🚨 AKP’nin “Müslümanlık” maskesi bir kez daha düştü: Egemen Bağış’ın meşhur “Bakara makara” ses kaydı
2014’te 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonları sırasında internete düşen ses kaydında, dönemin Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakerecisi Egemen Bağış ile gazeteci Metehan Demir arasında geçen konuşmayı dinleyin...
Bu kayıt, ilahiyatçılar tarafından “ayetlerle alay etmek açık küfürdür” şeklinde nitelendirildi. Birçok ilahiyatçı, bunun kişinin imanını zedeleyeceğini ve dinden çıkarabileceğini belirtti.
Kanıt ortada: Ses kaydı o dönemde AKP-Cemaat çatışmasının en sert döneminde sızdırıldı. Bağış “montaj” dese de, kayıt yıllardır hafızalarda ve arşivlerde duruyor.
Sonrası ne oldu?
Bağış, rüşvet iddiaları (Reza Zarrab bağlantısı) nedeniyle 25 Aralık 2013’te bakanlıktan alındı.
Ama AKP iktidarı onu ödüllendirdi: 2019’da Türkiye’nin Prag (Çek Cumhuriyeti) Büyükelçisi olarak atandı. Resmi Gazete’de yayımlanan kararla uzun yıllar bu görevde kaldı (2024 Ekim’e kadar).
Yani Kur’an ayetleriyle dalga geçen biri, “sadakati” nedeniyle diplomatik bir makamla taltif edildi.
Asıl soru: Bunların derdi gerçekten Müslümanlık mı?
Hayır. Derdleri asla İslam’ın özü değil.
Gerçek İslam’ın (Kur’an’ın) temel emirleri şunlardır:
Adalet (Nisa 58: “Allah size emanetleri ehline vermenizi emreder”)
❗Emanet ve dürüstlük
❗Yalan ve alay yasağı
❗Fakiri, yetimi kollamak
❗Riba (faiz) yememek
❗Zulüm ve rüşvet haramdır
AKP iktidarının icraatları ise tam tersi:
17 Aralık operasyonlarında bakanlar seviyesinde rüşvet iddiaları
Yıllarca süren yüksek enflasyon ve ekonomik yıkım (halkın rızkını gasp etmek)
Yargının siyasallaşması, usulsüz hakim-savcı atamaları, adil yargılanma hakkının ihlali
Muhaliflere yönelik ifade özgürlüğü baskısı ve “hakaret” davaları
Dinî kurumların (Diyanet dahil) siyasi propaganda aracı haline getirilmesi
Bunlar, Kur’an’ın emrettiği değerlere doğrudan saldırıdır.
En çarpıcı gerçek:
Bakara Suresi 14. ayet münafıkları tarif eder:
“İman etmiş olanlarla karşılaştıklarında ‘İnandık’ derler. Kendi şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında ise ‘Biz sizinleyiz, biz sadece alay edenleriz’ derler.”
Egemen Bağış’ın “Makara makara” dediği an, tam da bu ayetin tarif ettiği tavrı yansıtır.
Bu zihniyet, dini siyasete alet ederek asıl dine saldırmaktadır. Çünkü gerçek Kur’anî değerler (adalet, dürüstlük, tevazu, hesap verme) onların keyfi iktidarını, rant düzenini ve dokunulmazlıklarını tehdit eder. Bu yüzden dini duyguları istismar ederler ama özüne sadık kalmazlar — hatta alay ederler.
Halkımız bu ikiyüzlülüğü görsün. Gerçek Müslümanlık, makam için ayet sallamak değil; Kur’an’ın adalet ve hakkaniyet ilkelerini yaşamaktır.