Gecikmiş Adaleti Kazanım Diye Sunmak Kimseyi İkna Etmez!
Sözleşmelilerin Kademe İlerlemesi Hakkında Kanun Teklifi Gerçekleri
Bugün kamuoyunda, sözleşmelilerin kadroya geçiş sürecinde geçen sürelerin değerlendirilmesi ve bu sürelerin disiplin cezası almadan geçirilen 8 yıl kapsamında kademe ilerlemesine dahil edilmesi yönündeki kanun teklifi, bazı çevrelerce bir “kazanım” olarak sunulmaktadır. Ancak bu konuda gerçekler, uzun süredir verilen hukuki ve idari mücadelemizin açık bir göstergesidir. Bakanlık yazıları ve geçmiş gelişmeler göz önüne alındığında, bu düzenlemenin bir kazanımdan ziyade gecikmiş bir gereklilik olduğu açıktır.
Gerçekler:
1.Adalet Sen’in Hukuki Öncülüğü:
Adalet Sen, 2017 yılında bu konuda ilk davayı açmış ve sözleşmeli personelin kademe ilerlemesi hakkını elde etmesini sağlamıştır. Bu dava sonucunda, sözleşmeli personelin memuriyette geçen süreleri 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında değerlendirilmiş ve ilgili haklar tanınmıştır. Bugün getirilen kanun teklifi, zaten yargı kararlarıyla belirlenmiş bir hakkın yasaya işlenmesinden ibarettir.
2.Bakanlık Yazılarıyla Zaten Uygulamada Olan Düzenlemeler:
Bakanlıkların, daha önce yayımladığı yazılarda, bu hakların tanınması gerektiğine işaret etmiş ve ilgili birimlere bunun uygulanmasını tavsiye etmiştir. Dolayısıyla bu kanun teklifi, uygulamada zaten yürürlükte olan bir hakkın formalite gereği yasalaştırılmasıdır. Yeni bir hak ya da kazanım değildir. Bazı sendikaların Bakanlıkların bu konuda daha önceki tavırlarını “unutmuş” gibi davranmaları, kamuoyunu yanıltıcıdır.
3.Kamu Kaynaklarının Korunması:
Açtığımız davalarda, hükmedilen vekalet ücretlerinin kamu bütçesine getirdiği yük defalarca dile getirilmiştir. Adalet Sen, bu hakların dava açılmasına gerek kalmaksızın tanınması gerektiğini sürekli olarak vurgulamış ve çözüm önerileri sunmuştur. Şimdi ise gecikmiş bir düzenlemenin bazı sendikalarca “başarı hikayesi” olarak sunulması, samimiyetsizlikten öteye gitmemektedir.
Sonuç:
Adalet Sen olarak, gerçek mücadelemizin altını çiziyor ve kamuoyunu yanıltıcı açıklamalardan kaçınılması gerektiğini vurguluyoruz. Gerçekler ortadayken, kamuoyuna sunulan bu düzenlemenin bir kazanım olarak gösterilmesi doğru değildir. Bizler, üyelerimizin haklarını savunmaya, bu süreçlerin gerçek mimarı olmaya ve hak ettikleri kazanımları elde etmeleri için mücadele etmeye devam edeceğiz. @niyaz_dulger
3+1 sistemi 300.000 devlet memuru ve aile bütünlüğü için büyük bir sorundur.
Bu sistem 1+1’e indirilmeli, çocukların anne ve babalarına kavuşmalarının önü açılmalıdır.
@TBMMGenelKurulu
T.C Yargıtay Başkanı Sn. Ömer Kerkez’i makamında ziyaret ettik.
Kamu çalışanları olarak beklentilerimizi ifade ettiğimiz bu görüşmede;
Yargıtay Başkanımız Sn. Ömer Kerkez’e ilgisi, nezaketi ve misafirperverliği için teşekkür ederim.
T.C Yargıtay Başkanı Sn. Ömer Kerkez’i makamında ziyaret ettik.
Kamu çalışanları olarak beklentilerimizi ifade ettiğimiz bu görüşmede;
Yargıtay Başkanımız Sn. Ömer Kerkez’e ilgisi, nezaketi ve misafirperverliği için teşekkür ederim.
Kadına yönelik şiddet, sadece bireysel hayatları karartan bir sorun değil, toplumun bütününe yapılmış acımasız bir saldırıdır. Bu şiddet, kadınların temel haklarına ve insanlık onuruna yöneltilmiş sistematik bir ihlaldir. Kadın cinayetlerinin giderek artması, ev içi şiddetin görünmez kılınması ve kadınların toplumsal hayattan dışlanması, bizim yüzleşmek zorunda olduğumuz derin bir toplumsal yarayı işaret etmektedir.
İstanbul’da Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner’in vahşice katledilmesi, bu tehlikenin ne kadar derin ve yaygın olduğunu bir kez daha acı bir şekilde hatırlatmıştır. Bu cinayetler, kadına yönelik şiddetin bireysel bir sorun değil, sistematik bir toplumsal yara olduğunu açıkça göstermektedir. Bu cinayetler, ne bireysel bir sapkınlık ne de izole bir olaydır; toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, erkek egemen zihniyetin ve şiddetin toplumda kökleşmiş olmasının acı sonuçlarıdır. Bu nedenle şiddeti durdurmak için derhal somut adımlar atmalıyız.
Öncelikle Şiddetin Kaynağını Yok Etmek Zorundayız
Kadına şiddeti sadece olaylar üzerinden tartışmak, esas sorunu örtbas etmektir. Bu şiddetin temelinde yatan zihniyet, erkek egemen bir toplumun ürünü olan cinsiyet eşitsizliğidir. Kadınları toplumsal olarak daha alt bir konuma yerleştiren, onların söz hakkını gasp eden ve onları itaatkâr kılmaya çalışan bu ataerkil yapı, şiddeti meşrulaştırır. Eğitim sistemi, toplumsal cinsiyet eşitliğini anaokulundan itibaren her düzeyde müfredatın merkezine yerleştirmelidir. Çocuklar, daha küçük yaştan itibaren kadın ve erkek eşitliğini içselleştirmeli, kadınların hakları konusunda bilinçlenmelidir.
Hukuk ve Uygulama: Sözde Değil, Gerçek Adalet
Kadına yönelik şiddet vakalarında cezaların caydırıcılığı yok denecek kadar azdır. Fail, ya hafifletici sebeplerle serbest kalmakta ya da basit indirimlerle cezasını tamamlayıp çıkmaktadır. Cezaların artırılması, caydırıcı etkisini artıracak önemli bir adımdır. Ancak yasa çıkarmak yeterli değildir. Yargı ve emniyet birimlerinin bu yasaları etkin biçimde uygulamaları sağlanmalıdır. Şiddet vakalarında mağdurlar korunmalı, faillerin yargılanması hızlandırılmalıdır. Herhangi bir şiddet vakasında mağdurun şikayetini geri çekmesi, davanın düşmesine sebep olmamalıdır. Kadın beyanı esastır ilkesi daha güçlü şekilde savunulmalı ve korunmalıdır.
Koruma Mekanizmaları: Kadınlar Yalnız Bırakılmamalı
Kadınların korunması için var olan mekanizmalar yetersizdir. Şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan kadınların korunmasına yönelik olarak 6284 sayılı yasa tam anlamıyla devreye girmeli; ancak, bununla sınırlı kalmamalıdır. Sığınma evlerinin sayısı artırılmalı ve bu evler güvenli birer yaşam alanı olmalıdır. Kadınlar, bu evlerde sadece korunmamalı, aynı zamanda iş ve psikolojik destekle topluma yeniden kazandırılmalıdır. Şiddete uğrayan kadınların ekonomik bağımsızlık kazanmaları, şiddet sarmalından kurtulmalarında en önemli unsurlardan biridir. ⤵️ @adaletsendikasi @kamubirligikonf
Adalet Sen olarak, üyelerimizin haklarını savunmak için yürüttüğümüz kararlı mücadelenin sonucunda önemli bir hukuk zaferi daha elde ettik. İstinaf Dairesi, sözleşmeli zabıt katibi olarak görev yapan bir üyemizin, 657 sayılı Kanunun Geçici 48. maddesi uyarınca kadroya geçirilme talebinin reddine karşı açtığımız davada verdiği kararla, talebimizin haklılığını tescilledi.
İstinaf Dairesi, üyemizin kadroya atanamama sebebinin, kendisine herhangi bir kusur atfedilemeyen bir nedenle, idare tarafından atamasının geciktirilmiş olması ve bu sebeple kadroya geçiş işlemlerinin zamanında tamamlanamaması olduğunu belirtti.
İdarenin işlemlerindeki gecikme nedeniyle, üyemiz emsallerine göre daha geç göreve başlatılmış ve bu durum, Anayasa’nın eşitlik ilkesiyle bağdaşmayan bir uygulama olarak değerlendirilmiştir. Mahkeme, bu durumu dikkate alarak, reddedilen talebin hukuka aykırı olduğunu belirterek iptal kararı vermiştir.
Bu karar, Adalet Sen’in üyelerinin haklarını koruma konusunda ne denli kararlı ve başarılı olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Ayrıca, idarenin hatalı uygulamalarına karşı üyelerimizin haklarının savunulmasında emsal niteliğinde bir karar olarak yerini alacaktır.
Bu önemli kazanım, yalnızca bu üyemiz için değil, aynı durumda olan tüm sözleşmeli personel için emsal teşkil edecek niteliktedir. Adalet Sen olarak, her zaman üyelerimizin yanında olmaya, onların haklarını korumaya ve adaleti sağlamak için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Üyelerimizin hakları için verdiğimiz bu mücadelenin sonucu olarak kazandığımız bu zaferi tüm teşkilatımıza ve kamuoyuna duyurmaktan gurur duyuyoruz.
Bugün TBMM Genel Kurulu’nda yapılan oylama sonucunda %1 barajı iptal edilmiştir. Bu gelişme, sendikal çeşitliliği ve demokratik temsiliyeti güçlendirmek adına önemli bir adımdır.
%1 barajının kaldırılması, sendikalar arasında adil bir rekabet ortamı sağlayarak, tüm sendikaların üyelerine toplu sözleşme ikramiyesi ödeyebilmesine olanak tanıyacaktır. Ayrıca, farklı hizmet kollarında çalışan kamu görevlilerinin özgün ihtiyaçlarını karşılamak için kurulan sendikaların faaliyetlerini sürdürebilmesi açısından da büyük bir öneme sahiptir.
Adalet Sen olarak, bu olumlu gelişmenin sendikal örgütlenmeyi ve demokratik temsiliyeti güçlendireceğine inanıyoruz. Kamu görevlilerimizin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. @adaletsendikasi @kamubirligikonf
*Yine verilen bir hak, Yine koyulan bir engel!*
Kamu çalışanlarının sendikal haklarının önünde yeni engeller oluşturulmuştur. Kamu birliği konfederasyonu olarak bu engellemelere karşı çıkıyor ve kamu çalışanlarının özgürce sendika haklarını kullanabilmesini talep ediyoruz.
%1 barajı üzerindeki sendikaların üyelerine ayrıcalık tanıyan ve diğer sendikaları sürekli olarak dışlayan bir yaklaşım kabul edilemez.
Toplu sözleşme masalarında tüm sendikaların adil bir şekilde temsil edilmesi ve karar süreçlerine katılabilmesi gerektiğini savunuyoruz.
%1 barajı altındaki sendikalara karşı engelleyici yöntemlere başvurarak sorunların üstesinden gelmeye çalışılması akla, vicdana ve hukuka aykırıda.
Kamu birliği konfederasyonu olarak, ilgili mercileri, sendikal hakların önündeki engelleri kaldırmaya ve herkesin özgürce sendika haklarından yararlanabilmesini sağlamaya çağırıyoruz. Adaletli, demokratik ve çoğulcu bir sendikal yapılanmaya olan ihtiyacımızı bir kez daha vurguluyoruz.
Kamu çalışanlarının sorunlarını dile getirmek ve çözüm yolları aramak amacıyla konfederasyonumuz, ulusal ve yerel basında kanal sahipleri ve gazetecilerle bir araya gelmiştir. Bu önemli buluşmada, kamu çalışanlarının karşılaştığı zorluklar ve çözüm önerilerimiz detaylı bir şekilde paylaşılmıştır.
Ayrıca, tek başına OYAK önünde eylem yapan emekli astsubayın yanına giderek kendisine destek verilmiştir. Bu önemli adım, konfederasyonumuzun emekli askerlerin ve tüm kamu çalışanlarının haklarını savunma konusundaki kararlılığını bir kez daha göstermektedir.
Konfederasyonumuz, kamu çalışanlarının haklarını savunma ve sorunlarını çözme yolundaki kararlı duruşunu sürdürecek, bu süreçte medyanın da desteğiyle toplumsal farkındalığın artmasına katkı sağlayacaktır. Basın mensuplarına bu zorlu görevlerinde başarılar diler, işbirliğimizin devamını temenni ederiz. @kamubirligikonf
KAMU BİRLİĞİ KONFEDERASYONUNDAN MEMUR ZAMMINA SERT TEPKİ
Açıklanan enflasyon verilerinin ardından netleşen memur zammına tepkisini sürdüren Kamu Birliği Konfederasyonu, TÜİK binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Sendika yönetim heyeti, kamu çalışanları ve basın mensuplarının katılım sağladığı basın açıklamasında memur zammı protesto edildi.
Kamu Birliği Konfederasyonu
📲 İletişim: 444 9 365
Instagram: @kamubirligikonfederasyonu
Twitter: @kamubirligikonf
Facebook: @kamubirligikonf
TGRT Haber, Kamu Birliği Konfederasyonu'numuzun mitinginde yapılan konuşmaları ekranlarına taşıdı.
Genel Başkanımız Osman Kaya'nın 3600 Ek Gösterge tazminat talebi, en düşük memur maaşının yoksulluk sınırı üstüne çıkarılması isteği büyük ilgi topladı.
Ankara Anıtparkta düzenlediğimiz programımızda memur taleplerini sunduğumuz kesitler ekranlara yansıtıldı.
Genel Başkanımız Osman Kaya'nın aylık bağlama oranlarının değişmesi nedeniyle emekli olduklarında yaşanan maaş düşüşü, memur ve memur emeklilerine Ocak ve Temmuz aylarında Ramazan ve Kurban Bayramında yılda 4 defa birer maaş ikramiye verilmesi taleplerine de ayrıca yer verildi.
Kamu Birliği Konfederasyonu
📲 İletişim:
Instagram: @kamubirligikonf
Twitter: @kamubirlikonf
Değerli Üyelerimiz ve meslektaşlarımız,
16.05.2024 tarihli ve E-58398571-900-526/3662 sayılı Adalet Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen yazıya istinaden, maaş promosyonu güncellemesi konusunda önemli bir gelişme yaşanmıştır.
Daha önce 13.09.2023 ve 31.01.2024 tarihlerinde Bakanlığımıza yazılı olarak başvuruda bulunmuş ve bu konunun yakından takipçisi olduğumuzu belirtmiştik.
Türkiye Vakıflar Bankası’nın ilk çeyrekte elde ettiği kâr da göz önünde bulundurularak, bu sürecin hızlandırılması ve bir an önce ilgili bankanın gerekli adımları atması için ısrarla çalışmalarımıza devam ediyoruz.
Promosyon protokolünün günümüz koşullarına uygun olarak güncellenmesi hakkında Türkiye Vakıflar Bankasının bir an önce harekete geçerek beklentiyi karşılaması ve yazı cevabının bir an önce sonuçlandırılması 180.000 Adalet Bakanlığı Personelinin beklentiye girdiğinin unutulmaması gerekmektedir.
Bu önemli gelişmeyi siz değerli üyelerimizle ve meslektaşlarımızla paylaşmaktan ve promosyon güncellemesi hususunun yakın takipçisi olmaya devam edeceğimizi bilgilerinize sunar, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Saygılarımla.
Kamu1Kart Geliyor!
Türkiye’nin en genç, en dinamik, en çalışkan konfederasyonu; Kamu Birliği Konfederasyonumuz tarafından tüm kamu birliği üyelerine özel pek çok indirim anlaşmasının olduğu Kamu1Kart çok yakında geliyor!
#KamudaBirlik#KamulularTakiplesiyor
42 gün sonra 81 ilimizde;
Bütün sağlık ve sosyal hizmetler tesislerinde sendikaların üye sayıları tek tek sayılacak, üst yazı ile il sağlık müdürlüklerine iletilecek, oradan Sağlık Bakanlığına..
21.yy’da elektronik ortamda E-Devlet üzerinden 5 dakikada üyelik ve istifa yapılıp; sonuçlar bir “tık” ile öğrenilebilecekken, bu kadar doküman israfı, zahmet ve zaman kaybı neden yaşanıyor?
Sayın @isikhanvedat Memurlarında sendika üyelik işlemlerinin, İşçiler gibi E-Devlet üzerinden yapılma vakti gelmedi mi?
YARDIMCI HİZMETLER SINIFI KALDIRILSIN ÇİLE BİTSİN...
Seçimler de bitti, artık bahane kalmadı. TBMM açılır açılmaz, 1965 yılından bu güne kamunun kanayan yarası Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılmalı, mevcut personel eğitim ve mesleklerine uygun diğer hizmet sınıflarına atandırılmalıdır.
Hakkaniyet ve adalet bunu gerektirir.
#YardımcıHizmetlerSınıfı
#YHS
#YHSBütçeyeYükDeğil
@tcbestepe@RTErdogan@csgbakanligi@isikhanvedat
@kamubirligikonf
@savdessendikasi
@YardHizPlatform