AKP'li Mehmet Metiner'in 15 Temmuz itirafı:
"Bu darbeyi biz kendi kendimize yaptık! Çünkü diktatörlük inşa etmemiz gerekiyordu, demokrasiyi askıya almamız gerekiyordu!"
@eczozgurozel@zaytung Millet sizin cesaretsiz tavırlarınızdan bıktı artık. Hadi çıkın, ilk mitinginizde binlerle birlikte "Gençliğe Hitabe" yi okuyun da görelim samimiyetinizi.
"Bu tür saldırganlıklar Erdoğan'ın bir anlamda yumuşak karnını gösteriyor da olabilir. Dolayısıyla burada esas olarak CHP'ye bakmamız gerekiyor"
Ruşen Çakır (@cakir_rusen): "Hamleyi Erdoğan yaptı. Bu, benim daha önceki yıllarda çok kullandığım, Fransızca bir tabirden hareketle kullandığım 'ileriye doğru kaçış' hamlesi olarak görülebilir. Yani güçsüzlüğünü örtmek için bir saldırganlık olarak görülebilir. Burada Erdoğan'ın bunda başarılı olabilmesinin yolu CHP'nin başarısız olması; bunu özellikle vurgulamak lazım. CHP'nin başarısız olabilmesi için de tek başına yargı kararı yetmiyor"
@mahfiegilmez Söylediklerinizin hepsi doğru olmakla birlikte yine de eksiktir. FB "büyüklük kompleksi" hastalığından muzdarip ve gereğinden fazla baskı oluşuyor. Bu da hataların en önemli nedenidir.
Türkiye’nin işçileri, emekçileri, asgari ücretlileri açlığa mahkum değildir!
Bu ülkenin işçisinin hakkı, açlık sınırının altında bir asgari ücret değildir!
28 bin 75 TL olarak açıklanan asgari ücret, milletin gerçeklerinin, yani ağır geçim sıkıntısının yanından bile geçmiyor.
Açıklanan asgari ücret bir zorunluluk değil, siyasi bir tercihtir.
İşçilerin olmadığı bir masada, sadece işverenlerle asgari ücret belirleyen akıl, “ben zenginden yanayım, yoksuldan değil” diyen akıldır.
CHP’nin net asgari ücret teklifi 39 bin TL’dir.
İnşallah milletin iktidarı başa geldiğinde, işçilerimize, asgari ücretlilerimize hak ettiklerini verecek, yeni ekonomi, sanayi ve teknoloji politikalarımızla işverenleri de rahatlatacağız.
Çalışacağız, üreteceğiz, kazanacağız ve adilce paylaşacağız!
Yalancı TÜİK bile bu yılın gıda, kira, eğitim ve ulaştırma enflasyonunu %46 olarak açıkladı.
AKP ise asgari ücrete %27 zam yaparak, hizmet ettiği patronlara beklenen müjdeyi verdi.
Asrın soygunu öyle değil, böyle olur!
İşte AKP’den uluslararası soygun dalında Oscarlık performans⬇️
Soygun nasıl yapıldı?
21 Mayıs 2014-30 Eylül 2018 arasında;
🔴Önce AKP, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında, Irak Merkezi Hükümetinin izni ve onayı olmaksızın (Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’yle anlaşarak) usulsüz petrol taşıması yapıyor.
🔴Ardından bu petrol taşıması için IBKY, 2 Milyar 101 Milyon Dolar taşıma ücreti ödüyor.
🔴Ancak AKP, bu paranın doğrudan Türkiye’ye değil, Jersey Adasına gönderilmesini istiyor.
🔴Zira Jersey Adasında AKP’nin kurduğu BOTAŞ’a bağlı başka bir şirkete bağlı başka bir şirket var. Bu şirketin adı Turkish Energy Company (TEC).
🔴Böyle şirketlerin matruşka bebekler gibi iç içe kurulmasının sebebi ise paranın takibini zorlaştırmak.
🔴Jersey TEC şirketi, aynı dönemle ilgili hesaplarına giren paranın sadece 1 Milyar 97 Milyon Dolar’ını BOTAŞ’a aktarıyor.
🔴Aradaki fark, yani 1 Milyar 4 Milyon Dolar kayıp. Yani güncel kurla 43 Milyar Lira buharlaşıyor.
🔴AKP, yaptığı usulsüzlükler uluslararası alanda fark edilmeye başlayınca, Jersey TEC şirketinin hesaplarına gizlilik unsuru koyduruyor. Güya şaibeli hesap hareketlerini gizliyor.
🔴Ardından Jersey TEC şirketini kapatıp, Ankara’da benzer isimle, şaşırtmacalı yeni bir şirket kuruyor. Adını Turkish Energy Anonim Şirketi koyuyor.
🔴Ankara’daki yeni şirketin kısaltmasının TEAŞ olması gerekirken, onun kısaltması da TEC yapılıyor. Yani Jersey’deki şirketle aynı.
🔴Böylece kirli hesap hareketlerinin yapıldığı Jersey TEC gidiyor, yerine temiz sicilli Ankara TEC geliyor.
🔴Ancak evdeki hesap çarşıya uymuyor.
🔴Zira 21 Mayıs 2014-30 Eylül 2018 tarihleri arasındaki usulsüz petrol taşımasıyla ilgili;
🔴Irak’ın Türkiye’ye karşı Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nde açtığı dava sonuçlanıyor.
🔴AKP’nin usulsüzlükleri nedeniyle Türkiye, 1 Milyar 471 Milyon Dolar cezaya çarptırılıyor.
🔴Güncel kur’la 63 Milyar Lira!
Uzun lafın kısası⬇️
Asrın yolsuzluğu diye papağan gibi konuşanlar için, bu soygun hakikaten Oscarlık bir performans!
Bu arada bu soygunla ilgili şu ana kadar tek bir kişinin yargılanması isteniyor.
O da belgeleriyle, 277 sayfalık Tahkim Kararını açıklayan, ben!
Bir; kamuoyunda “ahmak davası” olarak bilinen davada, hakkımdaki yargılama sürerken, hâkim görevden alındı.
İki; 19 Mart'ta İBB operasyonunda, hakim, tutuklama talebiyle önüne çıkarılan 8 kişiyi adli kontrolle serbest bırakmasının ardından görevden alındı.
Üç; HSK tarafından diplomamı iptal eden mahkemenin heyeti dağıtıldı.
Dört; “terörle mücadele eden bir kamu görevlisini hedef gösterme, hakaret ve tehdit” suçlamalarıyla yargılandığım davada bir üye hâkim, beraat yönünde oy verdi. Tahmin edin bakalım ne oldu? Görevinden alındı.
Beş; ihale nedeniyle açılan ceza davasında, onuncu celseye gelindiğinde, dosyayı karara bağlamaya çalışan hâkim görevden alındı, Diyarbakır'a gönderildi! Yerine gelen hâkim 10 günde beraat kararı verdi. Beraat kararı veren hâkim, Maraş'a gönderildi!
Altı; Ankara’da kurultay cezasına bakan hâkim, dosyanın kritik aşamalarında siyasi talimatlara uymadığı için, araştırdığı, sorguladığı için görevden alındı.
Yedi; diplomada sahtecilik ceza davasının görüldüğü mahkemenin hâkimi, Kahramanmaraş'a atandı. Niye? Dosyasına sahip çıktığı için.
İBB davasında. Mahkeme başkanı aynı kalarak, ikinci bir yeni heyet oluşturuldu.
Yargılama bu mu? Bu mu yargılama? Ben, onun için burada yargılıyorum. Yüce Allah huzurunda, ben 86 milyon insanımızın huzurunda, yüce Türk yargısı huzurunda yargılayacağım.
Bugünkü savunmamı aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.
https://t.co/y5fQcKziPX