ama mücadelemize ülkenin diğer tüm kentlerinde devam edeceğimizi sizlere duyuruyoruz.
Öğretmenin Gündemi Nato’nun Gündeminden Önemsiz Değildir ama Öğretmeninin Hayatı Nato'dan Daha Önemlidir!
Ankara Valiliği, Nato Genelgesini yayımladı. Anayasal, demokratik hakların resmi olarak yasaklandığı genelgede açlık grevi yapmak dahi yasak. Öğretmenlere 14 gündür yasak olan çoğu şey 11 Temmuz’a kadar herkese yasak. Şu noktayı vurgulamak isteriz. Rafa kaldırılan haklardan bahsetmiyoruz 14 gündür öğretmenlere uygulanan baskı ve şiddetin resmî bir hal alacak olmasının üzerinde duruyoruz.
Arkadaşlarımızın, ailelerimizin hayatı ve yaşayabilecekleri olumsuz durumlar karşısında sorumlu davranıyor, kamuoyunun ve kamuoyunun temsiliyetini üstlenmiş aydın, akademisyen, sanatçı dostların çağrısına karşılık veriyor, Ankara’daki direnişimize ara veriyor, açlık grevimizi sonlandırıyoruz. Mücadelemiz illerde farklı biçimlerde büyük bir motivasyon ve enerji ile devam edecektir.
...
Çağrımızdır!
Adaletsizliğe, sömürüye, baskıya rağmen bu zamana kadar sorumluluk alan ve söylediğinin arkasında duran sadece öğretmenler oldu. Eğitimin, eğitimcinin, öğrencinin geleceğini düşünmesi gereken; işveren derneklerinin temsilcilerini, Milli Egitim Komisyonu üyesi vekilleri, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekillerini çözüme çağırıyoruz.
Çözüm için ısrarcıyız. Onurlu mücadelemizi, biriken gücü ve enerjiyi Temmuz ayının ortasına kadar memleketin dört bir yanına taşıyor; çözümün bu süre zarfında gerçekleşmemesi durumunda mücadelemizi aynı kararlılıkla muhataplara en yakın nokta olan Ankara’ya taşıyacağımızı tüm kamuoyuna bildiriyoruz.
#ÖğretmenlerAcilÇözümBekliyor
#AyşenGürcanKomisyonuTopla
Öğretmenler Pes Etmiyor!
Öğretmen Sendikası
@ProfDrAGurcan@NazimMavis@ozmehmetemin@ZehraNurAydemr@ozturkercn@kemalkarahanmv@mhulkicevizoglu@YucelArzen@makif_yilmaz@latifselvi42@IbrahimUKaynak@rukiye_toy@yilmazbuyukaydn@ismetguneshan17 @elvangezmischp @yalimhalici@FethiAcikel@Suat_Ozcagdas@fazilkasap@drmadiguzel@ilyastopsakal@saffetsancakli@YLMZHUN@KezbanKonukcu@PerihanKoca@senolsunat@mehmetkaramansp
📢 Bugün yükselttiğimiz ses yalnızca bir grubun değil; mülakat mağdurlarının, atama bekleyen öğretmenlerin, güvencesiz çalıştırılan özel sektör öğretmenlerinin ve emeğinin karşılığını alamayan tüm eğitim emekçilerinin ortak sesidir.
Yıllarca emek verip sınavlarda başarı gösteren binlerce öğretmen, mülakat uygulaması nedeniyle hak ettiği kadrolardan mahrum bırakıldı. Yüz binlerce öğretmen atama beklerken mesleğini yapamıyor. Özel sektörde çalışan öğretmenler ise düşük ücretlere, uzun çalışma saatlerine ve güvencesiz koşullara mahkûm ediliyor.
Bizler, öğretmenliğin onuruna yakışır çalışma koşulları istiyoruz. Talebimiz lütuf değil, haktır.
Taban maaş talebimiz; aynı işi yapan öğretmenlerin insanca yaşayabilecek bir gelir güvencesine kavuşması içindir. Eğitim emekçilerinin yoksulluk sınırının altında yaşamaya zorlanmadığı, emeğin sömürülmediği bir düzen istiyoruz.
Bugün Sendikamız, hakları için açlık grevini sürdürüyor. Bir öğretmenin, en temel haklarını talep edebilmek adına bedenini ortaya koymak zorunda kalması, üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir durumdur. Bu süreçte beklenti; taleplerin diyalog yoluyla ele alınması ve öğretmenlerin hak arayışlarının karşılık bulmasıdır.
Eğitimin geleceği için aç kalıyoruz!
Öğretmeni değersizleştiren hiçbir sistem geleceğini güvence altına alamaz. Mülakat mağduriyetlerinin giderildiği, liyakatin esas alındığı, yeterli atamaların yapıldığı, taban maaş hakkının güvence altına alındığı ve öğretmenlerin insanca koşullarda çalışabildiği bir eğitim sistemi mümkündür.
Büyük bir direnişi sürdürüyoruz.
Mücadeleyi büyütüyor; mülakat mağdurlarının, taban maaş mücadelesi veren özel sektör öğretmenlerinin, güvencesizlerin Sendikası olarak haklarımızdan ve mücadelemizden vazgeçmiyoruz!
#ÖğretmenlerAcilÇözümİstiyor
@ProfDrAGurcan@NazimMavis@ozmehmetemin@ZehraNurAydemr@ozturkercn@kemalkarahanmv@mhulkicevizoglu@YucelArzen@makif_yilmaz@latifselvi42@IbrahimUKaynak@rukiye_toy@yilmazbuyukaydn@ismetguneshan17 @elvangezmischp @yalimhalici@FethiAcikel@Suat_Ozcagdas@fazilkasap@drmadiguzel@ilyastopsakal@saffetsancakli@YLMZHUN@KezbanKonukcu@PerihanKoca@senolsunat@mehmetkaramansp
Yusuf Tekin, 13 gündür açlık grevindeki özel okul öğretmenlerine “Keşke bakanlığa gelip söyleselerdi” diyor.
Bu söz, gerçeği bilmeyen bir bakanın değil, eğitimi patronların kâr alanına çeviren düzenin sözcüsünün sözüdür.
Öğretmenler yıllardır dilekçelerde, eylemlerde, dava dosyalarında ve ifadelerde aynı hakikati söylüyor.
MEB’in duymadığı şey şikâyet değil, öğretmenin sınıf öfkesidir. Çünkü bakanlık eğitim emekçisinin değil, eğitimi piyasaya teslim eden patron düzeninin yanında saf tutmaktadır.
“Hukuk devleti” dedikleri, patronun kârını koruyup öğretmenin emeğini ezen bu mekanizmadır.
Bu düzenin bütün yalanlarını teşhir eden açlık grevindeki öğretmenler kazanacak, holdingciler kaybedecek!
Milli Eğitim Komisyonu toplanmadı. Komisyonun bir araya gelmesi için gerekli olan imzalar toplandı ama AK Parti iç tüzüğe uymadı. İşleyişe göre komisyonun toplanması gerekirdi. TBMM bir kez daha fonksiyonunu kaybetti.
Kanunlar sadece bize mi hatırlatılacak? Bu soruyu derin bir öfke ile dile getiriyoruz. Anayasal, demokratik haklarımız uydurma gerekçelerle çiğneniyor. İç tüzük çiğneniyor. Mesleki onurumuz, polis darbeleri ile bedenlerimiz çiğneniyor!
Bu ülkede yurttaş olmak, emekçi olmak, öğretmen olmak için yeni kanunlar gerekiyor.
Direnişe devam!
"Haklar Yasalardan Önce Gelir!" Bu mükemmel tespitin arkasında durmaya devam!
#ÖğretmenlerAçlıkGrevinde
Dün Ankara’da öğretmenlerin yürüyüş iradesi polis şiddetiyle engellenmek istendi. Biber gazına, kalkanlara, tekmelere, gözaltılara ve orantısız güce rağmen mücadelemizi sürdürmeye devam ediyoruz.
Haklarımızı istediğimiz için karşı karşıya kaldığımız baskılara, açlık grevindeki arkadaşlarımızın durumuna ve Ankara’da devam eden direnişimize dikkat çekmek için bugün bir kez daha yan yana geliyoruz.
Öğretmenlerin sesi susturulamaz. Açlık grevindeki arkadaşlarımızın sesi olmak, taleplerimizi büyütmek ve dayanışmayı güçlendirmek için tüm dostlarımızı basın açıklamasına çağırıyoruz.
📍 Olgunlar Madenci Anıtı
🕡 18.30
🗓️ 22 Haziran Pazartesi
Korkumuz yok. Haklarımızı almadan eve dönüş yok!
#AyşenGürcanKomisyonuTopla
#ÖğretmenlerAçlıkGrevinde
#ÖğretmenlerHakkınıAlacak
#HaklarımızıAlmadanEveDönüşYok
#ÖğretmenlerYalnızDeğildir
Tanıştırayım;
Öğretmenlerin yerlerde sürüklendiği gün pişkin pişkin babalar günü kutlayan, profiline utanmadan Atatürk koyan bu kurum Türkiye’deki özel okul patronlarının derneği.
Bir de ÖZDER var.
Özel okullardan, kurslardan her yıl milyonlarca lira para kazanan ama üç beş istisna dışında öğretmenlerin emeğini üç kuruşa sömürerek semiren sonra da tenezzül edip öğretmenlerin sendikasıyla masaya bile oturmayan, Çalışma Bakanının da Milli Eğitim Bakanının da ağzının içine baktığı patronların dernekleri.
Bu iki kurumun ortak özelliği ne biliyor musunuz?
İkisinin de başkanı Cumhurbaşkanlığı Eğitim Politikaları Kurulu Üyesi!
Buradan ilan ediyoruz;
Haklarını gasp ettiği öğretmenlerin 7 gündür açlık grevinde olmasının, dün işkenceye maruz kalmalarının başlıca müsebbipleri duysun.
Ya siz derhal Özel Sektör Öğretmenleri Sendikasının yerden göğe haklı taleplerini duyacaksınız
Ya da bilin ki biz öğretmenleri sömüren özel okulları, kursları yani pek kıymetli(!) üyelerinizi ifşa ve boykot çağrısıyla geçireceğiz önümüzdeki “altın” aylarınızı.
Temmuzda ağustosta iyice alevlenen o yeni müşteri telaşenizi kursağınıza tıkacağız.
Patronlar bu sesi ya duyacak ya duyacak.
👇🏽
#ÖğretmenlerHakkınıAlacak
@Toder2002@ahmetakca55
Bu gece öğretmenlere uygulanan şiddetin en açık hali. Polise karşı kalkan bir el yok, hakaret yok,öğretmenlerin anneleri, çocukları bile gaza bulanmış. Yetkililere soruyoruz 2.15 dakikadan itibaren ortaya daha net çıkan beyaz tişörtlü, 50 li yaşlardaki polis amiri kimdir? Tam görevi nedir? İnsanlar baygınlık geçirirken çevik kuvveti bile aşıp koşarak öğretmene vuran, diğer poliselerin bile tutmaya çalıştığı, doğrudan “şunu al” diye parmakla insanları göstererek düşmanla savaşır gibi davranan bu şahsa karşı bir işlem yapılacak mıdır? Biz unutmayacağız. Bu yaşananların peşini bırakmayacağız.